Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • Ukrayna'daki özel tüp bebek klinikleri, 2022 yılında Rusya'nın işgalinin başlamasıyla birlikte askerlere "kriy...
  • Bu program sayesinde cephedeki kadın ve erkek askerler, çatışmalarda yaralanma, ölme veya üreme yetilerini kay...
  • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Ukrayna'daki özel tüp bebek klinikleri, 2022 yılında Rusya'nın işgalinin başlamasıyla birlikte askerlere "kriyoprezervasyon" olarak bilinen hücre dondurma hizmetini sunmaya başladı.

Bu program sayesinde cephedeki kadın ve erkek askerler, çatışmalarda yaralanma, ölme veya üreme yetilerini kaybetme riskine karşı sperm ve yumurtalarını ücretsiz olarak dondurabiliyor.

Uygulama, sevdiklerini geride bırakan ve bir daha dönemeyeceğini düşünen askerler tarafından büyük ilgi gördü.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Ukrayna Parlamentosu süreci düzenlemek ve devlet finansmanı sağlamak amacıyla yasal adımlar attı.

Yasanın taslağına yardımcı olan Milletvekili Oksana Dmitrieva, "Askerlerimiz geleceğimizi savunurken kendi geleceklerini kaybedebilirler; bu yüzden onlara çocuk yapma şansını vermek istedik. Bu onlara verilen bir destektir, böylece spermlerini daha sonra kullanabilirler" diye açıkladı.

Siyasetçilerin başlangıçtaki yasal mücadelesi, bağışçının ölümü halinde tüm örneklerin imha edilmesini öngören bir madde nedeniyle kamuoyunda büyük tepkiyle karşılandı.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Bu durum, bir savaş dulunun kocasının dondurulmuş spermini kullanma çabasının engellenmesiyle gün yüzüne çıktı.

Tepkilerin ardından yasada değişikliğe gidildi; artık askerlerin örnekleri ölümlerinden sonra üç yıla kadar ücretsiz saklanıyor ve eşleri tarafından önceden verilmiş yazılı onamla kullanılabiliyor.

Program aynı zamanda işgalden önce de var olan ancak en genç ve en sağlıklı erkeklerin savaşta ölmesiyle derinleşen demografik krize çözüm aramayı hedefliyor.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Milyonlarca kadının mülteci olarak ülkeden ayrılması ve yaşam koşullarının zorluğu nedeniyle geri dönmemesi ise nüfus dengesini daha da sarsıyor.

Ukrayna Ulusal Muhafızları'nda görev yapan 35 yaşındaki Maxim, eşinin ısrarıyla Kiev'deki bir kliniği ziyaret ederek sperm örneği bırakan askerlerden biri.

Doğu cephesindeki mevzisinden telefonla konuşan Maxim, üreme sağlığı konusunun orduda daha açık konuşulması gerektiğini savunuyor.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Ukraynalıların genetik özelliklerinin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olduğunu belirten asker, "Erkeklerimiz ölüyor ve gen havuzumuz yok oluyor. Bu durum milletimizin hayatta kalmasıyla ilgili bir meseledir," diye konuştu.

Maxim'e göre cephenin en ön saflarında ya da gerisinde olmak güvenlik garantisi sağlamıyor. Rus İHA'larının askerler kadar sivillerin de hayatına karşı sürekli bir tehdit oluşturduğunu ve savaş stresinin çocuk yapma arzusunu düşürdüğünü vurgulayan Maxim, "Geleceğimizi ve Ukrayna ulusunun yarınlarını düşünmek zorundayız" dedi.

Kiev'deki devlet destekli Üreme Tıbbı Merkezi, Ocak ayından bu yana askerleri dondurulmuş sperm programına kabul etmeye başladı.

Katılım henüz beklenen düzeyde olmasa da Merkez Direktörü Oksana Holikova, bilginin yayılmasıyla talebin artacağına inanıyor.

Klinik koridorlarındaki sessizlik savaşın gizli yükünü açıkça sergiliyor; doğum yapan hasta sayısı savaşın başlangıcından bu yana yarı yarıya azalmış durumda.

Klinik yöneticisi Oksana Holikova, stresin kadın sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisine değinerek "Kadınlar stres altındaysa regl dönemlerinde sorun yaşıyorlar, her şey birbiriyle bağlantılı. Hastalarımın yaklaşık yüzde 60'ı antidepresan kullanıyor ve füze saldırıları nedeniyle panik atak geçiriyor" diye konuştu.

Birçok kadın, sığınaklara kaçma korkusuyla çocuk sahibi olma kararını erteledikleri "gecikmiş yaşam sendromu" yaşıyor.

Katerina Malyshko ve eşi Vitaly için çocuk sahibi olma süreci savaşın yarattığı uykusuz geceler ve stres nedeniyle oldukça zorlu geçmişti.

Geçtiğimiz kış kliniklerinde üç canlı embriyoları bulunan çift, transfer sürecine hazırlanırken Vitaly bir güdümlü bomba saldırısında hayatını kaybetti.

Katerina, kocasını kaybetmenin derin acısını yaşarken kliniğin dondurulmuş embriyoları kullanmasına izin vermemesiyle hukuk mücadelesine girişmek zorunda kaldı.

Altı ay süren duygusal bir sürecin ardından mahkeme Katerina lehine karar verdi. Kadın,  "Kararı okudum ve orada oturup ağladım. Çünkü bu bizim ailemizdi. Bunun için çok beklemiştik ve çok şey yaşamıştık. Haklarım için savaşmak zorunda kaldığım için hem neşe hem de kederi aynı anda hissettim ama bunu kocamın anısını onurlandırmak için yaptım" sözleriyle o anı anlattı.

Katerina şu an kendisini bebek sahibi olamayacak kadar kırılgan hissetse de eşinin bebeğine sahip olma seçeneğinin elinde bulunmasını istiyor.

Savaşın yakın zamanda bitmeyeceğine dair karamsarlığını koruyan Katerina, "Ölen askerlerimizin çocuklarının yaşama şansı olmalı; ebeveynlerinin uğruna öldüğü bu ülkede yaşama hakları var," diyerek hislerini açıkladı.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.