Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Geliştirilmesi için harcanan para mı, hastaya kazandırdığı yaşam süresi mi, yoksa piyasadaki diğer ilaçların fiyatı mı...Bu soruların makul yanıtları olduğunu düşünmek isteriz. Ancak son yıllardaki veriler başka bir tablo gösteriyor:Kanser ilaçlarının fiyatı, sağladıkları klinik yarardan giderek bağımsızlaşıyor.Bir yanda hücresel tedaviler, immünoterapiler ve hedefe yönelik ilaçlarla daha önce mümkün olmayan sonuçlar elde ediliyor. Bazı hastalar yıllarca hastalıksız yaşayabiliyor.Böylesi yeniliklerin büyük bir bilimsel ve ekonomik karşılığı olduğu tartışılmaz.Sorun, her pahalı ilacın aynı ölçüde değerli olmaması.1995 ile 2013 arasında önde gelen 58 kanser ilacını inceleyen bir araştırma, fiyatların enflasyon ve sağlanan yaşam kazancı hesaba katıldıktan sonra bile yılda yaklaşık yüzde 10 arttığını gösterdi.1995’te ilaçların kazandırdığı her ek yaşam yılı için ödenen tutar yaklaşık 54 bin dolardı. 2013’te bu rakam 207 bin dolara çıktı. Yani aynı yaşam kazancı için toplum, dört kat daha fazla ödemeye resmen faaliyete geçirildi.Daha yakın tarihli bir araştırmada, ABD’de yeni kanser ilaçlarının aylık lansman maliyeti 2009-2010 döneminde 5 bin 790 dolar iken, 2018-2019’da 14 bin 580 dolara yükselmişti.Üstelik ilaç piyasaya çıktıktan sonra da fiyat artışı durmadı. İncelenen 65 kanser ilacının yüzde 74’ünün fiyatı enflasyonun üzerinde arttı.Peki daha etkili ilaçlar mı daha pahalıydı, hayır.Araştırmacılar, fiyatla hastaya sağlanan klinik yarar arasında tutarlı bir ilişki bulamadı. 2023’e kadar izlenen 66 damardan uygulanan kanser ilacında da benzer bir tablo var. Ortalama aylık maliyet 27 bin 688 dolara ulaşmış, 2005’ten itibaren ortalama fiyat artışı yüzde 94’ü bulmuştu.Nadir kanserler için geliştirilen ilaçların lansman fiyatı diğerlerinden yaklaşık yüzde 120 daha yüksekti.Aynı sınıfa yeni rakiplerin girmesi de çoğu zaman fiyatları düşürmedi. Normal bir pazarda rekabet fiyatı aşağı çeker.Kanser ilaçlarında ise yeni gelen ürün, bazen eskisinin fiyatını sorgulamak yerine onu başlangıç noktası kabul ediyor. Böylece her yeni ilaç bir sonrakine daha yüksek bir fiyat çıpası bırakıyor.İlaç şirketleri yüksek fiyatları çoğunlukla araştırma ve geliştirme maliyetleriyle açıklıyor.Elbette bir ilacı laboratuvardan hastaya ulaştırmak yıllar süren, riskli ve pahalı bir süreç. Başarısız olan yüzlerce molekülün maliyeti de başarılı ilaca yüklenir.Fakat bu açıklama bütün tabloyu karşılamıyor.10 kanser ilacını ve üreticilerini inceleyen bir çalışma, bir ilacı geliştirmenin maliyetini yaklaşık 648 milyon dolar olarak hesapladı.Şirketlerin toplam araştırma-geliştirme harcaması 7.2 milyar dolar iken, birkaç yıl içinde elde ettikleri toplam gelir 67 milyar dolara ulaşmıştı.Bu bir örnek ve bütün ilaç sektörünü temsil etmez. Ancak fiyatların yalnızca geliştirme maliyetinin geri kazanılmasıyla açıklanamayacağını gösterebilir. Asıl çelişki burada başlıyor.Son 20 yılda bazı kanser ilaçları genel yaşam süresini uzattıkları kanıtlanmadan tümör küçülmesi veya hastalığın ilerlemesinin gecikmesi gibi ara sonuçlarla onay alabildi. Kanıt eşiği esnerken fiyat eşiği yükseldi.Üstelik fiyat, ilacın gerçek yaşam verileri olgunlaştığında kendiliğinden aşağı inmiyor.Beklenen yarar doğrulanmasa bile çoğu zaman aynı seviyede kalıyor veya artmaya devam ediyor.Bu rakamların çoğunun ABD liste ve satış fiyatlarına dayandığını belirtmek gerekir.Liste fiyatı, sigorta şirketlerinin veya devletlerin indirimlerden sonra ödediği gerçek tutarla aynı değildir.Avrupa’da ve Türkiye’de pazarlık, iskonto ve geri ödeme sistemleri farklıdır.Ancak sorun yalnızca Amerika’nın sorunu değildir.Yüksek küresel fiyatlar, geri ödeme kararlarını, hastaların yeni tedavilere ulaşmasını ve sağlık bütçelerinin başka alanlara ayırabileceği kaynakları etkiliyor. Tıpta buna “finansal toksisite” diyoruz.Bazen tedavinin yan etkisi yalnızca bedende değil, aile bütçesinde ve sağlık sisteminde ortaya çıkıyor. Çözüm yeniliği ucuzlatmak değil, fiyatı değerle ilişkilendirmektir.Bir ilaç gerçekten yaşam süresini uzatıyorsa, yaşam kalitesini artırıyorsa veya başka seçeneği olmayan hastaya kalıcı bir yanıt sağlıyorsa bunun karşılığı olmalıdır.Ama yalnızca yeni olduğu için değil. Çünkü kanser tedavisinde en pahalı şey her zaman ilacın fiyatı değildir. Bazen en pahalı olan, kanıtlanmamış bir fayda için kaybedilen sağlık kaynağıdır. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Türkiye'den ve Dünya’dan son dakika haberleri, köşe yazıları, magazinden siyasete, spordan seyahate bütün konuların tek adresi Hurriyet.com.tr haber içerikleri izin alınmadan, kaynak gösterilerek dahi iktibas edilemez. Kanuna aykırı ve izinsiz olarak kopyalanamaz, başka yerde yayınlanamaz. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.