Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen...
  • • Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı'nda toplanan eylemciler, İsrail'in ateşkese r...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

İsrail'in Gazze Şeridi ve Lübnan'a yönelik saldırılarını sürdürmesi, İsveç'in başkenti Stockholm'de düzenlenen gösteriyle protesto edildi.

Çok sayıda sivil toplum kuruluşunun çağrısıyla Odenplan Meydanı'nda toplanan eylemciler, İsrail'in ateşkese rağmen Gazze ve Lübnan'ı hava saldırılarıyla hedef almasına tepki gösterdi.

Göstericiler, "Gazze'de siviller öldürülüyor", "Okullar ve hastaneler bombalanıyor", "Lübnan'a saldırılar durdurulsun", "Gıda kıtlığına son verilsin" ve "Savaş istemiyoruz" yazılı pankartlar taşıdı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

"Mücadelemizi zafere ulaşana kadar sürdüreceğiz"

Gösteriye katılan "Adil Bir Barış İçin Avrupalı Yahudiler (European Jews for a Just Peace)" örgütünün başkanı, Yahudi asıllı İsveçli aktivist Dror Feiler, AA muhabirine açıklamalarda bulundu.

Feiler, Gazze'de sözde ateşkese rağmen saldırıların sürdüğünü vurgulayarak "Son aylarda, Gazze'deki sözde 'ateşkes' sonrasında bile her gün İsrail saldırılarında en az bir çocuğun öldürüldüğünü biliyoruz. Gazze'de sözde ateşkes olmasına rağmen her gün bir çocuk ölüyor. Daha geçen hafta Gazze'de bir cenaze merasimi sırasında, İsrail füzesinin cenazeyi vurması sonucu 10 kişi yaşamını yitirdi." diye konuştu.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Cinayetlerin, etnik temizliğin, ablukanın ve uluslararası hukuk ihlallerinin her gün devam ettiğini belirten Feiler, "İşgal sona erene ve nehirle deniz arasında yaşayan tüm insanlar özgürlüğüne kavuşana kadar her hafta eylem yapmaya devam edeceğiz." dedi.

Feiler, eylemlerin dini veya etnik bir mesele olmadığını vurgulayarak şöyle devam etti:

"Bizler buradayız; Yahudiler, Müslümanlar, Hristiyanlar ve inanmayanlar olarak bir aradayız. Çünkü bu durum din ya da etnik kökenle ilgili değil, uluslararası hukuk ve Cenevre Sözleşmesi ile ilgilidir. Bunlar, savunmak istediğimiz ilkeler. İfade özgürlüğümüzü, eylem yapma özgürlüğümüzü ve tüm dünyadaki insanların haklarını, kendi devletine sahip olma, kendi durumunu, ülkesini, coğrafi bölgesini ve geleceğini özgürce belirleme hakkını savunmak istiyoruz. Tüm bunlara karşı hep birlikte uyanık olmalı ve dayanışma içinde kalmalıyız."

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

"Dünyanın beni değiştirmesine izin vermedim"

Annesinin mücadele azminden bahseden Feiler, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"95 yaşındayken bir gazetecinin 'Çok mücadele ettin, 60 yıldan fazla süredir savaşıyorsun ama dünya giderek daha kötüye gidiyor ve değişmiyor. Dünyayı değiştirmeyi başaramadın.' sorusuna annem şöyle yanıt vermişti: 'Belki dünyayı değiştirmeyi başaramadım ama bir şeyi başardım; dünyanın beni değiştirmesine izin vermedim.' Yani ben de bu yolda mücadele etmeye devam ediyorum. Annem bunu bana miras bıraktı. Ben de bu dünyanın beni değiştirmesine izin vermedim ve Filistinli, İsveçli, Iraklı, Kürt ve Türk kardeşlerimle birlikte zafere ulaşana kadar mücadele etmeye devam edeceğim."

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.