Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (ADANA) - Adana'da TGS Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti ve Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları...
- • Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Anadolu Gazeteciler v...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(ADANA) - Adana'da TGS Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti ve Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları Derneği, basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler, gazetecilere açılan soruşturmalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve ekonomik güvencesizliğe karşı ortak açıklama yaptı.
Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) Adana Şubesi, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti (ÇGC) ve Anadolu Gazeteciler ve Spor Yazarları Derneği (AGSYD), basın özgürlüğüne yönelik müdahaleler, gazetecilere açılan soruşturmalar, medya kuruluşlarına kayyım atanması ve basın emekçilerinin ekonomik güvencesizliğine karşı ortak açıklama yaptı.
Sanatçılar Parkı'nda "Artık Yeter! Nefes Alamıyoruz" başlığıyla düzenlenen eylemde, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılması, yargı baskısının sona erdirilmesi ve medya kuruluşlarına kayyım atanması uygulamasından vazgeçilmesi istendi.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Çok sayıda siyasi parti, sendika, meslek örgütü, demokratik kitle kuruluşu ve yurttaşın destek verdiği eylemde, "Özgür Basın Susturulamaz", "Hak, Hukuk, Adalet" ve "Susma Sustukça Sıra Sana Gelecek" sloganları atıldı. Üç meslek örgütü adına hazırlanan ortak açıklamayı TGS Adana Şube Başkanı Salim Büyükkaya okudu.
Açıklamada, gazeteciliğin siyasi iktidarların, sermaye çevrelerinin veya başka güç odaklarının değil, halkın yanında olması gerektiği vurgulanarak, "Bizler, halkın haber alma hakkını savunan, gerçeğin peşinde koşan gazetecileri temsil eden basın meslek örgütleri olarak ilan ediyoruz: Artık yeter! Nefes alamıyoruz" denildi.
Türkiye'de gazeteciliğin siyasi, hukuki ve ekonomik baskılar altında yürütüldüğü belirtilen açıklamada; televizyon kanallarına kayyım atanması, haber sitelerine erişim engelleri getirilmesi, gazetecilerin tutuklanması ve sosyal medya hesaplarının kapatılması eleştirildi. Gazeteciliğin suç, haberin tehdit ve gerçeğin sakıncalı sayıldığı bir ortamın kabul edilemeyeceği ifade edildi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Gazetecilerin çalışma koşullarına da dikkat çekilen açıklamada, basın emekçilerinin düşük ücretlerle ve sosyal haklarından yoksun biçimde çalıştırılmasının basın özgürlüğüyle bağdaşmadığı kaydedildi. Her gün bir basın kuruluşunun ya da gazetecinin hedef haline getirildiği, gazeteciler hakkında soruşturmalar açıldığı ve mesleği sürdürmenin zorlaştırıldığı belirtilerek, bu koşullarda demokrasiden söz edilemeyeceği savunuldu.
"GAZETECİ, HALKIN BİLMESİ GEREKİNİ AÇIĞA ÇIKARMAKLA YÜKÜMLÜDÜR"
Gazeteciliğin toplumsal sorumluluğuna vurgu yapılan açıklamada; işçilerin haklarının gasp edilmesi, emekçilerin direnişlerinin bastırılması, kadınlara yönelik şiddet, gençlerin geleceksizliğe mahküm edilmesi, yoksulluğun büyümesi ve kamu kaynaklarının sermayeye aktarılması gibi konuların kamuoyuna duyurulmasının mesleğin temel görevleri arasında olduğu özellikle kayıtlara geçti. Açıklamada, "Gazeteci, halkın bilmesi gerekeni açığa çıkarmakla yükümlüdür; iktidarın bilinmesini istemediğini gizlemekle değil" ifadelerine yer verildi.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Siyasi iktidarın çıkarlarını halkın çıkarları gibi sunan, sermayenin ekonomik gücünü gerçeğin önüne koyan ve iktidara yakınlığı mesleki güvence olarak gören anlayışın gazetecilikle bağdaşmadığı ifade edildi. Evrensel gazetecilik ilkelerinin yerine dönemsel siyasi çıkarların geçirilmesine karşı çıkılan açıklamada, basının bağımsızlığının korunması gerektiği vurgulandı.
"BASIN ÖZGÜRLÜĞÜ BÜTÜN TOPLUMUN MESELESİDİR"
Basın özgürlüğünün yalnızca gazetecilerin mesleki haklarıyla sınırlı olmadığı, toplumun tamamını ilgilendirdiği belirtilen açıklamada, demokrasi, ifade özgürlüğü ve basın özgürlüğünün birbirinden ayrı düşünülemeyeceği kaydedildi. Yurttaşlara gazetecilerle dayanışma çağrısı yapılarak, "Demokrasi, ifade ve basın özgürlüğü bütün toplumun ana damarlarıdır. Tüm yurttaşlarımızı gazetecilerle dayanışmaya, gazeteciliğe ve habere sahip çıkmaya davet ediyoruz. Sessizliği bozun! Dayanışmayı büyütün! Sansüre karşı yan yana gelin" denildi.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
TGS Adana Şubesi, ÇGC ve AGSYD, ortak açıklamalarının sonunda basın özgürlüğü için taleplerini sıraladı. Meslek örgütleri, tutuklu gazetecilerin serbest bırakılmasını, haberler ve gazeteciler üzerindeki yargı baskısına son verilmesini, medya kuruluşlarına kayyım atanması uygulamalarının sonlandırılmasını istedi.