Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi’ni bitirdi. İmparatorluğun en çalkantılı bölgelerinden Şam’daki 5. Ordu’d...
- • Teslimiyetçi zihniyete karşı direnişin ilk tohumlarını ekti. Şam’da arkadaşlarıyla birlikte gizlice Vatan ve H...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Kurmay yüzbaşı olarak Harp Akademisi’ni bitirdi. İmparatorluğun en çalkantılı bölgelerinden Şam’daki 5. Ordu’da ilk görevine adımı attı.
Teslimiyetçi zihniyete karşı direnişin ilk tohumlarını ekti. Şam’da arkadaşlarıyla birlikte gizlice Vatan ve Hürriyet Cemiyeti’ni kurdu.
Kolağası rütbesine yükseltildi ve vatan toprağını savunma azmiyle Selanik’teki 3. Ordu’ya atandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Meşrutiyete ve yeniliğe karşı hortlayan gerici 31 Mart Ayaklanması’nı bastırmak üzere, Hareket Ordusu’nda kurmaylık görevini üstlendi.
İstanbul’da binbaşılığa yükseldi. Trablusgarp işgal edilince durmadı. “Vatan elden gidiyor” diyerek gizlice ve gönüllü olarak cepheye Şark Gönüllüleri Komutanlığı’na koştu.
Yerel halkı örgütleyerek İtalyan kuşatmasına karşı Tobruk Savaşı’nı başarıyla yönetti. İmkansızlıklara karşı direnişin sembolü oldu.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Balkan Savaşları sonrasındaki zorlu dönemde Sofya askeri ataşeliğine atandı. Diplomasiyi öğrendi.
Çanakkale’de, Arıburnu’nda düşmanı dehasıyla durdurdu. Anafartalar Kahramanı oldu. İngiliz-Anzak birliklerini bozguna uğratıp “Çanakkale geçilmez” dedirtti.
Doğu Cephesi’nde Rus istilasına karşı umut oldu. Generalliğe (Mirliva) yükseltildi. Üstün stratejisiyle Bitlis ile Muş’u Rus işgalinden kurtardı.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Mondros Mütarekesi imzalanıp ülke karanlığa gömülürken Yıldırım Orduları Grubu komutanı oldu. Silahların teslim edilmesine karşı çıktı, direniş hazırlıklarına başladı.
“Geldikleri gibi giderler!” diyerek 19 Mayıs 1919’da Samsun’a ayak bastı. Havza ve Amasya Genelgeleri ile milli bilinci uyandırdı. Askerlik mesleğinden istifa etti. Sine-i millete döndü. Erzurum ve Sivas Kongrelerinde manda ve himayeyi reddederek başkan seçildi, milli iradeyi örgütleyip Ankara’ya geldi.
İstanbul teslim olmuş, idama mahkum edilmişti ama onun millete inancı tamdı. Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi’ni açarak tam bağımsızlığın merkezini kurdu.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Meclis tarafından Başkomutanlık yetkisiyle donatıldı. Bizzat yönettiği Sakarya Meydan Muharebesi’ni büyük bir zaferle taçlandırdı. Mareşallik ve Gazi ünvanıyla onurlandırıldı.
“Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emriyle Büyük Taarruz’u başlattı. Dumlupınar’da Başkomutanlık Meydan Savaşı’nı kazanarak 9 Eylül’de İzmir’i düşmandan temizledi. Ardından saltanatı kaldırdı.
İzmir İktisat Kongresi ile ekonomik bağımsızlığın temelini attı, Halk Fırkası’nı kurdu ve 29 Ekim’de Cumhuriyeti ilan ederek yeni devletin ilk Cumhurbaşkanı seçildi.
Geçmişin ve geleceğin muhasebesi olan tarihi Nutuk’u okuyarak cumhuriyeti gençliğe emanet etti.
Cehalete karşı savaş açtı. Yeni Türk harflerinin kabul edilmesini sağlayarak bizzat kara tahtanın başına geçti.
Demokrasinin yerleşmesi için Serbest Cumhuriyet Fırkası’nın kurulmasını sağlayarak çok partili yaşam idealinden vazgeçmediğini gösterdi.
Durmaksızın memleketi gezmeye, halkıyla kucaklaşmaya devam etti. Meclis tarafından kendisine Türk’ün atası ATATÜRK soyadı verildi.
Sağlığı bozulmaya başlamışken bile “Şahsi meselem” dediği Hatay davasından vazgeçmedi. Yürüttüğü dahi diplomasi ile Hatay’ı vatana kattı. Milletler Cemiyeti’ne kabul ettirdi.
Arkasında sönmeyen bir Cumhuriyet meşalesi bırakarak ebediyete göçtü.