Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Tarihin en büyük trajedilerinden biri olan1347 - 1353yılları arasındaki hıyarcıklı veba salgını (Kara Ölüm), A...
- • Bilim dünyasında uzun süredir, Kara Ölüm sonrası terk edilen çiftliklerin ve tarlaların "yeniden yabanileşerek...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Tarihin en büyük trajedilerinden biri olan1347 - 1353yılları arasındaki hıyarcıklı veba salgını (Kara Ölüm), Avrupa nüfusunun yarısını silip süpürmüştü. Bugüne kadar genel kanı, insanın doğadan çekilmesinin bitki çeşitliliğini artırdığı yönündeydi. Ancak Ecology Letters dergisinde yayımlanan yeni bir araştırma, bu popüler inanışı yerle bir ediyor. İnsanlar gittiğinde, Avrupa’nın bitki çeşitliliği artmak bir yana, sert bir düşüş yaşadı.
Bilim dünyasında uzun süredir, Kara Ölüm sonrası terk edilen çiftliklerin ve tarlaların "yeniden yabanileşerek" ekosistemi zenginleştirdiği düşünülüyordu. Fakat York Üniversitesi Leverhulme Antroposen Biyoçeşitlilik Merkezi'nden Dr. Jonathan Gordon ve ekibinin fosil polen kayıtları üzerinde yaptığı analizler, durumun tam tersi olduğunu kanıtladı.
Araştırma, bugün hayranlıkla baktığımız pek çok bitki türünün aslında binlerce yıllık geleneksel arazi yönetimi sayesinde varlığını sürdürdüğünü ortaya koyuyor. Tarım, otlatma ve arazi temizliği gibi "insan müdahaleleri" kesildiğinde ormanlar kontrolsüzce yayıldı. Ayrıca açık alanlarda yaşayan hassas bitki türleri, orman yayılımı altında kalarak yok oldu. Bununla birlikte pandemiyi takip eden150 yıl içinde biyoçeşitlilikte keskin bir düşüş yaşandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Makalenin yazarlarından Dr. Chris Thomas, bu bulguların modern çevrecilik anlayışı için kritik bir mesaj taşıdığını belirtiyor:"İnsanları doğadan tamamen uzaklaştırmak, otomatik olarak daha sağlıklı bir ekosistem anlamına gelmiyor."Aksine, insan ve doğa çoğu zaman birbirine muhtaç bir denge içinde yaşıyor.
Bilim insanları, tek tip bir "dokunulmamış doğa" yerine, farklı yaşam alanlarının bir arada bulunduğuyamalı bir yaklaşım öneriyor. Bu modele göre en zengin biyoçeşitlilik; tarım alanları, meralar, ormanlar ve göllerin bir mozaik gibi bir arada tutulduğu peyzajlarda saklı.
- İberya’daki Dehesa ve Montado sistemleri
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
- Macaristan kırsalındaki geleneksel tarım modelleri
Bu çalışma, insanın doğanın yalnızca "düşmanı" değil, doğru yöntemlerle "bahçıvanı" da olabileceğini gösteriyor. Aşırı otlatma ve monokültür tarımın zararlı olduğu bir gerçek; ancak Kara Ölüm’ün sonuçları, insan nefesinin tamamen kesildiği bir dünyanın da çiçeklerini kaybettiğini kanıtlıyor.