Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (ANKARA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülen Mekke Ortak Savunma An...
  • • YENİ Parti'nin 81 il başkanı, bugün parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısında bir araya ge...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(ANKARA) - YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM Dışişleri Komisyonu'nda görüşülen Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın uygun bulunduğuna ilişkin kanun teklifine karşı olduklarını belirterek, "Türkiye'nin Arabistan, Pakistan ile ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak itirazımız olamaz. Türkiye'nin 'Bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz' diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapması, savaşa taraf yapılması, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz. Anayasa'nın 90 ve 92'nci maddeleri ihlal edilerek, Meclis by-pass edilerek oraya gidip anlaşmalar yapmak, anlaşma Meclis'e sunulmadan İstanbul'da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez" ifadesini kullandı.

YENİ Parti'nin 81 il başkanı, bugün parti genel merkezinde düzenlenen il başkanları toplantısında bir araya geldi. Toplantının açılışını YENİ Parti Genel Başkanı Özgür Özel yaptı. Özel'in açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:

"Bu bozuk düzenin içinde sağlam çark olmadığından bugünlerde Meclis'ten geçecek Mekke Anlaşması konuşuluyor, Türkiye'nin dış politikası tartışılıyor. Bu iktidar her alanda sadece kendi menfaatini düşünmektedir. Bu nedenle dış politikamız şahsileşmiştir. AK Parti'nin dış politikası milletin ortak çıkarlarını, ülkenin orta-uzun vadedeki yarınlarını düşünen değil; sadece iktidarın sürmesini, Erdoğan'ın çıkarlarını düşünen ikili pazarlıklara dönüşmüştür. AK Parti'nin dış politikasının ilkesi, prensibi, stratejisi yoktur. Sadece ve sadece kendi menfaatleri vardır. AK Parti'nin dış politikası dışarıdan bakıldığında, tarafsız bakıldığında, manipülasyonlardan kurtarıldığında, algı operasyonları aşıldığında kaybeden, ülkeye kaybettiren bir dış politikadır. Sürekli ödün veren ama kazanım sağlamayan bir dış politikadır. Amerika ile ilişkileri, Trumpçı olmakla; Avrupa ile ilişkileri pazarlıkçı olmak ve Avrupa'nın istediğini vermek, karşılığında kendine taviz koparmak üzerine konumlandırılmış bir dış politikadır.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Örneğin Doğu Akdeniz'den tamamen dışlanmış durumdayız. Doğu Akdeniz'de en uzun kıyıya sahip ülke Türkiye'dir. Doğu Akdeniz Gaz Forumu'nda Türkiye yer almıyor. Denize kıyısı olmayan Ürdün, Doğu Akdeniz Gaz Forumu'ndadır. Akdeniz'e en çok kıyısı olan Türkiye, Gaz Forumu'ndan dışlanmıştır. Avrupa, Amerika, İsrail, Fransa, İngiltere ayrı ayrı ve hep birlikte Güney Kıbrıs'ın yanında saf tutmaktadırlar. Bizim sondaj gemilerimiz limanlarda beklemektedir. 2020 Oruç Reis, mehter marşlarıyla, eşlik eden muhriplerimizle birlikte aramaya gittiğinde, 'İşte Türkiye'nin dış politikadaki dirayetli duruşu' diyenler, paparayı yiyince önce muhribi, sonra Oruç Reis'i çektiler. Altı yıldır burnunu Doğu Akdeniz'de dışarıya çıkaramayan bir durumdayız. Oruç Reis, balıkçıların gittiği yerlere gidip, oralarda seyrüsefer yapıp dönmekte, uluslararası sularda ya da tartışmalı sularda hakkımız olup kabul edilmeyen sulara altı yıldır Oruç Reis bir kulaç geçememiştir. Altı yıl önce Oruç Reis'in aramalarını nasıl bir büyük dış politika başarısı, hamlesi diye anlattıklarını kimse unutmasın.

Libya Anlaşması'nı önemsiyoruz. İmzalandığı gün, 'Meclis'e getirin, geçirelim. Birleşmiş Milletler'de (BM) okutun, hamle üstünlüğü kazanalım' diyen o günkü Grup Başkanvekili benim. Libya Anlaşması Doğu Akdeniz'deki haklarımızı korumaya yetmiyor. Mısır ile bozulan ilişkiler, İstanbul seçimlerinde Ekrem İmamoğlu'nun Sisi'ye benzetilerek 'Sisi mi, Binali mi' diye çarpık anlayış, şimdi Sisi'nin kapısında beklese de Mısır'ın Yunanistan ile yapmış olduğu anlaşma ve bu anlaşmanın biraz önce bahsettiğim herkes tarafından kabul edilip bizim Libya ile yaptığımız ve her iki devletin egemenliğiyle imzaya alınmış anlaşma ise Avrupalı hadsizler tarafından eleştirilmekte, kınanmakta, kabul edilmemektedir. Bizi bu duruma AK Parti'nin öngörüsüz, saçma sapan dış politika hamleleri getirmiştir. Erdoğan, Avrupa ile ilgili ağzındaki baklayı çıkardı: 'AB üyeliği önceliğimiz değildir' dedi. AK Parti iktidara gelirken AB üyeliği sözü vermişti. Hatırlayın, güpegündüz Ankara'da havai fişekler atmışlardı. Şimdi AB üyeliği yerine Avrupa'nın sığınmacı deposu, güvenlik bekçisi olmanın pazarlığını yapıyor kendi iktidarını sürdürme karşılığında.

SAFE, GÜMRÜK BİRLİĞİ ANLAŞMASI, MADE IN EUROPE

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Avrupa savunma programı var, SAFE. 150 milyar euroluk program. Yurtdışındaki her toplantıda, 'Avrupa'nın güvenliği Türkiyesiz olmaz' dedik. Türkiye'nin savunma sanayisinde yüksek teknolojideki başarılarını, ürünleri, firmalarını söyledik. İşlerine geldiğinde buralarda bu firmalarla iç politika malzemesi yapıp övünenler, SAFE programına Türkiye'yi dahil ettirip 150 milyar euroluk bir pazarda yer almak yerine, yaptıkları yanlışlarla bizi buradan dışlattırdılar. Güvenlik konusunda her çağrıldığında koşan, Baltıklar'da hava sahasını korumak için F-16'larını gönderen Türkiye, bu büyük programa AK Parti'nin şahsi ilişkileri ve beceriksiz yönetimi yüzünden dahil olamamıştır. Gümrük Birliği Anlaşmamızı revize edemedik. Bu sorun ortada duruyorken yetmezmiş gibi Made in Europe programından da dışlandık. İhracatımızın yüzde 70'ini Avrupa'ya yapıyoruz. Avrupa, Türk mallarına gümrük uygulayacak, tüm tedarik zincirimiz olumsuz etkilenecek. Almanya ile Fransa anlaştılar. Avrupa Parlamentosu'ndan aynı şekliyle geçerse Türk otomotiv sanayisi perişan olacak. Türkiye'ye Çin muamelesi yapıyorlar.

Karadağ, AB'ye üye olmak istiyor. 33 fasıl açtı, 22'sini kapattı, AB'nin kapısında. 65-70 yıldır AB'de yer almak için mücadele eden Türkiye'yi, Erdoğan'ın bu anlayışları yüzünden Avrupa ile Asya üzerinde üç köprüsü, bir tren yolu, bir yeraltı tüneli olan Türkiye'ye, Çin muamelesi yapıyor Avrupa. Avrupa'nın Asya'ya bütün bağlantısının olduğu yer, Türkiye. İki tane boğazla Asya'dan ayrılıyor Avrupa. Karadağ girdi girecek ama Türkiye'ye, Çin muamelesi yapıyorlar. Buradan 'Dış politikayı AK Parti iyi yönetiyor. Erdoğan iyi yönetiyor' masalı anlatıyorlar. Biri çıksın karşımıza da anlatsın bakalım bu hikayelerin neresi başarı, neresi başarısızlık? Yıllarca Made in Europe için Türkiye'deki bütün büyükelçilere gittik, derdimizi anlattık, bir heyet yaptık. Avrupa Parlamentosu'nda tek tek bütün yapıları dolaştık, anlattık. Ancak bu noktada iktidarın beceriksiz ve Türkiye'yi dışlatan yaklaşımı yüzünden bir muhalefet partisinin emeklerinin yeterli olmadığını gördük. Aynı sorun Eurofighter alımı konusunda. Eurofighterlar ilgili de Türkiye'nin dışlanmış olduğu, Ekrem Başkan'ın hapse atıldığı günlerde Almanya'nın koyduğu şerhin Ekrem Başkan'ın cezaevinden benim de Alman Savunma Bakanı ile bizzat yaptığımız görüşmelerle Alman Sosyal Demokrat Partisi'ne kaldırıltıldığını hatırlatmak isteriz. Ama Eurofighter projesinin dışında kalmak da hep Türkiye'deki yanlış hamleler yüzündendi. Son günlerde o konularda ilerlemeler var; umutla takip ediyor, yalnız meselenin çok yavaş ilerlediğini de endişeyle tespit ediyoruz.

"YENİ PARTİ, TÜRK ASKERİNİ YEMEN ÇÖLLERİNE GÖNDERMEYE ASLA DESTEK OLMAZ"

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

YENİ Parti, Türkiye'nin Orta Doğu ilişkilerinin başarıyla ve bölgesel kalkınma amaçlayan bir zeminde yürütülmesini savunuyor. Orta Doğu'da emperyalistlerin Amerika ve İsrail'in çıkarlarına hizmet etmeyi ise reddediyor. YENİ Parti, Trump yönetiminin her dediğini yapan, karşılığında onlardan meşruiyet dilenen acizliği reddediyor. Türkiye'nin Arabistan, Pakistan ile ilkeli anlaşmalar yapmasına, savunma alanında işbirliği yapmasına kategorik olarak bir itirazımız olamaz. Ancak Türkiye'nin 'Bir savunma işbirliği anlaşması yapıyoruz' diye savaşta olan bir ülkeyle anlaşma yapması, savaşa taraf yapılması, Türk askerini Yemen çöllerine göndermeye YENİ Parti asla sessiz kalmaz, asla destek olmaz. Anayasa'nın 90 ve 92'nci maddeleri ihlal edilerek, Meclis by-pass edilerek oraya gidip anlaşmalar yapmak, anlaşma Meclis'e sunulmadan İstanbul'da koordinatörler atamak, gidip asker yollamanın taahhütlerini vermek asla kabul edilemez. Biz Yemen'de savaşın değil, barışın tarafında olmalıyız. O yüzden Türk askerini Amerika'nın, İsrail'in çıkarları için çatışma alanlarına göndermek ve taarruzi faaliyetlerin içine sokmak asla kabul edilemez. Buna bütün gücümüzle, dilimiz döndüğünce, Meclis'te Anayasa'nın ve İçtüzük'ün verdiği bütün yetkileri kullanarak itiraz etmeye devam edeceğiz.

"TÜRKİYE'NİN ABD İLE DEĞİL, TRUMP'IN ERDOĞAN İLE İLİŞKİSİ VARDIR"

Erdoğan iktidarı, Trump'ın her dediğine, 'evet' demektedir. Karşılığında Türkiye'nin menfaati toplamda sıfırdır. Türkiye'nin ABD ile değil, Trump'ın Erdoğan ile ilişkisi vardır. Öyle şanssız bir dönemdeyiz ki Erdoğan'ı neredeyse Amerika'da seven tek kişi Amerika'yı yönetmektedir ve maalesef neredeyse Trump'ı Türkiye'de seven tek kişi de Türkiye'yi yönetmektedir. Ama buradan ne Türkiye'ye ne Türkiye'nin çıkarlarına hiçbir fayda üretilmemektedir. Trump randevu versin diye, 250 Boeing aldık onlardan, fahiş fiyata LNG aldık onlardan, Amerikan mallarına vergiyi Erdoğan havadayken sıfırladık, Çin mallarına vergiyi Erdoğan inmeden bindirdik. Hatta Eskişehir'de çoğu bulunan nadir toprak elementlerimizin de Trump'a sözünü verdik. Karşılığında ne oldu? Dostunuz Trump iki yıldır söyledi, CAATSA yaptırımlarını kaldıramadı. Şimdi de meclisler kapandı, seçim havasına girdi. Ama Güney Kıbrıs'a silah satışına konmuş yasağı Trump kaldırdı bu arada. Yani CAATSA yaptırımlarını kaldırmazken Güney Kıbrıs yaptırımlarını kaldırdı. Türkiye'nin parasını ödediği, hatta altı tanesinin üstüne ay yıldızın nakşedilip hangara çekildiği, eğitim için pilotlarımızın gönderildiği F35 projesinden kovulduk. Paramızın üstüne kondular. F35'leri başkasına yolladılar. Şimdi Trump, 'İleride bir sürprizim olabilir' diyor. Bütün gece konuşuyorlar, 'F35 sürprizi mi geliyor?' Trump Türkiye'ye geliyor, 'Kargo uçağından KAAN'a motor mu çıkacak?' Ne KAAN'a motor çıktı ne F35 çıktı. İsrail'e, Yunanistan'a sattığı F35'ler yetmezmiş gibi F16 modernizasyonunda en modern F16'lar Yunanistan'ın ve İsrail'in elinde. Trump bunların hepsinin sözünü verdi. Bir tanesi dahi olmadı.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

KILIÇDAROĞLU'NUN MEKKE ANLŞMASI AÇIKLAMASINA TEPKİ

Artık bu dış politikada kralın çıplak olduğunu, bu anlatılanların hepsinin iç politikaya yönelik algı meselesi olduğunu, olgunun bambaşka bir yerde durduğunu görmek lazım. Bunu cesaretle konuşmak lazım. Tutmuşlar orada gündüz gece bir tema seçip, ekranları bölüp bölüp, sopaları eline verip verip yandaşlara anlattırıyorlar. 'Muhalefetiz, muhalefet olacağız' diyerek bunun peşinden koşanlar da var. 'O anlaşmaya ben de destek vereceğim. Aman benim sırtımı sıvazla, aman yerimden etmeyin' diyenler de var.

Öyle bir yerdeyiz ki 'Türkiye dış politikada başarılı, iyi. Erdoğan iyi, yönetir' diye 20 kanaldan kandırılan milletimize, basitçe birkaç şeyi hatırlatmak isterim: Nerede S-400'ler? Bir kere test için kapağını açtılar, hangarda duruyor. Şimdi 'CAATSA kalkacak mı' diyoruz. 'S-400'ler Türkiye'yi terk etmeden CAATSA kalkamaz, hayal görmeyin' diyorlar. O günlerde yerli ve milli duyguları sömürülenlere söylüyorum: Ne oldu S-400 masalı? Trump, 'Çok beğendim Gazze şeridini. Buraya oteller yapacağım' diyor. Orada 76 bin çoğu kadın ve çocuk Filistinli öldürüldü, sürüldü. İnsanlık dramı sürüyor. Trump'ın hesabı öndeki hidrokarbon yatakları. Bir kelime söylemiyorsunuz. Ama orayı Fransa, İngiltere, Almanya, Amerika aralarında pay ediyorlar. Güney Kıbrıs'ın da sırtını sıvazlayıp özel görev veriyorlar. Ne oldu Türkiye'nin Doğu Akdeniz çıkarları, Mavi Vatan ne oldu? Bu mu mavi vatanseverlik? Çünkü orada geri adım atıldı. Çünkü Erdoğan'ın kulağını çektiler, arkasından çektiler. 'Kardeşim senin istediğini vermem için senin bu Doğu Akdeniz'den çekilmen lazım' dediler.

HAKAN FİDAN'IN "CASUS BELLİ" AÇIKLAMALARI

Hatırlayın, '82 Kerkük, 83 Musul' diye plaka dağıtıyordunuz. 'Türkiye ilk kez Cumhuriyet tarihinde toprak kazanacak' diyordunuz Hatay'a da saygısızlık ederek. Suriye meselesinde 82 plakalı araç gezdirmediniz mi Halep'in civarında? Ne oldu şimdi? O yüzden artık bu işlerin bir algı yönetimi olduğunu, tek meselenin Türkiye'deki seçmeni ikna edip oyunu almak olduğunu... Dışişleri Bakanı, TikTokçu Hakan Efendi gitmiş, Yunan gazetesine röportaj vermiş. Allah uzun ömür versin, Şükrü Elekdağ Türkiye'nin en deneyimli, A Plus diplomatlarından bir tanesi. Meclis'ten bir karar çıkarttırdı. Kararda 'Türkiye bu altı mil konusunda bütün Türkiye'deki partiler olarak casus belli, sayarız, buradan dışarı çıkarsanız.' Bir cümle söylüyor: '12 mile çıkması casus belli, savaş sebebi değildir.' Bir cümlede iki şey yapıyor: 12 mil değil, 'altı milin üstü' diyoruz biz. Türkiye'nin tezi, 'Altı mili bir kulaç geçemez' der. Bu, '11,9'a kadar zaten sesim yok' diyor. Düşünün, MİT Başkanlığı yapmış birinin bunu bilmemesi mümkün mü? Böyle bir cehalet ancak kötü niyetle mümkündür. İkincisi; 'Casus belli, savaş sebebi değil.' Bu Yunan diplomatın sözü. Vaktiyle biz 1995, 'Casus belli sayarız' demişiz. Yunan diplomatlar şimdi onu yumuşatmak için diyorlar 'Casus belli savaş ilanı demek değildir.' Biz de diyoruz ki, 'Casus bellinin ne dediği bellidir.' Diplomatlar lafı sonuna kadar getirmez. Ben de demiyorum ki karşı karşıya savaşa girelim. Ama senin hattın bir yerde, onun hattı bir yerde. Yunan diplomatın lafını kendi söylüyor, altı mili '12 mile kadar müsamaha gösteririm' diyor. Bunun yanında Yunanistan'dan kablo çekecekler, elektrik verecekler. Normalde Türkiye'nin tezi ne? 2 bin kilometreden kablo mu olur? Verelim 70 kilometreden elektriği, kullanın. ya parasını verin ya siz de interconnected sistem yerine elektrik verin. Stratejik bir hamle. Biz, 'Kablo çekmede izin değil, bildirim istiyoruz' diyor. Yunanistan o günden sonra, 'Bildirime de karşıyız' diyor. Böyle dış politika yapıyor bunu. Sata sata, vere vere, çekile çekile.

O yüzden bunların dış politika masallarına kimse inanmasın. Türkiye'yi Doğu Akdeniz'de yalnızlaştırdılar. AB üyelik sürecinden kopardılar. ABD ile ilişkilerde taviz üstüne taviz veriyorlar. Artık Türkiye lideriyle kişisel pazarlık yapılan, AK Parti'ye meşruiyet verildiğinde işlerin görüldüğü, Türkiye'nin her çıkarının terk edildiği, karşı tarafın bu esneklikle davrandığı ve ciddiye alınmayan bir ülke noktasında. YENİ Parti'nin dış politikası milli menfaatlerden yanadır. Bizim iktidarımızda Türkiye lideriyle pazarlık yapılan bir ülke olmayacak. İlkesi, prensibi, stratejisi, 86 milyonun çıkarlarını savunmayı hedefleyen kurumsal bir dış politikanın o günkü takipçisi olacak. Her gelenin dış politikayı değiştirdiği, kişiselleştirdiği, kendi çıkarına pazarlık masasına oturduğu bir şey olmaktan çıkarılacak. Türkiye'nin kısa, orta, uzun vadeli menfaatleri hep birlikte takip edilecek. Gücünün farkında olan, bu güç ve kapasitesini halkı için kullanan bir ülke olacağız. Refah üreten bir dış politikayı Türkiye olarak benimseyeceğiz. Komşularıyla barış içinde yaşayan, Orta Doğu'daki ülkelerle ilkeli, bölgesel kalkınmaya dayalı işbirlikleri yapan, Amerika, Rusya, Çin ile eşit müttefiklik ilişkileri tesis eden, hedefini AB'ye tam üyelik olarak belirleyen ve bunu sağlayan bir ülke için YENİ Parti göreve hazırdır, göreve taleptir.

"ERDOĞAN TELEVİZYON KAPATARAK KAZANAMAZ"

Artık AK Parti'nin kara düzenine de AK Partililerin deyimiyle bu 'çarpık düzene' de verilecek yeni bir kredi kalmamıştır. AK Parti'nin bu yolda yürüyecek yolu da kalmamıştır. gerçekleştirilmesi planlanıyor iş, milletin menfaatine olan yeni bir düzen kurmaktır. Bizim safımız bellidir, milletin yanıdır. Millet de bizimle beraberdir. Milletin umudu YENİ Parti'dedir. Kurulurken kurulduğundaki heyecanı da YENİ Parti'den beklentileri de en iyi siz değerli il başkanlarımız biliyorsunuz. Milletin umudu olan YENİ Parti'yi milletin salonda da masada da sokakta da mücadelesiyle, müzakeresiyle ön plana çıkacağı bir süreci hep birlikte takip edeceğiz. Siyasetteki tüm saldırılara, tüm haksızlıklara, gazetecilere, sivil topluma yapılan ve bundan sonra yapılacaklara karşı hem mücadele hattında olacağız hem de bunun milletimizin moralini bozmasına, sandıktan ümidi kesmesine asla izin vermeyeceğiz. Erdoğan televizyon kapatarak kazanamaz. Erdoğan hesap kapatarak kazanamaz. Erdoğan susturarak, yıldırarak, hapsederek kazanamaz. Erdoğan ancak sizin umudunuzu kırarsa, sizin mücadele azminizi kırarsa, milleti kaybetmeyeceğine, kaybetse de makamı terk etmeyeceğine, ne olursa olsun iktidarı sürdüreceğine inandırırsa kazanabilir. Bunun karşısındaki tek çare; mücadeleyi diri tutmak, umudu yüksek tutmak, morali yerinde tutmaktır.

"SANDIĞA VARACAĞIZ, SEÇİMİ ALACAĞIZ, YENİ PARTİ'NİN YEPYENİ DÜZENİNİ KURACAĞIZ"

Milletimizin kararlılığı, sandığa düşkünlüğü, demokrasiye inancı ve 'Kimin yöneteceğine ben karar veririm' konusunda defalarca verdiği iyi sınavlar varken... 1960'daki darbenin hesabını hala soran, mağdurlarını unutmayan bir milletten bahsediyoruz. 12 Eylül'de, 'Benimle Anayasa'ya birlikte oy atacaksın' denip birkaç ay sonra, 'Şu paşaya oy vereceksin' diyen darbeciyi dinlemeyen bir milletten bahsediyoruz. 28 Şubat döneminde iradesine, seçtiğine saygısızlık yapıldığını hissettiğinde buna reaksiyon veren, iktidar değiştiren bir milletten bahsediyoruz. Erdoğan'ın yıllarca atadıklarına oy veren, İstanbul'u yönettiren, İstanbul'a yapılan kötülükleri görüp fikir değiştirdiğinde, '13 bin farkı fark görmüyorum, seçimi tekrar ediyorum' dediğinde, 'Sen benim seçtiğime karışamazsın' deyip 45 gün sonra 806 bin farkla demokrasi tokadını atan bir milletten bahsediyoruz. Seçtiği belediye başkanları iktidara tehdit oluyor diye yapılan operasyonlarda 'hırsız', 'yolsuz', 'düzenbaz', 'darbeci', 'terörist', 'ajan' suçlamalarının hepsini 30 kanaldan birden anlatılmasına rağmen bu yapılan haksızlığa karşı seçtiklerinin arkasından bir santim çekilmeyen bir milletten bahsediyoruz. Onun için il başkanlarım, yönetimleriniz, ilçeler, tüm üyelerimiz ve milletimiz şundan emin olsun ki biz o sandığa varacağız, o seçimi alacağız, YENİ Parti'nin yepyeni düzenini kuracağız, AK Parti'nin kara düzenini sonlandıracağız. Hepinize inanıyorum, hepinize güveniyorum."

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.