⚡ Son Dakika
Erzurum'da Ağustos 2026'da 4 bin 137 araç devredildi, geçen yıla göre 161 düşüş var | İşte Tüm Ayrıntılar Gündemden Son Bilgiler: İstanbul'da eşini darbedip bıçakla tehdit eden sanığa 11 yıl 6 ay hapis istendi Kritik Açıklama: Erzurum Şehir Hastanesi'nde KEPAN Şehir Toplantıları yapıldı: Gelişmeler Takip Ediliyor Son Gelişme: Kars'ta Ağustos'ta 460 konut satıldı, kent bölge illeri arasında ilk sırada yer aldı. - Son Dakik Gündemden Son Bilgiler: Kars Emniyeti, gençlik ve spor alanları ile okullardaki 211 personele eğitim verdi: Ge Kritik Açıklama: Fransa Roubaix'de 8 kubbeli Eyüp Sultan Camisi, Açık Kapı Günleri'nde ziyarete açıldı Gündemden Son Bilgiler: Bursa Mudanya'da köpek havlamasıyla kaçan güvenlik görevlisi çukura düşüp yaralandı Sıcak Gündem: Elazığ Ağın'da kadın muhtar dedesinin izinden 23 yıldır görev yapıyor: Gelişmeler Takip Ediliyor Kritik Açıklama: Ukrayna'nın Moskova'ya İHA saldırısında rafineri hasar aldı, uçuşlara kısıtlama geldi Kritik Açıklama: Türkiye'nin ev sahipliğindeki COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek ve Merak Edil Erzurum'da Ağustos 2026'da 4 bin 137 araç devredildi, geçen yıla göre 161 düşüş var | İşte Tüm Ayrıntılar Gündemden Son Bilgiler: İstanbul'da eşini darbedip bıçakla tehdit eden sanığa 11 yıl 6 ay hapis istendi Kritik Açıklama: Erzurum Şehir Hastanesi'nde KEPAN Şehir Toplantıları yapıldı: Gelişmeler Takip Ediliyor Son Gelişme: Kars'ta Ağustos'ta 460 konut satıldı, kent bölge illeri arasında ilk sırada yer aldı. - Son Dakik Gündemden Son Bilgiler: Kars Emniyeti, gençlik ve spor alanları ile okullardaki 211 personele eğitim verdi: Ge Kritik Açıklama: Fransa Roubaix'de 8 kubbeli Eyüp Sultan Camisi, Açık Kapı Günleri'nde ziyarete açıldı Gündemden Son Bilgiler: Bursa Mudanya'da köpek havlamasıyla kaçan güvenlik görevlisi çukura düşüp yaralandı Sıcak Gündem: Elazığ Ağın'da kadın muhtar dedesinin izinden 23 yıldır görev yapıyor: Gelişmeler Takip Ediliyor Kritik Açıklama: Ukrayna'nın Moskova'ya İHA saldırısında rafineri hasar aldı, uçuşlara kısıtlama geldi Kritik Açıklama: Türkiye'nin ev sahipliğindeki COP31, 9-20 Kasım 2026'da Antalya'da düzenlenecek ve Merak Edil
FİNANS & KRİPTO
DOLAR: 34.22 %+0.04 EURO: 37.15 %+0.12 STERLİN: 44.12 %+0.08 G. ALTIN: 2945 Ç. ALTIN: 4810 BIST100: 9.854 %+0.52 BTC: $58,420 %−1.2 ETH: $3,120 %+0.8 DOLAR: 34.22 %+0.04 EURO: 37.15 %+0.12 STERLİN: 44.12 %+0.08 G. ALTIN: 2945 Ç. ALTIN: 4810 BIST100: 9.854 %+0.52 BTC: $58,420 %−1.2 ETH: $3,120 %+0.8
☀️ --°C
|
SON DAKİKA RESMI İLANLAR DÜNYA GÜNDEM BORSA MAGAZIN EKONOMI FUTBOL FINANS 2026-FIFA-DUNYA-KUPASI DÜNYADAN FUTBOL ASTROLOJI DIĞER SPORLAR GÜNÜN İÇINDEN OTOMOTIV SAĞLIK VOLEYBOL BILIM VE TEKNOLOJI BASKETBOL YAŞAM KÜLTÜR SANAT SPOR EĞITIM HAYAT SIGORTA EMLAK EMTIA GÜNLÜK BURÇ YORUMLARI YAZARLAR VIDEOLAR
Anasayfa / İslam Ansiklopedisi / Amr B. Ubeyd Nedir?
İSLAM ANSİKLOPEDİSİ

Amr B. Ubeyd Nedir?

Mu‘tezile’nin kurucularından ve hadis rivayet eden ilk kelâmcılardan.

Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi kaynaklarına göre ve dini literatürde sıklıkla araştırılan Amr B. Ubeyd Nedir? hakkında merak edilen tüm fıkhi, tarihi ve tefsir yönündeki bilgileri, anlamını ve detaylarını rehberimizden sahih kaynaklara dayalı olarak okuyabilirsiniz.

Temîm veya Ukayl kabilesinin kölelerinden biri olup İbn Bâb, İbn Keysân, İbn Humeyd, Ebû Mervân künyeleriyle de anılır. Hayatı hakkında fazla bilgi yoktur. Bazı kaynaklara göre İran, bazılarına göre ise Sind (Pakistan) menşelidir. Sind menşeli olma ihtimali daha kuvvetli görünmektedir. 80 (699) yılında Belh’te doğduğu nakledilirse de aynı tarihte Basra’da doğduğunu bildiren rivayetler de vardır ve bu ikinci görüşün tercih edilmesi mümkündür. Çünkü dedesi Bâb, Abdullah b. Semüre öncülüğündeki İslâm ordusunun 633 yılında fethettiği Kâbil’de esir alınarak Kâbil mimarisi tarzında bir cami yapmak üzere Basra’ya gönderilen işçiler arasında bulunuyordu. Babası ise önceleri dokumacılıkla uğraşırken daha sonra Haccâc’ın emrinde çalışanlar arasına katıldı. Dokumacılık mesleğini babasından öğrenen Amr, fikrî hayatında büyük tesirler icra edecek olan ve Basra’da kumaş tüccarlığı yapan Vâsıl b. Atâ ile bu sayede tanıştı. Genç yaşta Hasan-ı Basrî’nin ders halkasına katıldı ve uzun yıllar bu derslere devam ederek onun en gözde talebeleri arasına girdi. Ayrıca Ubeydullah b. Enes, Ebü’l-Âliye, Ebû Kılâbe ve Fazl b. Îsâ’dan da ders aldı. Taşköprizâde usul ilmini Ebû Hâşim Abdullah b. Muhammed b. Hanefiyye’den okuduğunu naklederse de (Miftâḥu’s-saʿâde, II, 165) bu yanlıştır. Çünkü İbnü’l-Murtazâ, Ebû Hâşim’den Vâsıl b. Atâ’nın okuduğunu, Amr b. Ubeyd’in de Vâsıl’dan okuması sebebiyle Ebû Hâşim’in talebesi sayıldığını kaydetmektedir (el-Münye ve’l-emel, s. 11). Bu rivayet, Amr’ın sadece dolaylı yoldan Ebû Hâşim’in öğrencisi sayılabileceğini göstermektedir. Zühd ve takvâsıyla meşhur olan Amr b. Ubeyd, idareci zümre ile ilişki kurmaktan hoşlanmamasına rağmen, tahta geçmek isteyen, fakat devlet başkanında bulunması gerekli üstün niteliklerden mahrum olan II. Velîd’e karşı III. Yezîd’i destekledi. Halife Mansûr’la iyi bir dostluk kurmakla birlikte zaman zaman icraatını tenkit etmekten de çekinmedi ve halifenin ikramlarını da kabul etmedi. Hocası Hasan-ı Basrî’nin görüşlerine bağlı iken büyük günah işleyenin (mürtekib-i kebîre) dinî açıdan durumu konusunda ders arkadaşı Vâsıl b. Atâ ile yaptığı uzun münazaralardan sonra savunduğu görüşten vazgeçerek Vâsıl’ın fikirlerini benimsedi. Daha sonra kız kardeşini onunla evlendirip dostluklarını pekiştiren Amr, Vâsıl’ın ölümünden sonra on üç yıl süreyle Mu‘tezilî fikirleri yaymaya çalıştı. Kırkıncı defa ifa ettiği hacdan dönerken Mekke yakınlarındaki Merran’da umumi kanaate göre 144 (761) yılında öldü. Böylesine değerli bir düşünürün ölümü Halife Mansûr’u fazlasıyla üzmüş, kendisi için yazdığı mersiyeyi kabri başında okuyarak ona karşı duyduğu derin saygıyı dile getirmiştir.

Hocası Hasan-ı Basrî’nin, dinî hayatı açısından meleklere benzettiği Amr’ın (bk. İbn Hallikân, III, 460-462) yetiştirdiği talebeler arasında Süfyân b. Uyeyne, Yahyâ b. Saîd el-Kattân, Ali b. Âsım ve Abdülvehhâb es-Sekafî gibi değerli âlimler bulunmaktadır. Bazı kaynaklar Ebü’l-Hüzeyl el-Allâf’ı da onun talebeleri arasında gösterirse de bu, tarih itibariyle mümkün görünmemektedir. Çünkü 135 (752) yılında doğan Ebü’l-Hüzeyl, Amr b. Ubeyd’in vefat ettiği 144 (761) yılında henüz dokuz yaşında bir çocuktu.

Amr b. Ubeyd, Mu‘tezile kelâmcılarının savunduğu temel meselelerden olan müteşâbih âyet ve hadislerin te’vili, mürtekib-i kebîrenin durumu, irade hürriyeti, bazı ilâhî sıfatların nefye varan te’vili, cehenneme giren herkesin burada ebedî olarak kalacağı ve Cenâb-ı Hakk’ın vaîdinden dönmesinin câiz olmaması gibi belli başlı konularda Vâsıl’la aynı görüşleri paylaşır. Farklı olarak sadece, Cemel Savaşı’na katılanların fâsık olduğunu ve bunların şahadetlerinin kabul edilemeyeceğini iddia etmiştir (bk. Bağdâdî, s. 121). Ayrıca o, vaîd âyetlerini muhkem, diğerlerini müteşâbih kabul etmiştir (bk. Eş‘arî, s. 222). Ne var ki itikadî alandaki görüşlerini nasıl temellendirdiği konusunda kaynakların verdiği bilgiler pek azdır. Amr, kebîre sahibinin ebediyen cehennemde kalacağına Nisâ sûresinin 93. âyetiyle istidlâl eder. Ona göre, “Ebû Leheb’in elleri kurusun!” (Tebbet 111/1) meâlindeki âyet bu mâna ile levh-i mahfûzda var idiyse, her kötülük değişmeyen kaderde önceden tesbit edilmiş olacağından, insanı yaptıklarından ötürü Allah’ın hesaba çekmesinin hiçbir anlamı kalmaz. Bundan dolayı söz konusu âyeti, “Ebû Leheb’in yaptığı gibi yapanların elleri kurusun!” şeklinde anlamak gerekir (bk. Hatîb, XII, 166 vd.). Allah kâfirin küfrünü dileseydi onu bundan dolayı sorumlu tutmaması icap ederdi. Aksi takdirde bu zulüm olur, küfürde ısrar eden kimseye karşı da getirilebilecek bir delil bulunmazdı. Kaderi benimseyen görüşe de karşı çıkarak bu konuda nakledilen bütün hadisleri reddetmekten çekinmemiştir (bk. Zehebî, VI, 104). Esasen o, Vâsıl b. Atâ’ya nisbetle itikadî konularda akla daha fazla önem verme taraftarı olduğu halde kelâmcı olarak parlak bir şöhrete sahip değildir. Nitekim kaynaklar yaptığı münazaralarda başarılı olmadığını kaydeder. Başta Vâsıl b. Atâ olmak üzere Ebû Hanîfe, Hişâm b. Hakem ve dilci Ebû Amr b. Alâ ile yaptığı bütün münazaraları kaybetmesi de bunu göstermektedir (bk. EIr., I, 991). Fikirlerini yayabilmesini ise Arap ediplerinden sayılacak derecede güçlü bir hatip olmasına borçludur (bk. Kādî Abdülcebbâr, s. 588).

Amr b. Ubeyd adından, hadis ve fıkıhla ilgili kaynaklarda da söz edilir. Hasan-ı Basrî’den birçok hadis rivayet eden Amr, zâhid ve müttaki olduğu halde, kaderi reddetmesi sebebiyle olacak ki hadis otoritelerince sika kabul edilmemiş, hatta yalancılıkla itham edilmiştir (bk. Buhârî, VI, 352-353; İbn Hibbân, II, 69-71). Bununla birlikte Süfyan b. Uyeyne ve Süfyan es-Sevrî ondan hadis nakletmişlerdir. Kıyasın mahiyeti ve haramın tarifi konusunda kendisinden nakledilen görüşlerle, nebîzin mubah, çalgının haram olduğu vb. konularda verdiği fetvalardan, onun fıkıhla da ilgilendiği anlaşılmaktadır (bk. EIr., I, 992).

Amr b. Ubeyd, Hasan-ı Basrî’nin vefatından sonra ekolünün liderliği konusunda Katâde b. Diâme ile yarışmış, Vâsıl’ın yanında yer aldığı için bu mücadeleyi kaybetmiş, fakat i‘tizâlî fikirleri benimsedikten sonra da sadık bir talebe olarak hocasının görüşlerini rivayet etmekten geri durmamıştır. Nitekim Hasan-ı Basrî’nin tefsirle ilgili görüşlerini Amr’ın rivayeti yoluyla öğrenebilmekteyiz. Vâsıl’ın ölümünden sonra Mu‘tezile’nin görüşlerini yaymaya çalışan en yaşlı temsilci olması, mezhebin kurucusu kabul edilmesine yol açmışsa da kaynaklar bu görüşleri Vâsıl’dan öğrendiği konusunda birleşmektedir. İbn Teymiyye, Amr b. Ubeyd’in bilhassa kader ve vaîd konularında Mu‘tezile’ye tesir ettiğini kaydeder (Mecmûʿu fetâvâ, XII, 311).

Bazı kaynaklar Amr b. Ubeyd’in Dehriyye’den olduğunu zikrederse de bunu doğru kabul etmek mümkün değildir. Onun gerek Dehriyye’ye nisbet edilmesi gerekse hadiste sikadan sayılmaması, muhafazakâr görüşlerden ayrılıp Mu‘tezilî fikirleri benimsemesi sebebiyle hakkında tarafsız davranılmadığının bir işareti sayılmalıdır. Zira cerh ve ta‘dîl kitapları dahil olmak üzere bütün kaynaklar Amr’dan ittifakla zâhid, âbid ve müttaki diye bahsetmektedir. İbn Hacer’in de onun hakkında söylenen menfi sözlerin asılsızlığına dikkati çekmesi bu kanaati destekleyici mahiyettedir. Ömrünün sonlarında Mu‘tezilî fikirlerinden döndüğü nakledilirse de (bk. Hatîb, XII, 170 vd.), görüşlerini kendisinden sonra Amriyye fırkasının devam ettirmesi bu rivayetin isabetsizliğini gösterir. Bişr b. Mu‘temir de onun görüşlerini Amriyye fırkasının devam ettirdiğini söyler.

Birçok eseri olduğu nakledilen Amr’dan günümüze kadar intikal eden, sadece Hasan-ı Basrî’den rivayet ettiği birkaç tefsir sahifesinden ibarettir (bk. Sezgin, I, 597). Kaynaklarda kendisine nisbet edilen eserler ise şunlardır: er-Red ʿale’l-Ḳaderiyye, Kitâbü’l-ʿAdl ve’t-tevḥîd, Eczâʾü s̱elâs̱emiʾe ve sittûn. Ayrıca birçok hutbe ve risâlesinin bulunduğu da kaydedilmektedir.

Dârekutnî Amr’ın görüşlerini Aḫbâru ʿAmr b. ʿUbeyd ve kelâmuhû fi’l-Ḳurʾân (Zâhiriyye Ktp., nr. 106/107) adlı eserde toplamıştır.

KAYNAK

  • Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 23; III, 157.
  • İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 482-483.
  • Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, VI, 352-353.
  • İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 273.
  • Eş‘arî, Maḳālât (Ritter), s. 222.
  • Mes‘ûdî, Mürûcü’ẕ-ẕeheb (Abdülhamîd), s. 313-314.
  • İbn Hibbân, Kitâbü’l-Mecrûḥîn, Haleb 1396, II, 69-71.
  • Kādî Abdülcebbâr, Şerḥu’l-Uṣûli’l-ḫamse, Kahire 1384/1965, s. 137-138, 588, 714.
  • a.mlf., Fażlü’l-iʿtizâl ve Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile (nşr. Fuâd Seyyid, Fażlü’l-iʿtizâl ve Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile içinde), Tunus 1393/1974, s. 242-250.
  • Bağdâdî, el-Farḳ (Abdülhamîd), s. 121.
  • Hatîb, Târîḫu Baġdâd, XII, 166-188.
  • İsferâyînî, et-Tebṣîr, s. 42.
  • Şehristânî, el-Milel (Kîlânî), I, 48-49.
  • İbn Hallikân, Vefeyât, III, 460-462.
  • İbn Teymiyye, Mecmûʿu fetâvâ, XII, 311.
  • Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 104-106.
  • İbn Kesîr, el-Bidâye, X, 78-80.
  • Teftâzânî, Şerḥu’l-ʿAḳāʾid, s. 39.
  • İbnü’l-Murtazâ, Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, s. 35-36.
  • a.mlf., el-Münye ve’l-emel (nşr. T. W. Arnold), Leipzig 1902, s. 11.
  • İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VIII, 70-75.
  • Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 165.
  • Brockelmann, GAL Suppl., I, 338.
  • Sezgin, GAS, I, 597.
  • Ali Sâmi en-Neşşâr, Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, İskenderiye 1966, I, 458-469.
  • et-Tarâzî, Mevsûʿatü’t-târîḫi’l-İslâmî ve’l-ḥaḍârati’l-İslâmiyye li-bilâdi’s-Sind ve’l-Bencâb, Cidde 1403/1983, I, 482-484.
  • Kays Âl-i Kays, el-Îrâniyyûn, I/1, s. 45-49.
  • Sâlih el-Hamarine, “ʿAmr b. ʿUbeyd ve ʿalâḳatühû bi-Ebî Caʿfer el-Manṣûr”, el-Müʾerriḫu’l-ʿArabî, XXII, Bağdad 1982, s. 205-214.
  • “Amr”, İA, I, 415.
  • W. Montgomery Watt, “ʿAmr b. ʿUbayd”, EI2(Fr.), I, 467.
  • J. Van Ess, “ʿAmr b. ʿObayd”, EIr., I, 991-992.

📚 Kaynakça ve Referanslar

  • Câhiz, el-Beyân ve’t-tebyîn, I, 23; III, 157.
  • İbn Kuteybe, el-Maʿârif (Ukkâşe), s. 482-483.
  • Buhârî, et-Târîḫu’l-kebîr, VI, 352-353.
  • İbn Sa‘d, eṭ-Ṭabaḳāt, VII, 273.
  • Eş‘arî, Maḳālât (Ritter), s. 222.
  • Mes‘ûdî, Mürûcü’ẕ-ẕeheb (Abdülhamîd), s. 313-314.
  • İbn Hibbân, Kitâbü’l-Mecrûḥîn, Haleb 1396, II, 69-71.
  • Kādî Abdülcebbâr, Şerḥu’l-Uṣûli’l-ḫamse, Kahire 1384/1965, s. 137-138, 588, 714.
  • a.mlf., Fażlü’l-iʿtizâl ve Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile (nşr. Fuâd Seyyid, Fażlü’l-iʿtizâl ve Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile içinde), Tunus 1393/1974, s. 242-250.
  • Bağdâdî, el-Farḳ (Abdülhamîd), s. 121.
  • Hatîb, Târîḫu Baġdâd, XII, 166-188.
  • İsferâyînî, et-Tebṣîr, s. 42.
  • Şehristânî, el-Milel (Kîlânî), I, 48-49.
  • İbn Hallikân, Vefeyât, III, 460-462.
  • İbn Teymiyye, Mecmûʿu fetâvâ, XII, 311.
  • Zehebî, Aʿlâmü’n-nübelâʾ, VI, 104-106.
  • İbn Kesîr, el-Bidâye, X, 78-80.
  • Teftâzânî, Şerḥu’l-ʿAḳāʾid, s. 39.
  • İbnü’l-Murtazâ, Ṭabaḳātü’l-Muʿtezile, s. 35-36.
  • a.mlf., el-Münye ve’l-emel (nşr. T. W. Arnold), Leipzig 1902, s. 11.
  • İbn Hacer, Tehẕîbü’t-Tehẕîb, VIII, 70-75.
  • Taşköprizâde, Miftâḥu’s-saʿâde, II, 165.
  • Brockelmann, GAL Suppl., I, 338.
  • Sezgin, GAS, I, 597.
  • Ali Sâmi en-Neşşâr, Neşʾetü’l-fikri’l-felsefî fi’l-İslâm, İskenderiye 1966, I, 458-469.
  • et-Tarâzî, Mevsûʿatü’t-târîḫi’l-İslâmî ve’l-ḥaḍârati’l-İslâmiyye li-bilâdi’s-Sind ve’l-Bencâb, Cidde 1403/1983, I, 482-484.
  • Kays Âl-i Kays, el-Îrâniyyûn, I/1, s. 45-49.
  • Sâlih el-Hamarine, “ʿAmr b. ʿUbeyd ve ʿalâḳatühû bi-Ebî Caʿfer el-Manṣûr”, el-Müʾerriḫu’l-ʿArabî, XXII, Bağdad 1982, s. 205-214.
  • “Amr”, İA, I, 415.
  • W. Montgomery Watt, “ʿAmr b. ʿUbayd”, EI2(Fr.), I, 467.
  • J. Van Ess, “ʿAmr b. ʿObayd”, EIr., I, 991-992.
🔙 Tüm Kelimeler Listesine Dön
🔗

Bu Terimi Paylaş

İslami terimler kılavuzunu kopyalayıp sevdiklerinizle paylaşabilirsiniz.

💡 Diğer İlginç Terimler

Aşere-I Mübeşşere Nedir?

Hz. Peygamber tarafından cennete girecekleri daha hayatta iken kendilerine müjdelenen on sahâbî.

Beytüli̇zze Nedir?

Kur’ân-ı Kerîm’in bir bütün halinde indirildiği ve dünya semasında bulunduğu rivayet edilen yerin adı.

İbnü’l-Cevzî, Ebü’l-Ferec Nedir?

İslâmî ilimlerin hemen her dalındaki çalışmalarıyla tanınan Hanbelî âlimi.

Kurrâ Nedir?

Çok Kur’an okuyan anlamına gelen ve farklı bağlamlarda kullanılan bir terim.

Ulûmü’l-Kur’ân Nedir?

Kur’ân-ı Kerîm’le ilgili ilimler anlamında bir tabir; bu ilimlere dair yazılan eserlerin ortak adı.