Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (ANKARA) - İki hafta önce patlayan fon krizinde hala çözüm yöntemi netleştirebilmiş değil. Buna karşılık krizi...
- • 17 Eylül'de patlayan "fon balonu"nun ağır hasar bırakacağı zaten belliydi. Büyüklükleri 20 milyar dolar civarı...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(ANKARA) - İki hafta önce patlayan fon krizinde hala çözüm yöntemi netleştirebilmiş değil. Buna karşılık krizin faturası büyümeye devam ediyor. Bu kriz nedeniyle döviz rezervlerinde meydana gelen kayıp 13 milyar dolara ulaştı ve fatura büyüyor.
17 Eylül'de patlayan "fon balonu"nun ağır hasar bırakacağı zaten belliydi. Büyüklükleri 20 milyar dolar civarında hesaplanan 131 fonun tasfiye kararının ardından yaklaşık iki hafta geçti ama tasfiye planı detaylarıyla ortaya konamadı.
Son olarak geçtiğimiz hafta içinde toplanan fon koordinasyon kurulu her bir fondaki hesaplara 1 milyon TL'ye kadar ön ödeme yapılacağını duyurdu. Bu açıklama, piyasada memnuniyetle karşılandı. Çünkü küçük miktarlarda parası hesaplarda kalan vatandaşların bir ölçüde rahatlayacağı varsayıldı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Ancak bu işlemin detaylarının da tam olarak netleşmemesi, kafa karışıklıkları yaratıyor. En az riskli durumdaki para piyasası fonlarından alacaklı olanların büyük ölçüde paralarına yakın bir miktar almaları mümkün. Ancak risk derecesi yüksek serbest fonlar için de, aynı şekilde 1 milyon TL'ye kadar ödeme gerçekleştirilmesi planlanıyor mı, henüz bilinmiyor.
Hisse senedi fiyatlarındaki büyük düşüş, bu fonların değerini neredeyse her gün yüzde 10 olmak üzere, iyice düşürdü. Bu fonlardan pay almış olanlara ödeme yapılacaksa, hangi değer üzerinden hesaplanacak, açıklanmadı. Yatırılan ana para üzerine bir de TÜFE kadar ekleme yapılacağı söyleniyor ama serbest fonlardaki bu hesaplamalar iyice karışıyor.
Bu fonlardaki birikimin değerlerinin nereye kadar düşeceği belli olmadığı için, 1 milyon TL'lik ödemeler için ne kadar ek kaynak gerekeceği de bilinmiyor. Yaklaşık 455 bin kişinin bu hesaplarda parası olduğu biliniyor ama bazı kişilerin birkaç fonda birden parasının bulunması, ödeme gerçekleştirilmesi planlanıyor sayıyı daha da büyütecek. Ayrıca para piyasası fonlarının yanında serbest fonlara ödeme yapılıp yapılmayacağının netleşmemesi, hesap yapmayı zorlaştırıyor. Bu arada 1 milyon TL'ye kadar para yatırıldıktan sonra geriye kalanlara ne olacağı da belirsiz.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Ne olursa olsun, ön ödemeler için gereken paranın yüklü bir miktara çıkması kaçınılmaz. Dolayısıyla bu paranın nereden bulunacağı, "kamu kaynaklarının ödemeler için devreye girip girmeyeceği" de henüz bilinmiyor.
Devletin güvencesi altında olmayan fon hesaplarına kamudan ödeme yapılması halinde yeni bir yasa gerekeceği açık. Bu arada, "kamunun ön ödeme gibi gerekli kaynağın eksik kalan kısmını karşılayabileceği, daha sonra gerçekleştirilmesi planlanıyor tahsilatlarla bu açığın kapatılacağı" da söylentiler arasında. Ancak ekonomi yönetimi henüz bu tür detayları açıklamış değil.
Bu arada şeffaflığın çok az olduğu, faturanın hesaplanması için gereken verilerin iktidar tarafından açıklanmadığı, şeffaflık olmadığı için de piyasadaki söylentilerin, şaibelerin had safhaya ulaşıp piyasaları bozduğu da açık.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Böyle bir kaynak yaratılacaksa bunun hangi kanalla sağlanacağı, kamu bankalarının, Merkez Bankası'nın, varlık fonunun yüklerinin ne olacağı da belirsiz. Bu arada Ziraat Bankası tarafından Tera'ya verildiği belirtilen 500 milyar TL'lik teminatın çözüldüğü söylendi ama hangi yöntemle çözüldüğü belli değil. Bunun çözüm yolu, Bankanın öncelikli parasını alması ise bunun da tasarrufçulara ödenecek miktardan düşürülmesi ihtimali var.
Bir yandan da Emlak Katılım Bankası'nın sorunlu fonlarla bağlantılı finansman şirketlerini almak için başvuru yaptığı açıklandı. Ancak kamu bankası olan Emlak Katılım'ın hangi değer üzerinden bu işlemi yapacağı, ne kadarlık bir yük altına gireceği de açıklanmadığı için ister istemez merak konusu oluyor.
Özetle; burada kamu yükünün ortaya çıkmayacağı söylense de mevcut gidişat, yaklaşan seçimlerin de etkisiyle, çok sayıdaki mağdurun parasını ödemek için, kamunun yük altına gireceğini gösteriyor. Bu da tüm halkın bu yükü paylaşması anlamına gelecek ki; bunun siyasi faturasının da çıkması söz konusu.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Fonlarda büyük vurgun yaşandığı, bunu yapanların da büyük ölçüde AKP iktidarı ile ilişkili kişiler olduğu yönünde bir tablo oluştu. Buna karşılık bazı kişilerin soruşturmaya uğrayıp mal varlıklarına el konulurken, "Hayatı Yazıcı'nın oğlu" olayında olduğu gibi; "verilen yargı kararlarının bazıları için hemen geri çekildiği" bir gelişme yaşandı. Eski Bakan Sayan fon krizi nedeniyle partideki görevlerinden alındı ama bir hukuki müeyyide henüz uygulanmadı. Bu örnekler hala belediyelerin üzerindeki yargı baskısı devam ederken, suçu ispatlanmamış siyasi kişiler uzun yıllardır hapisteyken, AKP yönetimine yakın kişilerin cezasız kalması, fon vurgununun siyasi alandaki tartışmaları büyütmesi kaçınılmaz oluyor.