Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile y...
- • Gürlek, devlet kurumlarına sızmaya, kamu kaynaklarını ve kritik bilgi sistemlerini örgütsel amaçlarla kullanma...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Adalet Bakanı Akın Gürlek, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İstanbul İl Emniyet Müdürlüğü ile yürütülen “Siyasal veya Askerî Casusluk” soruşturmasına ilişkin kapsamlı bir açıklama yaptı.
Gürlek, devlet kurumlarına sızmaya, kamu kaynaklarını ve kritik bilgi sistemlerini örgütsel amaçlarla kullanmaya teşebbüs eden yapılara karşı mücadelenin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın liderliğinde sürdürüldüğünü belirtti.
Gürlek'in verdiği bilgilere göre soruşturma kapsamında, Mali Suçları Araştırma Kurulu Başkanlığında (MASAK) kullanılan Entegre Mali İstihbarat Sistemi'ne (EMİS) yönelik yetkisiz işlemler ve sistem kayıtlarının güvenliğine ilişkin önemli bulgulara ulaşıldı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Soruşturmada özellikle 2012-2018 yılları arasındaki dönem mercek altına alındı.
Bakan Gürlek, MASAK'ın kritik dijital altyapısının geliştirilmesi ve sürdürülmesi süreçlerinde FETÖ/PDY'nin mahrem yapılanmasıyla bağlantılı kişi ve şirketlerin etkili olduğuna ilişkin tespitlere ulaşıldığını açıkladı.
Yapılan incelemelerde, EMİS yazılımının 2012 yılından itibaren AGMLAB A.Ş. tarafından geliştirildiği belirlendi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Gürlek'in açıklamasına göre AGMLAB A.Ş. ile MRD A.Ş. ve 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile kapatılan Barış Ata A.Ş. arasında ortaklık ve yönetim ilişkilerinin bulunduğu tespit edildi.
Soruşturma kapsamında şirketlerin bazı ortaklarının FETÖ/PDY'nin askerî ve bilişim mahrem yapılanmalarında üst düzey sorumluluk üstlendiklerine ilişkin bulgulara ulaşıldığı resmi olarak kaydedildi.
Bakan Gürlek, söz konusu kişiler arasında örgütün Deniz Kuvvetleri, bilişim, savunma sanayii ve Jandarma mahrem yapılanmalarında sorumlu düzeyde faaliyet gösterdiği tespit edilen isimlerin bulunduğunu açıkladı.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Bu kişilerin önemli bir bölümünün ise 15 Temmuz darbe girişiminden önce veya hemen sonra yurt dışına çıktığı belirlendi.
Soruşturmanın dikkat çeken bir başka ayağını EMİS üzerinde gerçekleştirilen teknik incelemeler oluşturdu.
Bakan Gürlek'in açıklamasına göre sistemde Siyasi Nüfuz Sahibi Kişiler Listesi'ne (PEP) ilişkin koruma sisteminin devre dışı bırakıldığı tespit edildi.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Koruma sisteminin devre dışı bırakılmasının ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, yakınları ile bazı bakanlara ilişkin sorgulamaların gerçekleştirildiği belirlendi.
Teknik incelemelerde yalnızca sorgulamalar değil, sistem kayıtlarının bütünlüğü de mercek altına alındı.
Gürlek, sistemdeki bazı kayıtların bütünlüğüne ilişkin şüpheli durumlar ile bazı veri alanlarının sonradan silinmiş olabileceğine yönelik teknik bulgulara ulaşıldığını açıkladı.
İncelemelerde ayrıca yönetici yetkisine sahip, diğer bir ifadeyle “admin” kullanıcıların gerçekleştirdiği işlemlerin geriye dönük olarak denetlenmesini sağlayacak log (işlem) kayıtlarının tutulmadığı tespit edildi.
Bakan Gürlek, soruşturmadaki bulguların FETÖ/PDY'nin yalnızca devlet kurumlarına personel üzerinden sızdığına ilişkin olmadığını belirtti.
Gürlek, elde edilen bulguların, örgütün devletin en kritik mali istihbarat sistemlerinin bilişim altyapısı üzerinde de yapılanarak vatandaşların kritik mali verilerine erişim imkânı elde etmiş olabileceğine ilişkin son derece ciddi bir tablo ortaya koyduğunu ifade etti.
Soruşturma kapsamında İstanbul merkezli ve Ankara'yı da kapsayan eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.
Bakan Gürlek'in açıklamasına göre, aralarında olay tarihinde MASAK Başkan Yardımcısı olarak görev yapan kişinin de bulunduğu 22 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldı.
Şüphelilerden 5'i yakalanarak gözaltına alındı.
Yurt dışında olduğu belirlenen 16 şüpheli hakkında ise “siyasal ve askerî casusluk” suçundan yakalama kararı çıkarıldı.
Geriye kalan 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği açıklandı.
Soruşturmanın şirketler ayağında da önemli bir karar alındı.
Bakan Gürlek, AGMLAB A.Ş. ve MRD A.Ş.'ye mahkeme kararıyla el konulduğunu açıkladı.
Her iki şirkete de Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) kayyum olarak atandı.
Soruşturmanın geçmiş dönemde MASAK'ın yönetiminde bulunan isimleri de kapsayacağı özellikle kayıtlara geçti.
Gürlek, soruşturmanın ele aldığı dönemlerde MASAK Başkanlığı görevinde bulunan üç eski başkanın da adli makamlar tarafından ifadelerine başvurulacağını duyurdu.
Adalet Bakanı Akın Gürlek açıklamasında soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ile operasyonu gerçekleştiren İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne teşekkür etti.
Gürlek açıklamasını şu ifadelerle tamamladı: “Devletimizin kurumlarına sızan, kritik bilgi sistemlerimizi örgütsel amaçlarla kullanmaya çalışan ve millî güvenliğimizi hedef alan FETÖ/PDY yapılanmasına hukuk önünde hesap sormaya devam edeceğiz.”
Bakan Gürlek açıklamasının başında da “Devletimizin mali istihbarat ağına yönelik casusluk faaliyeti yürütenler hukuk önünde hesap verecektir” ifadelerini kullandı.