Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • BURSA'da yaşayan Down sendromlu Melih Işık (19), Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Spor Bilimleri Fakültesi Ant...
- • Kentte yaşayan Gülten (56)-Yusuf Işık (56) çiftinin ikinci çocukları Melih Işık, Down sendromlu olarak dünyaya...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
BURSA'da yaşayan Down sendromlu Melih Işık (19), Bursa Uludağ Üniversitesi (BUÜ) Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Bölümü'nün ilk ve tek Down sendromlu öğrencisi olarak eğitimini sürdürüyor. Masa tenisindeki başarıları sonrası milli takıma da seçilen Işık, 'Down Sendromu Dünya Şampiyonası Masa Tenisi Müsabakası'nda, karma çiftler (MİX) kategorisinde 3'üncü olurken, erkekler takım kategorisinde de bronz madalya kazandı.
Kentte yaşayan Gülten (56)-Yusuf Işık (56) çiftinin ikinci çocukları Melih Işık, Down sendromlu olarak dünyaya geldi. 1,5 yaşında özel eğitime başlayan, lise öğrenimini tamamladıktan sonra ailesinin desteğiyle üniversite sınavına hazırlanan Işık, akademik sınavda ve merkezi özel yetenek sınavında başarılı oldu ve ilk tercihi olan BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölümü'ne yerleşti. Bölümün bugüne kadar kabul ettiği ilk ve tek Down sendromlu öğrenci olan Melih Işık, 2'nci sınıfta eğitimine devam ediyor. Egzersiz Fizyolojisi, hentbol ve masa tenisi gibi teorik ve uygulamalı derslere katılan Işık, derslerdeki dikkati, devamlılığı ve sosyal ilişkileriyle ilgi odağı oluyor. Işık, derslere düzenli katılımı, not tutması ve sınıf arkadaşlarıyla kurduğu iletişimle akademisyenlerin takdirini topluyor.
Üniversiteye başladıktan sonra öz güveni ve arkadaşlarıyla iletişimi gelişen Işık, bir yandan eğitimini sürdürürken diğer yandan da masa tenisindeki başarıları sonrası milli takıma seçildi. Haziran ayında Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da düzenlenen 'Down Sendromu Dünya Şampiyonası Masa Tenisi Müsabakası'nda karma çiftler (MİX) kategorisinde 3'üncü olurken, erkekler takım kategorisinde de bronz madalya kazandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Hem akademik eğitimini hem de milli takım kariyerini başarıyla sürdüren Melih Işık, "Üniversiteyi kazandığım için çok memnunum. Arkadaşlarımla iyi vakit geçiriyorum. Antrenör olmak istediğim için bu bölümde okuyorum. Derslerim iyi geçiyor, sevdiğim dersler var. Mesela hentbol var, çok güzel bir oyun. Masa tenisi var. Hocalarımla ve arkadaşlarımla iyi anlaşıyorum, sohbet ediyoruz. Üniversitede zorlandığım bir şey yok. Bütün dersler kolay zaten. Kafaya koyduğum her şeyi yaparım. Geçen sene bir dersten kalmıştım, onu kafaya koydum, geçeceğim. Masa tenisi oynuyorum. Sofya'ya gittim, üçüncü oldum, madalya aldım. Sonra Konya'ya gittim, orada da Türkiye ikincisi oldum" diye konuştu.
BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Antrenörlük Eğitimi Bölüm Başkanı Prof. Dr. Şerife Vatansever (48), Melih'in bölümde eğitim gören ilk Down sendromlu öğrenci olduğunu belirterek, "Bölümümüzde farklı engel gruplarından öğrencilerimiz var ancak Melih ilk Down sendromlu öğrencimiz. İlk engelli öğrencilerimizi almaya başladığımızda öğretim elemanları olarak endişelerimiz vardı. Çünkü bu alanda özel bir eğitimimiz yoktu. Onlara nasıl faydalı olabileceğimizi düşündük. Ancak zamanla hep birlikte bu sürecin üstesinden geldik. Melih'in Egzersiz Fizyolojisi dersine giriyorum. Gayet başarılı. Her derse geliyor, dikkatle dinliyor ve not alıyor. En düzenli devam eden öğrencilerimizden biri. Bazen diğer öğrencilerimiz derslerde telefonlarıyla ilgilenebiliyor, not almayabiliyor ama Melih tamamen derse odaklanıyor. Soru sormaya gayret ediyor. Açıkçası bu kadar dikkatli ve disiplinli olması beni şaşırttı" dedi.
Melih'in sınıf arkadaşları ve öğretim kadrosuyla iletişiminin de çok iyi olduğuna dikkat çeken Vatansever, "Diğer öğrencilerden çok farklı bir ders performansı göstermiyor. Aynı şekilde ders dinliyor, soru soruyor ve kendisini ifade edebiliyor. Öğretim elemanlarının yanına gidip, sohbet edebiliyor. Kendisini arkadaşlarından izole etmiyor. Bunda sporun, antrenmanların ve sporcu arkadaşlarıyla kurduğu iletişimin önemli katkısı olduğunu düşünüyorum. Üniversite yalnızca eğitim alınan bir yer değil, aynı zamanda sosyalleşme ve kişisel gelişim alanı. Özellikle bizim fakültemizde uygulamalı dersler ve birlikte yapılan sportif faaliyetler öğrencilerin gelişimine katkı sağlıyor. İlk sınıfta aileleri tarafından getirilen bazı engelli öğrencilerimizin ilerleyen yıllarda kendi başlarına otobüse, metroya bindiklerini görüyoruz. Melih'in de mezun olana kadar çok daha fazla gelişeceğine inanıyorum" diye konuştu.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
BUÜ Spor Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ramiz Arabacı ise "Melih, zorlu bir sürecin ardından burada öğrenci olmaya hak kazandı. Önce akademik sınava, ardından ÖSYM tarafından gerçekleştirilen merkezi özel yetenek sınavına girdi. Belli bir başarı puanı elde ederek yaptığı tercihler sonucunda fakültemize yerleşti. Bu nedenle kendisini ve ailesini kutluyorum. Öğretim elemanlarımızdan Melih hakkında sürekli olumlu dönüşler alıyoruz. Derslerde ve arkadaşlarıyla iletişiminde herhangi bir sorun yaşamıyor. Son derece uyumlu bir öğrenci. Sporcu olmasının kazandırdığı disiplinin eğitim hayatına da yansıdığını görüyoruz. Down sendromlu bireyler elbette üniversite okuyabilir. Melih bunun çok güzel bir örneği. Üniversite eğitimi yalnızca meslek edinmek için değil, sosyalleşmek ve kişisel gelişim açısından da çok önemli. Diğer Down sendromlu gençlerimizi de üniversite okumaya teşvik ediyoruz" dedi.
'ÜNİVERSİTEYİ KAZANDIĞINDA EVDE ÇIĞLIKLAR ATTIK'
Melih'in annesi Gülten Işık DA oğlunun eğitim hayatına 1,5 yaşında başladıklarına dikkat çekerek, "Melih'in özel eğitimi yıllarca devam etti. Şu anda artık özel eğitim almıyor çünkü birçok şeyi başardı ve üniversitede çok ilerledi. Üniversite sınavına girebileceğimizi lisedeki rehber öğretmenimizden öğrendik. Kızım bu süreçte Melih'i çok çalıştırdı. Abla-kardeş çok güzel ilerlediler ve emeklerinin karşılığını aldılar. İlk tercihimiz, Uludağ Üniversitesi'ydi. Sonuçları öğrendiğimizde evde büyük çığlıklar atıldı. Çok mutlu olduk. Başardığını görmek inanılmaz mutluluk vericiydi. Melih üniversiteye başladıktan sonra öz güveni çok arttı. Çevre ilişkileri gelişti, arkadaşlarıyla iletişimi ilerledi. Kendine daha çok güvenmeye başladı. En büyük hayalimiz, üniversiteyi bitirdikten sonra bir işe girmesi. Masa tenisine ve müsabakalara da devam edecek" diye konuştu.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Down sendromlu çocukları olan ailelere tavsiyede de bulunan Gülten Işık, "İlk öğrendiğinizde çok büyük üzüntü yaşıyorsunuz ama aslında çok gereksizmiş. Ben de çok üzülmüştüm. Şimdi iyi ki dünyaya gelmiş, iyi ki bizim evladımız diyorum. Ailelerin üzülmesini istemem. Aile desteği çok önemli. Aileler, çocuklarının ne kadar arkasında olursa çocuklar da o kadar ilerliyor. Doğru insanlarla karşılaştığınızda çok güzel yol alıyorsunuz" dedi.