Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • ( ANKARA ) - İklim alanında çalışan 17 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu İklim Ağı, COP31 öncesinde Türki...
  • • İklim Ağı, bugün çevrim içi düzenlediği basın toplantısında, 9 Kasım'da Antalya'da başlayacak Birleşmiş Millet...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

( ANKARA ) - İklim alanında çalışan 17 sivil toplum kuruluşunun oluşturduğu İklim Ağı, COP31 öncesinde Türkiye'nin iklim politikalarına ilişkin değerlendirmesini açıkladı. Ağ, Türkiye'nin COP31 başkanlığı kapsamında ortaya koyduğu iklim liderliği iddiasıyla mevcut politikaları arasında çelişkiler olduğu değerlendirmesinde bulundu.

İklim Ağı, bugün çevrim içi düzenlediği basın toplantısında, 9 Kasım'da Antalya'da başlayacak Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı (COP31) öncesinde Türkiye'nin iklim politikalarını değerlendirdi.

Ağ, COP31'in "inandırıcı bir iklim eylemine" dönüşebilmesi için katılımcılık, emisyon azaltımı, kömürden adil çıkış ve yenilenebilir enerjiye dayalı elektrifikasyon alanlarında somut adımlar atılması gerektiğini bildirdi.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

"S İVİ L TOPLUMUN KAT ILI M I NA İLİŞKİ N TAAHHÜTLER UYGULANMAD I "

İklim Ağı'nın değerlendirmesinde ilk olarak sivil toplumun COP31 hazırlık ve karar alma süreçlerine katılımı gündeme getirildi.

Ağ, COP31 Başkanı ile görüşme talebinin karşılanmadığını ve Türkiye tarafından COP31 kapsamında düzenlenecek yan etkinliklerde kendisine yer verilmediğini belirtti. Buna karşılık maden ve fosil yakıt şirketlerinin COP31 ortakları arasında yer aldığını kaydeden Ağ, bu durumun sivil toplumun katılımına ilişkin verilen taahhütlerle çeliştiğini savundu.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

İklim Ağı'nın eleştirdiği bir diğer başlık Türkiye'nin 2035 iklim hedefi oldu. Ağ, hedefin hazırlanması sürecinde sivil toplumun görüşlerinin dikkate alınmadığını ve ortaya konulan hedefin mutlak emisyon azaltımı yerine emisyonların artmasına alan açtığını ileri sürdü.

İklim krizine karşı dayanıklılığın öncelikle sera gazı emisyonlarının azaltılmasını gerektirdiğini vurgulayan Ağ, orman yangınları, seller, kuraklık ve tarımsal kayıpların etkilerinin giderek daha fazla hissedildiği Türkiye'de daha güçlü bir emisyon azaltım politikasına ihtiyaç bulunduğunu ifade etti.

"KÖMÜRDEN AD İ L Ç IKI Ş İÇİ N TAKV İ M BE Lİ RLENMEL İ "

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Ağın "iklim karnesinde" kömür yatırımları ve madencilik politikaları da yer aldı.

Çanakkale ve Afşin-Elbistan'da yeni kömürlü termik santral planlarına ve Akbelen çevresindeki kömür madenciliği faaliyetlerine işaret eden İklim Ağı, termik santral şirketlerine sağlanan kamu desteklerinin de COP31'e ev sahipliği ve başkanlık yapacak Türkiye açısından çelişki yarattığını savundu.

Ağ, kömüre yönelik kamu desteklerinin sona erdirilmesi, madencilik amacıyla alınan acele kamulaştırma kararlarına son verilmesi, yeni kömür projelerinin durdurulması ve kömürden adil çıkış için bir takvim oluşturulması çağrısında bulundu.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

AD İ L GEÇ İ Ş PLAN I NDA İŞÇİ LER VE BÖLGELER İÇİ N "SOMUT YOL HAR İ TAS I " TALEB İ

İklim Ağı, Ulusal Adil Geçiş Stratejisi ve Eylem Planı Taslağı'nın da kömüre bağımlı bölgelerin dönüşümüne yeterli yanıt vermediği görüşünü dile getirdi.

Ağ, taslakta kömür bölgelerinde çalışanların istihdam ve gelir güvencesini sağlayacak ve bölgesel ekonomik dönüşümü destekleyecek somut eylem planlarının bulunmadığını belirtti. Kadınların istihdam olanakları ve ücretsiz bakım emeği gibi toplumsal cinsiyet boyutlarının da yeterince ele alınmadığını kaydeden Ağ, hazırlık sürecinde sivil toplumun taleplerinin dikkate alınmamasını da eleştirdi.

ELEKTR İFİK ASYON TAAHHÜDÜNE DESTEK, KÖMÜR VE GAZ UYAR ISI

İklim Ağı, Türkiye'nin COP31 kapsamında ortaya koyduğu küresel elektrifikasyon taahhüdünü ise iklim hedeflerine ulaşılması açısından "önemli ve gerekli bir adım" olarak değerlendirdi.

Ancak Ağ, elektrifikasyonun emisyon azaltımına katkı sağlayabilmesi için artan elektrik talebinin rüzgar ve güneş enerjisinden karşılanması ve kömür ile gazdan çıkışın hızlandırılması gerektiğini vurguladı.

Ağa göre elektrifikasyon stratejisinin yenilenebilir enerji yatırımlarının yanı sıra enerji verimliliği, tasarruf, depolama, şebeke altyapısı ve temiz esneklik çözümlerini de kapsaması gerekiyor.

S IFI R AT I K GÜNDEM İ NDE PLAST İ K İ THALAT I ELEŞT İ R İSİ

Türkiye'nin COP31 Eylem Gündemi kapsamında öne çıkarmayı planladığı Sıfır Atık yaklaşımı da toplantıda ele alınan başlıklar arasında yer aldı.

İklim Ağı, Türkiye'nin başka ülkelerden plastik atık ithalatını sürdürmesinin Sıfır Atık hedefiyle çeliştiğini belirterek, plastik atık ithalatının tamamen yasaklanmasını istedi. Ağ ayrıca plastiğin iklim krizinin bir parçası olarak ele alınması ve yeni plastik üretim tesislerinin açılmasına son verilmesi çağrısında bulundu.

YEŞ İ L TAKSONOM İ 'DE ŞEFFAFL I K ÇAĞR ISI

Toplantının son başlığını Türkiye Yeşil Taksonomisi Yönetmeliği oluşturdu.

İklim Ağı, yönetmeliğin gaz ve nükleer enerji projelerinin "yeşil" kabul edilerek finansal olarak desteklenmesine imkan sağladığını belirtti. Taksonominin güncellenmesi ve geliştirilmesi amacıyla kurulan komitede sivil toplumun yer almamasını eleştiren Ağ, yönetmelikte bilgi ve belgelerin paylaşımının ilgili şirketlerin iznine bağlanmasının da şeffaflık ve bilgiye erişim açısından sorun yarattığını savundu.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.