Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • Özdağ'a, son dönemde gündemin ilk sırasında yer alan fon krizi soruldu. Soruda, iddialar arasında AK Parti Gen...
  • • "Çok sayıda mağdur var. Bu 86 milyon mağdur demek. Çünkü bu çok büyük bir para, 25 milyar dolar. Bu da yaklaşı...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Özdağ'a, son dönemde gündemin ilk sırasında yer alan fon krizi soruldu. Soruda, iddialar arasında AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'nın adının da geçtiği hatırlatıldı. Özdağ, krizin yalnızca yatırımcıları değil tüm ülkeyi etkilediğini söyledi:

"Çok sayıda mağdur var. Bu 86 milyon mağdur demek. Çünkü bu çok büyük bir para, 25 milyar dolar. Bu da yaklaşık 1 trilyon liraya karşılık geliyor. Bu yıl yurt dışından aldığımız kredilere ödeyeceğimiz faiz 1 trilyon 700 milyar lira. Fon krizindeki kayıp bunun 1 trilyon lirasına denk geliyor."

Özdağ, Türkiye'nin daha önce yaşadığı krizleri de hatırlattı:

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

"Koalisyonlar döneminde bankaların içi offshore uygulamalarıyla boşaltıldı, ardından büyük krizler oluştu. Sonra kripto krizi yaşandı. İnsanlar para kazanmak için yatırım yaptı, paralar hiç oldu ve yurt dışına gitti. O krizlerdeki kayıplar 5 milyar, 8-9 milyar, 9-10 milyar dolar civarındaydı. Şimdi 25 milyar dolardan bahsediyoruz."

Özdağ, sorunun denetim mekanizmalarında olduğunu savundu:

"Benim meselem dolandırıcıların çokluğu değil. Avrupa'da da dolandırıcılar var ama bu tür olaylar orada çok nadir yaşanıyor. Yaşandığında da o bakan, o yetkili özür diler ve istifa eder. Bizim ülkemizde istifa müessesesi neden devreye girmiyor?"

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Özdağ, denetimden sorumlu kurumların süreci takip etmesi gerektiğini söyledi:

"MASAK, SPK, Borsa İstanbul, Hazine ve Maliye Bakanlığı, Adalet Bakanlığı, MİT ve İçişleri Bakanlığı... Bu kurumların hepsinin burada sorumluluğu var. Bu kurumlar neden zamanında müdahale etmedi?"

Özdağ, soruşturma süreçlerinde iktidar ve muhalefet arasında ayrım yapıldığını öne sürdü. Sayan Kaya'ya ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

"Fatma Betül Sayan Kaya eğer CHP'nin ya da Yeni Yol'un bir milletvekili, eski bakanı veya genel başkanı olsaydı aynı şekilde mi davranılırdı? İktidar partisine yakın olunduğunda süreçler zamana yayılıyor. Yargıda herkese aynı ölçü uygulanmalı."

Özdağ, konunun Meclis'te tüm partilerin katılımıyla araştırılması gerektiğini vurguladı:

"Bizi millet seçti. Burada yalnızca AK Parti ve MHP yok. İYİ Parti, Yeni Yol, CHP, Yeni Parti, DEM Parti, Yeniden Refah, Demokrat Parti, İşçi Partisi, Emek Partisi var. Biz burada objektif bir araştırma yapabiliriz. Bu konu yalnızca Devlet Denetleme Kurulu'na ve yargıya bırakılmayacak kadar önemli."

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Özdağ, devlet yönetiminde öngörünün önemine dikkat çekti:

"Devlet adamı sosyologlarıyla, ekonomistleriyle, siyaset bilimcileriyle ve uluslararası ilişkiler uzmanlarıyla olacak olayları önceden tespit eder. Rusya-Ukrayna savaşını, Suriye'deki rejim değişikliğini, İran'a yönelik saldırıyı önceden görmek gerekiyordu. Bu kriz de önceden görülmeliydi."

Özdağ, depremin ardından yapılan konutlara da değindi. Konutların hangi vatandaşlara ne zaman teslim edildiğinin kamuoyuyla paylaşılmasını istediğini söyledi.

Özdağ, düzenleyici kurulların yapısını da değerlendirdi. RTÜK'te sayıca az da olsa muhalefet temsilcileri bulunduğunu, bu üyelerin kararlara itiraz edip muhalefet şerhi yazabildiğini söyledi. TÜİK'in ise enflasyon sepetini açıklamadığını belirten Özdağ, şeffaflık eksikliğinin kurumlara güveni zayıflattığını ifade etti.

Özdağ, ekonomi yönetiminin tahminlerinin de sık sık revize edildiğini söyledi:

"Merkez Bankası faiz tahmini yapıyor, sonra revize ediliyor. Orta Vadeli Program açıklanıyor, yine revize ediliyor. Yüzde 16 olan tahmin yüzde 26'ya çıkarılıyor."

Avrupa Birliği kriterlerinde bir Türkiye istediğini söyleyen Özdağ, gelir dağılımındaki bozulmaya dikkat çekti:

"Bu ülkede yüzde 20 servet transferiyle zenginleşirken yüzde 80 derece derece fakirleşiyor. İşsizlerin sayısı artıyor, intiharlar artıyor."

Yeni yasama yılına ilişkin dileklerini paylaşan Özdağ, Meclis'i "milletin sesi, kalbi, vicdanı ve aklı" olarak tanımladı. Özdağ, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi ile birlikte muhalefetin yasama sürecindeki etkisinin azaldığını savundu:

"Ben üç yılda 37 kanun teklifi verdim. Grubumuz önce Saadet-Gelecek, sonra Yeni Yol grubu olarak 140'a yakın kanun teklifi verdi. Bunların bir tanesi bile kabul edilmedi. Muhalefet olarak toplam 1500'e yakın kanun teklifi verdik. İktidarın kanun teklifleri makbulse muhalefetinkiler neden makbul değil?"

Özdağ, tekliflerin çiftçilerden öğrencilere, sanayiden ormanlara, işsizlikten turizm ve eğitime kadar toplumun gündemindeki her konuyu kapsadığını söyledi.

Özdağ, milletvekillerinin denetim aracı olan soru önergelerine de değindi:

"Anayasaya göre bakanın soru önergesine 15 gün içinde cevap vermesi gerekiyor. Ben 528 soru önergesi verdim. Muhalefetin verdiği önergeler 20-30 bini bulmuş durumda. Bunların bir kısmı cevapsız kalıyor, bir kısmına da yalnızca mevzuat hatırlatılarak yanıt veriliyor."

Özdağ, Türkiye'de düzenlenen NATO toplantısını örnek gösterdi. Toplantı öncesi güzergâhta yapılan boya ve branda çalışmaları için ne kadar harcama yapıldığını kalem kalem sorduğunu söyledi. Özdağ'a göre Milli Savunma Bakanlığı'ndan gelen yanıtta yalnızca harcamanın mevzuat çerçevesinde yapıldığı özellikle kayıtlara geçti. Özdağ, "Ben ne kadar para harcandığını soruyorum. Şeffaf bir ülke böyle olmalı" dedi.

Özdağ, imzasının bulunduğu Engelliler Bakanlığı kurulmasına ilişkin araştırma önergesinin, iktidar milletvekillerinin Genel Kurul'da bulunmadığı bir oturumda kabul edildiğini hatırlattı. Özdağ'a göre önerge daha sonra engellilerin sorunlarının ve çözüm önerilerinin araştırılmasına dönüştürüldü.

Özdağ, muhalefet olarak her kanun teklifini madde madde incelediklerini söyledi. Trafik kanununun Meclis'ten 8 ayda, suça sürüklenen çocuklarla ilgili düzenlemenin ise yaklaşık 1 ayda geçtiğini hatırlattı. Özdağ, bu düzenlemede 2'nci, 4'üncü ve 17'nci maddelerde muhalefetin önerileriyle değişiklik yapıldığını söyledi. Gazi ve şehit yakınlarına yönelik teklifte de eksik gördükleri maddelere değişiklik önergesi verdiklerini, ödemelerin enflasyona göre belirlenmesini istediklerini belirtti.

Özdağ, "Meclis'te 13 partinin milletvekilleri, 7 partinin grubu var. Muhalefetin de en az bir kanun teklifi kabul edilmeli, soru önergelerine de makul cevaplar verilmeli" dedi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.