Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • İZMİR'in Aliağa ilçesinde yaşayan ve testis kanseri teşhisi konulan Enes Alkan (20), kemoterapi ve zorlu tedav...
  • • Testis tümörü tedavisi gören Enes Alkan'a ileri düzey uzmanlık gerektiren zorlu ameliyat, İzmir Şehir Hastane...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

İZMİR'in Aliağa ilçesinde yaşayan ve testis kanseri teşhisi konulan Enes Alkan (20), kemoterapi ve zorlu tedavi sürecinin ardından İzmir Şehir Hastanesi'nde kapalı yöntemle gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuşma yolunda önemli bir adım attı. İlk teşhisi aldığında psikolojik olarak büyük bir yıkım yaşadığını belirten Alkan, "Ailemizde vardı, halam kanserden vefat etti. Ama yine de bu hastalığa yakalanacağım hiç aklıma gelmezdi" dedi.

Testis tümörü tedavisi gören Enes Alkan'a ileri düzey uzmanlık gerektiren zorlu ameliyat, İzmir Şehir Hastanesi'nde kapalı yöntemle ilk kez ve başarıyla uygulandı. Testis tümörü alınan ve uygulanan kemoterapinin ardından karın bölgesinde riskli kitleleri kalan Alkan'a, Üroloji Kliniği'nden Prof. Dr. Serdar Çelik ve ekibi 16 Haziran'da laparoskopik bir işlem uyguladı. Tıpta Retroperitoneal Lenf Nodu Diseksiyonu (RPLND) olarak bilinen bu zorlu cerrahi müdahale, hastanede ilk kez kapalı yöntemle başarıyla tamamlandı.

Yaklaşık 1 yıl önce başlayan ağrıları nedeniyle hastaneye başvurduğunu anlatan Enes Alkan, "İlk teşhisi duyduğum zaman şok olmuştum. O yaşlarda hiç beklenmedik bir şeydi. Psikolojik olarak çökmüştüm. Geçen sene aralık ayında acil bir ameliyatla bu tümör alındı. Ameliyattan sonra ocak ayında patoloji sonucu çıktı" dedi. Kanser teşhisi konulduktan sonra kemoterapiye başlayan ancak yeni bir sorunla karşılaşan Alkan, bu kez karın bölgesinde kalan kitlelerin alınması için bir tedaviye başlandığını belirtip, "Tümör kötü huyluydu. Kanser teşhisi kondu. Bendeki patoloji sonucuna göre geç kalınan bir durum yokmuş. Biraz daha şanslıydım. Tabii ki bunda erken teşhisin de faydası oldu" diye konuştu.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

'HERKESE TAVSİYEM, DENGELİ BESLENMELERİ'

Kemoterapi sürecinde yaşadığı zorlukları ve akranlarına tavsiyelerini paylaşan Alkan, "Üç kür kemoterapi aldım. Birinci, ikinci kürde biraz dayandım ama üçüncüsünde zorlandım. Dördüncü kürü almam imkansızdı. İlk hastaneye gittiğimde 19 yaşında olduğum için biraz tuhaf bakıyorlardı. Herkese tavsiyem, dengeli beslenmeleri. Şeker, tuz ve paketli gıdayı temkinli kullansınlar. Günümüzde paketli gıdalarda vücudumuza zarar veren birçok şey var. Bunların dışında genetik faktörler de var. Ailemizde vardı, halam kanserden vefat etti. Ama yine de bu hastalığa yakalanacağım hiç aklıma gelmezdi" dedi.

'BABA OLARAK 'ONA OLACAĞINA BANA OLSUN' DİYORSUNUZ'

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Baba İsmail Alkan (45) ise "Ağrıları vardı ama küçük olunca çok önemsemiyorduk. Aliağa'da birkaç küçük hastaneye gitti ancak pek sonuç alamadı. Sonrasında biraz ağrıları arttı. Şehir Hastanesi'nde hocalarımız, bize yardımcı oldu. Zor bir süreç geçiriyoruz. Baba olarak ilk duyduğunuzda üzülüyorsunuz ve 'Ona olacağına bana olsun' diyorsunuz. Kendi ablamda da vardı. Ablamı bu yüzden kaybettik. 18 yaşından sonra her gence sağlık taraması yaptırmasını tavsiye ederim. Enes'in iki kardeşine de büyüdüklerinde sağlık taraması yaptıracağım" diye konuştu.

'TOPLUMSAL FARKINDALIK AÇISINDAN ÖNEM ARZ EDİYOR'

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Öğretim Üyesi ve İzmir Şehir Hastanesi Üroloji Kliniği'nden Prof. Dr. Serdar Çelik de testis kanserinin genç erişkin erkek hastalarda gözlenebildiğini söyledi. Prof. Dr. Çelik, "15-40 yaş arasında bu kanseri sık gözlüyoruz. Genç yaşta gözleniyor olması ek olarak önemli bir bulgu. Farkındalığı da önemli. Hastaların daha tanı almadan mutlaka kendi kendine testis muayenesi yapmaları da önemli. Toplumsal farkındalık açısından da önem arz eden bir hastalık. Erken tanı çok önemli. Çünkü erken tanıda bu hastalıktan kurtulma ihtimali yüksek" dedi.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

'HER YERDE YAPILABİLEN BİR AMELİYAT DEĞİL'

Hastası Enes Alkan'a karın arka duvarındaki kitlenin kapalı ameliyatla alınması işlemini uyguladıklarını anlatan Prof. Dr. Çelik, "Aslında bu ameliyat her yerde yapılabilen bir ameliyat değil. Hatta Avrupa ve Amerika kılavuzlarında da deneyimli, yüksek hasta sayısının başvurduğu büyük merkezlerde yapılması ve üroonkoloji alanında deneyimli ekipler tarafından yapılması önerilmekte. Yine bu ameliyat tipi hem açık hem robotik hem de laparoskopik olarak seçili hastalarda yapılabilmekte. Aslında hastamız kemoterapiyle belli bir düzeyde fayda gördükten sonra bu cerrahi ile en azından o tümöral yükün büyük çoğunluğundan kurtulmuş oldu" diye konuştu.

'HASTALAR DAHA ÇABUK AYAĞA KALKABİLİYORLAR'

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Ameliyatın sağladığı avantajları ve bundan sonraki süreci değerlendiren Prof. Dr. Çelik, "Bu işlemin ardından hastanın karnında büyük bir kesi oluşmuyor. Hastalar daha çabuk ayağa kalkabiliyorlar. Daha çabuk normal hayata, iş hayatına ya da kendi özel hayatına dönüş sağlayabiliyorlar. Bundan sonraki tedavi sürecinde kandaki biyobelirteç düzeylerini takip edeceğiz ve kemoterapi seçeneği tabii ki onkoloji bölümü tarafından planlanacaktır. Bu hastalığın bir kısmında da tabii ki hastalıktan kurtulmuş olma ihtimali de var" dedi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.