Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • The Wall Street Journal'ın haberine göre Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ABD ve İsrail koalisyonunun İran'a k...
  • • Savaş sırasında İran tarafından rafinerileri ve ekonomik merkezleri vurulan Emirlik, İHA'lar ve füzeler yoluyl...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

The Wall Street Journal'ın haberine göre Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), ABD ve İsrail koalisyonunun İran'a karşı yürüttüğü savaşa gizlice dahil oldu.

Savaş sırasında İran tarafından rafinerileri ve ekonomik merkezleri vurulan Emirlik, İHA'lar ve füzeler yoluyla İran'a "faili meçhul" saldırılar düzenledi.

Batılı savaş uçakları ve gelişmiş uydu istihbaratıyla donatılan BAE ordusu, ateşkes öncesinde de sonrasında da İran'da rafinerileri hedef aldı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

ABD'li gazeteye göre BAE, bu hamleyle Körfez ülkeleri arasında İran'a karşı askeri eyleme geçen ilk ülke olarak dikkat çekti.

BAE tarafından resmen doğrulanmayan bu saldırılar, Basra Körfezi'ndeki Lavan Adası'nda bulunan kritik bir rafineriyi hedef aldı.

Saldırı, Başkan Trump'ın beş haftalık yoğun hava harekatının ardından ateşkes ilan ettiği Nisan ayı başlarında gerçekleşti.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Rafineride çıkan devasa yangın sonucunda petrol üretimi aylarca askıya alındı. İran bu hamleye BAE ve Kuveyt’e yönelik çok sayıda füze ve insansız hava aracı fırlatarak sert bir yanıt verdi.

ABD ise ateşkesin henüz tam yürürlüğe girmediği  bu süreçte yapılan saldırıya karşı sessiz kalarak müttefiklerinin savaşa dahil olmasını memnuniyetle karşıladı.

Ortadoğu analisti Dina Esfandiary, bir Körfez Arap ülkesinin İran'ı doğrudan vurarak çatışmaya dahil olmasının büyük bir önem taşıdığını belirtti.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Esfandiary bu durumu “Bir Körfez Arap ülkesinin savaşın tarafı olarak İran’ı doğrudan vurması çok anlamlı bir gelişme. Tahran yönetimi şimdi BAE ile savaşın sona ermesi için arabuluculuk yapmaya çalışan diğer Körfez ülkeleri arasına nifak sokmaya çalışacaktır” sözleriyle değerlendirdi.

BAE'nin saldırıları ise aslında çok da şaşırtıcı değil. Zira Dubai, İsrail'den bile fazla İran füzesinin hedefi oldu.

İran, savaş boyunca BAE’yi 2 bin 800’den fazla füze ve İHA ile BAE'yi hedef alarak bu ülkeye İsrail’den bile daha yoğun saldırılar düzenledi.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Bu saldırılar BAE’nin hava trafiğine ve turizm sektörüne ağır darbeler indirdi. Yaşananlar sonucunda BAE yönetimi İran’ı ülkenin güvenliğini ve ekonomik modelini kasten baltalamaya çalışan tehlikeli bir aktör olarak görmeye başladı.

Körfez yetkilileri, BAE’nin artık bölgedeki en savaş yanlısı  ülke haline geldiğini ve ABD ile askeri iş birliğini her zamankinden daha fazla derinleştirdiğini öne sürdü.

BAE ordusu sayıca büyük olmasa da bölgenin en eğitimli ve yetenekli hava kuvvetlerinden birine sahip.

Envanterinde gelişmiş F-16'lar ve Mirage savaş uçakları yer alan ülke, havada yakıt ikmali ve gelişmiş gözetleme sistemleriyle de destekleniyor.

Emekli General Dave Deptula, BAE'nin askeri kapasitesi hakkında “Hassas vuruş gücü ve hava savunması ile lojistik konularında oldukça güçlüler. Bu kadar yetenekli bir hava kuvvetine sahip olan bir ülkenin İran’dan gelen saldırıları karşılıksız beklemesi mantıklı olmazdı” açıklamasını yaptı.

BAE yönetimi askeri saldırıların yanı sıra İran’ın ekonomik can damarlarını kesmek için de sert adımlar attı.

Dubai'deki İran bağlantılı kurumlar kapatılırken İran vatandaşlarına yönelik vize ve geçiş hakları kısıtlandı.

Ayrıca BAE, Hürmüz Boğazı'ndaki İran baskısını kırmak adına Birleşmiş Milletler nezdindeki güç kullanma yetkisi veren taslakları destekledi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.