Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Burdur Devlet Hastanesi’nde 2 yıl önce diyaliz tedavisi sonrası bir kişinin hayatını kaybetmesi, 12 kişinin ya...
- • İddianamede, 25 Mayıs 2024’te hastanenin Diyaliz Ünitesi’nde seansa giren hastalarda işlem sonrası bulantı, ba...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Burdur Devlet Hastanesi’nde 2 yıl önce diyaliz tedavisi sonrası bir kişinin hayatını kaybetmesi, 12 kişinin yaralanmasına ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Burdur Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianame, Burdur 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nce kabul edildi. Tutuksuz sanıklar; hastanenin kazan dairesi projesini çizen mühendis G.A.S, kazan dairesiyle firması adına ilgilenen makine mühendisi Y.A, hastanenin sıhhi tesisatçısı M.C. ve elektrik teknikeri İ.S. oldu.
İddianamede, 25 Mayıs 2024’te hastanenin Diyaliz Ünitesi’nde seansa giren hastalarda işlem sonrası bulantı, baş dönmesi, şuur bulanıklığı ve halsizlik şikayetlerinin ortaya çıktığı özellikle kayıtlara geçti. Hastalardan bazılarının durumunun ağırlaşması üzerine hastane yönetimi suç duyurusunda bulundu. Olayda Mustafa Demir’in hayatını kaybettiği, 12 kişinin ise yaralandığı kaydedildi. Demir’in 4 yakını müşteki, rahatsızlanan hastalar ise mağdur olarak dosyada yer aldı.
Soruşturma kapsamında alınan bilirkişi raporlarına göre, tedavi gören hastaların vücuduna diyaliz sırasında hastanenin kazan dairesinden gelen antifrizli suyun karıştığı tespit edildi. Raporda, olayın sistemde antifrizli su bulunması, by-pass hattı üzerindeki küresel vananın açık unutulması ve hidrofor sistemindeki arızaya müdahale edilmemesi nedeniyle oluşan hatalar zinciri sonucu meydana geldiği ifade edildi.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Raporda ayrıca, soğutma dönüş kolektörünü besleyen mekanik sistemde arıza durumunda devreye girmesi gereken by-pass hattının açık bırakılması ve hidrofor sistemindeki arıza nedeniyle ters akış oluştuğu, bu nedenle soğutma sisteminde kullanılan antifrizli suyun kullanma suyuna karıştığı tespitine yer verildi.
İddianamede, Osman Ali Gönüllü’nün ölüm nedeninin pankreas kanseri olduğu ve olayla illiyet bağının bulunmadığının Adli Tıp raporuyla tespit edildiği özellikle kayıtlara geçti. Antalya’da tedavi gören Saniye Aksöz ve Amına Abas Jama’nın ölümleriyle ilgili olarak da kanlarında toksik madde bulunmadığı, diyaliz cihazlarında yer alan etilen glikole rastlanmadığı ve mevcut hastalıkları nedeniyle olayla bağlantı kurulamadığı ifade edildi.
Olayda yaralanan 16 kişinin kanında da “etilen glikol” tespit edilmediği, Adli Tıp Kurumu raporlarında bu kişiler açısından da olayla illiyet bağının bulunmadığının belirlendiği aktarıldı. Bu nedenle söz konusu kişiler yönünden sanıklar hakkında “ek kovuşturmaya yer olmadığı” kararı verildiği resmi olarak kaydedildi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
İddianamede 4 sanığın “bilinçli taksirle bir veya birden fazla kişinin ölümüne veya yaralanmasına neden olma” suçundan 2 yıl 8’er aydan 22 yıl 6’şar aya kadar hapis cezası ile yargılanmaları talep edildi.