Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • Piyasalarda yeni hafta yoğun bir gündemle başladı. Borsa İstanbul, döviz, altın, gümüş ve petrol fiyatlarında...
  • Borsa İstanbul'daki seyre ilişkin konuşan Köseoğlu, fon tarafındaki hareketliliğin ardından yaşanan gerilemeyi...
  • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Piyasalarda yeni hafta yoğun bir gündemle başladı. Borsa İstanbul, döviz, altın, gümüş ve petrol fiyatlarında yön arayışı sürerken, yatırım fonlarında başlayan tasfiye süreci yatırımcıların en önemli gündem maddesi haline geldi. SPK'nın 7 portföy yönetim şirketine ait 131 yatırım fonuyla ilgili tasfiye süreci devam ederken, Kurul 21 Eylül'de yaptığı yeni düzenlemeyle tasfiye için öngörülen süreyi 3 aydan 6 aya çıkardı.

Borsa İstanbul'daki seyre ilişkin konuşan Köseoğlu, fon tarafındaki hareketliliğin ardından yaşanan gerilemeyi "panik havasından uzak, kontrollü bir düşüş" olarak nitelendirdi. Endeksin açılışta 12.900 seviyelerinde işlem görmesine rağmen tekrar 13.000 sınırının üzerine çıktığını belirten Köseoğlu, "Fon tarafında yaşanan hareketten sonra bu gayet normal. Önümüzdeki günlerde mutedil bir biçimde tekrar yukarı doğru toparlanacağını umuyorum" dedi.

Soruşturmanın kapsamına da değinen Köseoğlu, 25 şüpheli hakkında adli işlem başlatıldığını, kapsamdaki finansal kuruluşların yöneticileri ve yönetim kurulu başkanlarının mal varlıklarına el konulduğunu aktardı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in "sistematik risk yok" açıklamasını yorumlayan Köseoğlu, bu ifadenin yatırımcı açısından anlamını şöyle açıkladı:

"Şu anda Türkiye'de işlem gören 2 bin 38 fon var. Bunların sadece 131'i ile ilgili işlem yapılıyor. Bu da yaklaşık yüzde 10-11'lik bir dilime denk geliyor. Bu dilimin dışında kalan tüm fonlarla ilgili işlemler gayet normal, piyasalar gayet normal, fiyatlandırmalar gayet normal."

Hafta sonunda ciddi bir devlet müdahalesi yapıldığını belirten Köseoğlu, hukuki süreç kapsamında Türkiye genelinde gümrük kapıları, Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü, Bankalar Birliği ve Katılım Bankaları Birliği nezdinde müzekkere yazıldığını söyledi. Köseoğlu, "Bu şüpheliler ve birinci derece yakın akrabaları için şu anda hiçbir hareket yapılması mümkün değil. Devlet her şeyi durdurmuş, kilitlemiş ve yatırımcıları koruyabilmek için her türlü tedbiri almış durumda" ifadelerini kullandı.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Tasfiye sürecinde 7 portföy yönetim şirketi ile 131 fonun bulunduğunu, yaklaşık 25 milyar dolarlık bir büyüklükten ve 500 bin kişinin mağduriyetinden söz edildiğini hatırlatan Köseoğlu, mağdurlara şu çağrıyı yaptı:

"Panik havasında hareket etmek her zaman zarar getirir. Bu sadece piyasalar için değil, normal hayatımızda da geçerli. Hükümet bununla ilgili gerekli önlemleri maksimum seviyede almış durumda. Önümüzdeki bir hafta içinde taşlar yerine oturmuş olacak; fonların nasıl tasfiye edileceği, mağduriyetlerin nasıl giderileceği ortaya çıkacak."

Köseoğlu, panik havasında gerçekleştirilmesi planlanıyor ani işlemlerin piyasanın geneline zarar verebileceği uyarısında bulunarak, güvenin zedelendiği dönemlerde dolandırıcılık girişimlerinin ve spekülatif hareketlerin arttığına dikkat çekti.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Bakan Şimşek'in Türkiye'nin gelişmiş ülkelerden daha katı kurallara sahip olduğu yönündeki açıklamasını değerlendiren Köseoğlu, para piyasası fonlarına getirilen "paranın en az yüzde 10'unun risksiz hazine kâğıtlarında tutulması" şartının bugün piyasayı koruduğunu belirtti. Köseoğlu, serbest fonlara giriş için belirlenen 10 milyon liralık nitelikli yatırımcı sınırının da yeniden düzenlenebileceğinin ifade edildiğini, hazine kâğıtlarının fon içindeki oranının artırılabileceğini söyledi.

Türk bankacılık sektörüne güven duyulması gerektiğini vurgulayan Köseoğlu, "Dünyanın birçok gelişmiş ülkesinde, Amerika dahil, bu kadar katı kurallarla regüle edilen bankacılık sektörü az. Bankacılık sektörüne güvenimiz tam olmalı" dedi. Köseoğlu, SPK'nın ABD'deki SEC'e kıyasla çok daha hızlı refleks gösterdiğini de kaydetti.

Altın fiyatlarının 4.340-4.380 dolar bandında hareket ettiğini belirten Köseoğlu, psikolojik sınır olan 4.500 doların henüz aşılmadığını, aşağı yönde de sert kırılımlar yaşanmadığını, bunun fiyatın bir seviyede oturduğunu gösterdiğini söyledi.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Altının 5.000 dolar bandını zorlayabilmesi için İran'daki durumun netleşmesi ve Rusya-Ukrayna savaşının sona ermesi gerektiğini belirten Köseoğlu, dünyada huzur ortamı sağlanmadığı sürece altının güvenli liman olarak yukarı yönlü baskı altında kalacağını ifade etti. Köseoğlu ayrıca, dünya gıda fiyatlarının önümüzdeki 6 ayda yükselmeye devam edeceği öngörüsünün küresel enflasyon açısından olumsuz sinyal verdiğine dikkat çekti.

Gümüşe ilişkin soruya net yanıt veren Köseoğlu, gümüşü yatırım aracı olarak kabul etmediğini, bu varlığın altına kıyasla çok daha riskli ve oynak olduğunu belirtti. Köseoğlu, "Riskli yatırım, risksiz yatırım tamamen yatırımcının tercihine bağlı. Gümüş daha riskli bir yatırım; yatırımcı tercihini yaparken bunu bilmeli" dedi.

Brent petrolün vadeli işlemlerde yüzde 2,06 düşüşle 101,8 dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Köseoğlu, "Bu düşüşe rağmen hâlâ 100 dolar bandındayız. Enflasyonun dünyada ve Türkiye'de rahatlaması için 80 dolar ve altına inmemiz lazım. Şu anda o sınırda değiliz" değerlendirmesinde bulundu. Köseoğlu, Orta Doğu'daki savaşın hem enflasyonu yükselttiğini hem de petrol piyasasını dalgalandırdığını vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump'ın İran'a yönelik açıklamalarını "çok dengesiz" olarak niteleyen Köseoğlu, Trump'ın son açıklamasında üç seçenek tarif ettiğini hatırlattı. Kasım ayındaki seçimlere dikkat çeken Köseoğlu, "Seçimden önce bunun daha mutedil bir hale geleceğini ama bitmeyeceğini tahmin ediyorum. Ancak bu hale getirmeden önce son bir ağır saldırı yapıp İran'ı yorma yolunu seçecek" dedi.

Piyasaların şu aşamada diplomasiyi değil çatışmayı fiyatladığını belirten Köseoğlu, "Savaşın yeniden kızışacağını satın almaya başladılar ve buna göre davranıyorlar. Ne zaman gerçekten bir barış ortaya çıkarsa, piyasalar tedbirini ona göre alacak" ifadesini kullandı.

Köseoğlu, ABD'nin Orta Doğu'daki tüm temsilcilikleri ile Lübnan, Kuveyt, Bahreyn ve Irak'ta bulunan vatandaşları için güvenlik uyarısı yayımlamasının, "Trump daha büyük bir hamleye mi hazırlanıyor?" sorusunu gündeme getirdiğini söyledi.

Çin ekonomisinin Kovid-19 salgını ve konut kriziyle başlayan dalgayı hâlâ atlatamadığını, yüzde 4'lük büyümenin Çin için düşük kaldığını belirten Köseoğlu, Çin'in 1 yıllık kredi faizini yüzde 5, 5 yıllık kredi faizini yüzde 3,5 seviyesinde sabit tuttuğunu hatırlattı.

New York'ta sürdürülen ticari görüşmelerden olumlu hava çıkması halinde Trump-Şi Cinping görüşmesinin küresel ekonomiye katkı sunabileceğini söyleyen Köseoğlu, "Avrupa ve Amerika yeniden büyümeye geçmediği, ürün ve hizmet talep etmediği sürece Çin de eski büyüme ivmesini yakalayamayacak. Barış varsa büyüme var, savaş varsa küçülme var" dedi.

Bitcoin'in 80-81 bin dolar aralığında hareket ettiğini belirten Köseoğlu, ETF'ler yoluyla gelen kurumsal fon girişlerinin bu seviyenin aşılmasına yardımcı olduğunu, ancak eski dönemlerdeki iştahlı yükselişin henüz görülmediğini söyledi. Köseoğlu, "Birkaç hafta 80 bin ile 90 bin aralığında nerede park edeceğini görmemiz lazım" dedi.

Ethereum'un 2.634 dolar seviyesinde bulunduğunu aktaran Köseoğlu, kripto varlıklar arasında yalnızca Bitcoin ve Ethereum'un referans kabul edildiğini belirterek yüksek riskli varlıklara ilişkin şu uyarıyı yaptı:

"Bankalarda ya da TEFAS'ta fon alırken yanında bir risk metre vardır. Eğer 7'lik, 8'lik dilimdeki fonu seçerseniz bunun sıfıra bile inebileceğini kabul etmiş olursunuz. Bazı kripto varlıklar tam da bu tip riskleri içeriyor."

ABD tahvil faizlerinin geçen hafta yüzde 5 sınırına dayandıktan sonra geri çekildiğini ancak hâlâ riskli bir aralıkta bulunduğunu belirten Köseoğlu, yüzde 4,80-4,90 seviyelerinin ABD'de enflasyona ilişkin tedirginliğin ve beklentilerin düşmediğini gösterdiğini söyledi. Köseoğlu, tahvil fiyatlamasında ABD'nin borçlanma risk primi kadar, büyüme beklentileri ve jeopolitik gelişmelerin de belirleyici olduğunu kaydetti.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.