Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş kararı ve süreç boyunca sergilediği öngörülemeyen tutum, Birl...
  • • Trump’ın ikinci döneminin başında bölgeye yaptığı ziyaret ve vaat ettiği yatırımcı dostu yaklaşım nedeniyle ol...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

ABD Başkanı Donald Trump’ın İran’a yönelik savaş kararı ve süreç boyunca sergilediği öngörülemeyen tutum, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) faaliyet gösteren iş insanlarını ve bölge sakinlerini bıktırdı.

Trump’ın ikinci döneminin başında bölgeye yaptığı ziyaret ve vaat ettiği yatırımcı dostu yaklaşım nedeniyle oluşan ilk iyimserlik, savaşın ardından yerini hayal kırıklığına bıraktı.

İran savaşı boyunca İran İHA ve füzeleri sürekli hedef alınan BAE'nin yönetim kadrosu ABD'ye tam destek verirken, savaştan yıpranan yatırımcı ve vatandaşlar "Trump'ın kendilerini oyuna getirdiğini" söyledi.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

BAE ve Basra Körfezi genelindeki resmi yetkililer, kamuoyu önünde Trump’ı eleştirmekten kaçınıyor. Ancak yatırımcılar dertlerini açıkça dile getiriyor.

Dubai merkezli araştırma merkezi B'huth'un Genel Müdürü Muhammed Baharun, "ABD’de yönetimler değişse bile başkanlar arasında stratejik bir yönelim sürekliliği olduğunu, ancak bu savaş sürecinde Trump’a yönelik halk nezdindeki algının kökten değiştiğini" kaydetti.

"Savaş başlatmayan başkan" vaadiyle öne çıkan Trump’ın, BAE’nin İran konusundaki uyarılarını dikkate almadığını belirten Global Possibilities Consulting kurucusu iş insanı Omar Al Busaidy, savaşla birlikte bölgedeki iş ikliminin zarar gördüğünü aktardı.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Savaşın ilk haftalarında İran, BAE’ye 2 bin 600’den fazla insansız hava aracı ve füze fırlatarak bölgedeki rafinerileri, petrol sahalarını, limanları ve otelleri hedef aldı.

ABD ile İran arasında imzalanan mutabakat zaptına rağmen, anlaşmanın detaylardan yoksun olması bölgede gerilimin yüksek kalmasına neden oldu.

Körfez’deki huzursuzluğun en net açık örneklerinden birinde, BAE'li milyarder Halif Al Habtur, Trump’ın bölgeyi savaşa sürükleme yönündeki "tehlikeli kararını" eleştiren bir açık mektup yayımladı.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Habtur, X platformunda Trump’a yazdığı açık mektupta, Trump’ın İran’la savaşa girme kararını eleştirdi ve ABD liderine şu soruları yöneltti:

“Bölgemizi İran ile bir savaşa sürükleme yetkisini size kim verdi? Ve bu tehlikeli kararı hangi gerekçeyle aldınız?"

"Tetiği çekmeden önce yaşayacağımz hasarı hesapladınız mı? Ve bu gerginliğin ilk mağdurlarının bölgedeki ülkeler olacağını düşündünüz mü!"

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Eski BAE hükümet yetkilisi ve ekonomist Nasır Hasan el Şayk ise Körfez liderlerinin Washington tarafından sağlanan güvenlik desteği nedeniyle ABD ile çalışmaktan başka çaresi olmadığını belirtti.

Şayk, “Dürüst olmak gerekirse, başka bir seçeneğimiz var mı? ABD, hala dünyanın önde gelen süper gücü,” dedi.

BAE'nin ABD'den satın aldığı Patriot ve THAAD füze savunma sistemlerini kullandığını hatırlatan Şayk,“Trump bu savaşı başlattığında aklından ne geçtiğini bilmiyoruz, ancak olası sonuçlarını biliyorduk, ve kesin bir zaferin olmadığını da biliyoruz.” diye ekledi.

Fransa’daki G7 zirvesinin oturum aralarında Trump ile bir araya gelen BAE Devlet Başkanı Muhammed bin Zeyit el-Nahyan, müttefiklerine olan desteği ve bağlılığı için teşekkür etti.

Görüşmede Trump ise BAE'li siyasetçiyi "savaşçı" olarak nitelendirdi. El-Nahyan'ın kısık sesle konuşmasına yorum yapan Trump "o kadar zengin ki, sesli konuşmasına gerek yok" dedi.

Trump’ın ikinci döneminde Suudi Arabistan, Katar ve BAE’yi kapsayan resmi ziyaretleri sırasında 2 trilyon dolarlık yatırım anlaşmaları açıklaması bölgede büyük bir iyimserlik yaratmıştı. Bu iyimserlik, resmi görüşmelerde hala korunuyor.

Ancak analistler, kamuoyuna yansıyan bu olumlu diplomatik tablonun perde arkasında, Körfez genelinde Trump’ın karar alma mekanizmasına yönelik derin bir huzursuzluk yattığını belirtti.

Bölge yetkililerinin savaş başlamadan önce ABD’ye askeri bir çatışmadan kaçınma yönünde tavsiyelerde bulunduğu biliniyor.

Bu taleplerin görmezden gelinmesi, Körfez ülkerinin üretim tesislerin hedef alınması ve ağır tahribata uğramasına sebep oldu. Körfez, savaştan ağır yaralarla çıktı.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.