Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (ANKARA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasfiyeye tabi yatırım fonlarında yeterli kaynak bulunmaması...
  • • Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, HaberTürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(ANKARA) - Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, tasfiyeye tabi yatırım fonlarında yeterli kaynak bulunmaması ihtimaline karşı gönüllü iadeler ve hukuki süreçlerle kaynakların geri kazanılmasının hedeflendiğini belirterek, "Kazandırılacak kaynaklarla kişiler çok büyük ihtimalle yatırdıkları parayı alabilecekler, tabii fondan fona bu değişiklik gösterebilir" dedi. Şimşek ayrıca, yatırımcıların fonlarda kalan haklarının saklı olduğunu ve fonlardan hukuka aykırı şekilde kazanç sağlayan kişi ve şirketlerin varlıklarının geri alınması için hukuki süreçlerin işletileceğini bildirdi.

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, HaberTürk canlı yayınında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

SPK tarafından tasfiye süreci başlatılan fonlarda sürecin belirlenen ilkeler doğrultusunda ilerlediğini kaydeden Şimşek, nihai tasfiyenin zaman alabileceğini, bu nedenle küçük yatırımcılar ile para piyasası fonu yatırımcılarına öncelik verilerek ara ödeme mekanizması geliştirildiğini söyledi. Ara ödemelerin, TBMM'de görüşülen kanunun kabul edilmesinin ardından fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon liraya kadar yapılacağını bildiren Şimşek, ilgili kurumların hazırlıklarını tamamladığını aktardı.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Şimşek, tasfiye sürecinin öngördükleri hızda ve çerçevede geliştiğini söyleyerek, buna ilişkin belirledikleri temel ilkeleri hatırlattı. Şimşek, şöyle konuştu:

"Bu temel ilkelerin başında şeffaflık var, etkinlik var, tabii ki adalet var. Burada kamu kaynaklarının kullanılmayacağı hususu çok net bir şekilde ifade edildi ve bu şekilde devam edecek. Diğer bir husus tabii o tasfiyede süreci hızlandırmak için bir ara ödeme formülü. Bu ara ödemeden kasıt şu, yani nihai tasfiye zaman alacak. Amerika'daki Madoff vakasında biliyorsunuz tasfiye 2008'de başladı, ara ödemeler 2011 yılında başarıyla tamamlandı, 2017 yılında bitti. Bizde çok farklı işleyecek, çok hızlı olacak. TBMM'de bir tasfiye kanunu görüşülüyor. Kanun geçtikten sonra hızlı bir şekilde fonlardaki kaynakların durumuna göre 1 milyon TL'ye kadar ödemeler hızlı bir şekilde gerçekleştirilmesi planlanıyor. Sermaye Piyasası Kurulu, Merkezi Kayıt Kuruluşu, diğer bütün ilgili kurumlar hazırlıklarını tamamladılar."

45 BİN 747 YATIRIMCIYA 40,8 MİLYAR LİRA ÖDEME YAPILDI

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Şimşek, tasfiye sürecinin olağan ve olağanüstü olmak üzere ikiye ayrıldığını, mali yapıları yönetilebilir durumda olan portföy yönetim şirketleri için olağan tasfiyenin uygulandığını belirtti. Toplam yedi portföy yönetim şirketinin bünyesindeki 131 fonun tasfiyeye alındığını, bunların 66'sının olağan tasfiye kapsamında tamamlandığını ifade eden Şimşek, üç portföy yönetim şirketinin tasfiyesinin sonuçlandığını söyledi.

45 bin 747 hesaba 40,8 milyar TL ödeme yapıldığını ve normal tasfiyenin başarılı geçtiğini kaydeden Şimşek, "Para piyasası fonu yatırımcıları, 17 Eylül'e göre yüzde 1,43 ilave getiri aldılar. Bakın para piyasası fonları, hisse senedinin değerleri şişirilmiş yani şirketin temellerinden bağımsız bir şekilde fiktif bir şekilde değerler arttığı ve o değerlerde düşüş olduğu için hisse senedi yoğun fonlarda yatırımcılar yaklaşık yüzde 58'ini alabildiler. Neye göre? 17 Eylül'deki değere göre. Yüzde 42 daha düşük bir ödeme aldılar ama bu tamamen hisse senetlerinin değerlerinin düşüşünden kaynaklanıyor. Dolayısıyla tasfiye edilen, normal tasfiyeye tabi tutulan üç portföy yönetim şirketinin 66 fonunda para piyasası fonundakiler 17 Eylül'deki değeri neyse aldılar. Üzerine bir de yüzde 1,43 getiri aldılar. Hisse senedi fiyatları şişkin olmayan fonlar yine daha yüksek şekilde geri dönüş aldılar" dedi.

HEDEF PORTFÖY İÇİN NORMAL TASFİYE SÜRECİ GÜNDEMDE

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulu'nun Hedef Portföy Yönetim Şirketi bünyesindeki fonların da normal tasfiyeye tabi tutulmasına karar verildiğini belirtti. Şirket sahipleri ve yöneticilerinin varlıkları ve parayı geri koyduğunu aktaran Şimşek, tasfiye sürecinin tamamlanması için Ziraat Bankası'ndan gelecek verilerin beklendiğini söyledi.

Hedef Portföy'de 31 fon bulunduğunu, bunların dördünün para piyasası fonu olduğunu ve toplam 23 bin 925 hesabın yer aldığını bildiren Şimşek, sürecin bu hafta tamamlanmasının hedeflendiğini kaydetti.

OLAĞANÜSTÜ TASFİYEDE ÜÇ ŞİRKETİN SÜRECİ DEVAM EDİYOR

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Şimşek, olağanüstü tasfiyeye tabi tutulan Terra, Pusula ve Atlas portföy yönetim şirketlerine ilişkin sürecin devam ettiğini de söyledi. Atlas'ın sahiplerinin tasfiyeden sorumlu kurumla görüşmeler yürüttüğünü ve dışarı çıkarıldığı belirtilen bazı varlıkların veya kaynakların geri verilmesi yönünde irade ortaya koyduğunu aktaran Şimşek, normal tasfiyeye geçilebilmesi için teminat istendiğini söyledi.

Bakan Şimşek, Sermaye Piyasası Kurulu'nun kararının ardından tasfiyeden sorumlu kurumun süreci yöneteceğini ve kamuoyunun bilgilendirileceğini kaydederek, şu ifadeleri kullandı:

"Bu arada TBMM'deki kanun eğer kabul edilirse kabul edildikten hemen sonra bu olağanüstü tasfiyeye tabi şirketlerde 1 milyon TL'ye kadar küçük yatırımcıları ve para piyasası fonu yatırımcılarını önceliklendirecek şekilde bir süreç izlenecek. Şimdi burada da yaklaşık 390 bin hesaba 1 milyon TL'ye kadar ödeme kabiliyeti olursa bu hesaplar temizlenmiş olacak. Normal tasfiyeye tabi olan hesaplardan bahsetmiyoruz. Dolayısıyla kanun geçtikten sonra bu tasfiye süreci önemli ölçüde tamamlanmış olacak. Zaten tasfiyeye tabi 131 fonun 66'sı tasfiye edildi ve normal tasfiyeye tabi tutuldu."

10 MİLYON LİRA ÜZERİNDE REEL KAZANÇ ELDE EDENLER İÇİN GERİ KAZANIM SÜRECİ

Olağanüstü tasfiyeye tabi şirketlerde yeterli kaynak bulunmaması ihtimaline karşı geri kazanım mekanizması üzerinde çalışıldığını dile getiren Şimşek, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Adalet Bakanlığı ve Merkezi Kayıt Kuruluşu'nun birlikte çalıştığını söyledi.

Fonların kuruluşundan tasfiyesine kadar geçen süreçte piyasa bozucu faaliyetlere katılan veya bu faaliyetlerden kazanç elde edenlerin geliştirilen algoritmalarla tespit edildiğini ve hazırlanan listelerin TMSF ile Adalet Bakanlığı'na iletildiğini belirten Şimşek, gönüllü iadelerin yanı sıra hukuki süreç yoluyla kaynakların geri kazanılmasının hedeflendiğini ifade etti. Şimşek, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bu süreçte 131 fon için 131 hesap açtık. Artı bir tane de genel iade hesabı açtık. Şimdi bu 132 hesaba iki kanaldan kaynak gelecek. Birinci kaynak: Gönüllü iadeler. Bu fonlardan veya manipülasyona uğramış hisselerden aşırı kazanç elde edenlerin gönüllü iadesi süreci devam ediyor. Bu fonların tasfiyesine kadar geçen süreçte enflasyonun ve belli bir meblağın üzerinde eşik değerlerin hepsini belirledik. Birkaç yüz şirket ve kişiler var buradan nemalanan. Bunlar davet edilecek çünkü bunların manipülasyona iştirak durumu veya değerlendirmesi söz konusu olabilir. Gönüllü iade ederlerse sorun yok, etmezlerse tabii ki hukuki bir süreç Adalet Bakanlığı'mız tarafından işletilecek. Dolayısıyla bu sürecin sonunda gerek tazmin hesaplarına gerek gönüllü gerekse bu az önce bahsettiğim süreç çerçevesinde kazandırılacak kaynaklarla çok büyük ihtimalle kişiler yatırdıkları parayı bir ihtimal alabilecekler. Tabii bu fondan fona büyük bir değişim gösterebilir. Vatandaşlarımızın fonlarda kalan hakları hem saklı hem de hukuken üzerine gideceğiz. Özellikle fonlardan hukuka aykırı bir şekilde nemalanan kişi veya şirketlere aktarılan paralar, varlıkların geri alınması çok kritik. Yani burada yöneticiler, ortaklar, birlikte hareket edenler için kişisel mal varlıklarına başvurulacak. Bunların hepsi tespit edilecek. Büyük oranda bunlar tespit edildi ve TMSF'ye ve savcılarımıza bunlar iletildi."

"KURUMLARIN KAPASİTELERİ GÜÇLÜ BİR ŞEKİLDE YENİDEN TASARLANACAK"

Sermaye piyasalarında benzer sorunların yeniden yaşanmaması için kalıcı düzenlemeler üzerinde çalışıldığını belirten Şimşek, tasfiye sürecine öncelik verilmesi amacıyla yapısal düzenlemelerin daha kapsamlı biçimde ele alınmasının tercih edildiğini dile getirdi. Sermaye piyasalarının reel ekonominin finansmanı açısından önemine işaret eden Şimşek, finansman ihtiyacının orta ve uzun vadede yüzde 30-40'ının sermaye piyasaları üzerinden karşılanmasının gerekli olduğunu kaydetti.

Şimşek, bankacılık sisteminin geçmiş krizlerden sonra yapılan reformlarla güçlendiğini belirterek, sermaye piyasalarında da benzer şekilde düzenleme ve denetim kapasitesinin artırılacağını söyledi.

Bakan Şimşek, piyasa işlemlerinin giderek daha karmaşık hale gelmesi nedeniyle düzenleyici ve denetleyici kurumların teknolojik ve insan kaynağı kapasitesinin güçlendirilmesinin planlandığını da bildirdi. Gerekli görülmesi halinde ücret düzenlemeleri ve kadro karşılığı sözleşmeli çalışma statüsü gibi seçeneklerin değerlendirileceğini ifade eden Şimşek, "Vergi Denetim Kurulu'muzda yaklaşık 7 bin 100'ün üzerinde müfettişimiz var. Oradan birkaç yüz tane deneyimli vergi müfettişini kanunla belli bir sürece tabi tutarak ilgili kurumlarımıza aktaracağız. Bağımsız düzenleyici, denetleyici kuruluşlar var bunların kapasitesinin çok güçlü olması lazım. Mevzuat açığımız varsa o da giderilecek" ifadelerini kullandı. Şimşek, açıklamasını şöyle sürdürdü:

"Özellikle fonların bir tüzel kişiliği yoktu. Bu çerçevede hani gereken adımlar noktasında belki bir muğlaklık vardı. O alanı da netleştiriyoruz, güçlendiriyoruz. Onun için piyasada piyasa dolandırıcılığı, içeriden bilgi, piyasa bozucu faaliyetler, koordineli hareketler, bunların tamamına ilişkin çok güçlü tedbir ve yaptırımlar gelecek. İkincisi bu tedbir ve yaptırımları, yani bu denetimi yapacak, gözetimi yapacak kurumların da kapasiteleri çok güçlü bir şekilde yeniden tasarlanacak. Yani güçlendirilecek. Bizde yetişmiş insan kaynağı Hazine ve Maliye Bakanlığında var.

Kanuni düzenlemeyle bu alanlara insan kaynaklarına, bütçe de dahil olmak üzere kaynak aktaracağız.

FON REHBERİNİN UYGULAMASI ERTELENMEYECEK

Fon rehberi önemli bir adımdı. Fon rehberi ile şeffaflık arttı. İlişkili kurumlarla yapılan işlemlere ciddi sınırlamalar geldi. Takasbank bünyesinde yapılan birtakım işlemlere teminat konusu, teminatın niteliği hususları, açık pozisyonlara ilişkin düzenlemeler yani şeffaflığı artıran ve bu türden manipülasyonların yapılmasında kullanılan açıkların çoğu aslında fon rehberi ile kapatıldı. Bu önemli bir adım ama yeterli değil. Biz daha ileri bir düzenlemeyi çalışıyoruz. İnanıyorum ki parti grubumuz nihai şeklini verip TBMM'ye bu sene içerisinde verir ve inşallah kabul görür. Fon rehberinin uygulaması ertelenmeyecek. Çünkü doğru bir karar ve buna uyum konusunda herkes hesabını, kitabını ona göre yapsın.

"FONLARIN TEFAS'A AÇIK OLUP OLMAMA HUSUSU DEĞERLENDİRİLİYOR"

Şimdi sektörün esnek olan alanlarının halkla bulaşıcılığı olmaması, vatandaşımıza açık olmaması lazım. Serbest fonlar TEFAS'a açılmasa bugünkü düzeyde zaten hiçbir sorun yaşanmayacaktı. 2019'daki bu kararı biz gözden geçireceğiz. Şimdi daha üzerinde çalıştığımız birçok husus var. Aşırı regülasyon riskini de dikkate alacağız. Çünkü aşırı regülasyon sektörün gelişmesinde engel olur. Bütün bu hususların farkındayız. Bütün bunları değerlendireceğiz. Bu arada sektörle de tabii ki diyalog içerisindeyiz.

Bizim için en önemli şey koordineli işlemlere yönelik sürekli yaptırım ve güvenli bir süreç. İkincisi açıklanan fiili dolaşım oranları. Bunun da bağımsız bir kurumca doğrulanması. Zaten manipülasyonun önemli bir kısmı bu fiili dolaşımdaki sıkıntıdan kaynaklanıyor. Vatandaşa satılacak fonların TEFAS'a açık olup olmaması hususu değerlendiriliyor. Bütün bu konuları değerlendiriyoruz. Kapsamlı bir düzenleme hazırlanacak sektörle bu sene içerisinde.

"BANKACILIK SEKTÖRÜNE SİRAYET ETMESİ SÖZ KONUSU DEĞİL"

Ben ilk günden itibaren bu alanda bir sistemik riskin olmadığını, sorumlu alanı karantinaya aldığımızı, bulaşıcılığı sınırladığımızı ifade ettik.

Bir kere bankacılığa bulaşıcılık riski neredeyse yok denecek düzeyde. Bankalarımızın doğrudan bu problemli fonlara olan riski 1,3 milyar lira.

Yani şöyle söyleyeyim, 56 trilyon liralık bir aktiften bahsediyorsunuz bankacılık sektörü, 56 trilyon. Bankacılık sektörüne sirayet etmesi, bankacılık sektörü için bir risk oluşturması şu an itibarıyla söz konusu değil. Benzer şekilde aslında reel sektörde de bu fonlarla etkileşimi, riski  aktiflerin binde dokuzu. Bunlar düşük rakamlar."

FONLARDAN NET ÇIKIŞ 647 MİLYAR LİRAYA ULAŞTI

Fon piyasasındaki sorunların küresel gelişmelerle aynı döneme denk geldiğini ve etkilerinin borsaya ve fiyatlara yansıdığını belirten Şimşek, "Bu hafta itibarıyla geçen hafta sonu itibarıyla yani cuma itibarıyla fonlardan çıkış büyük oranda durdu. Yani fonlardan çıkış durdu. Ama bugüne kadar fonlardan net çıkış yaklaşık 647 milyar lira. Bunun yarısına yakını yani 287 milyar lirası yabancıların çıkışı. Merkez Bankası Başkanımız da ifade ettiler. Buradan çıkan para mevduata geçti. Bakın, 17 Eylül'den bu yana TL mevduat artışı 685 milyar lira. Toplam Türk lirası mevduatının toplam mevduata yani Türk lirası mevduatının toplam mevduata oranı yüzde 62'ye çıktı" değerlendirmesinde bulundu.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.