Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "En ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz T...
  • • Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası' lansman...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, "En ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız" dedi.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı tarafından düzenlenen 'Ortak Gelecekte Biriz İletişim Kampanyası' lansman programında konuşan TBMM Başkanı Kurtulmuş, Terörsüz Türkiye sürecine değinerek, "Esas mesele Türklerle Kürtler arasında değil; esas mesele bir asrı aşkın süredir bu coğrafyayı yeniden şekillendirmek isteyen emperyalistlerin emperyal projeleridir. Cetvellerle, Sykes-Picot'yla çizdikleri sınırların içerisinde bu ülkelerin insanlarını hapsetmek istemişler, birbirlerinden ayırmaya çalışmışlardır. Hatta öyle ki aynı aşiretin mensuplarının bir kısmı Suruç'ta kalmış, diğer kısmı Kobani'de kalmıştır. Dolayısıyla bu ayrışmayı ortadan kaldıran iradeyi Türkiye ortaya koyuyor" dedi.

"Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız"

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Cumhuriyet tarihinin birinci asrının geride kaldığını söyleyen Kurtulmuş, "Hepimiz ittifak ederiz ki birinci asrın en önemli, zor, yakıcı sorunu Türkiye'deki terör meselesiydi. Yaklaşık 50 yılımızı heba ettiğimiz bir süreçten bahsediyoruz. On binlerce insanımızın öldüğü, binlerce insanımızın şehit olduğu, aynı şekilde Türkiye'nin bütün kaynaklarının heba edildiği bir süreçten bahsediyoruz. En önemlisi, terör vesilesiyle bu ülkenin geleceğe dair umutlarının da ortadan kaldırıldığı dönemleri yaşadık, büyük bir bedel ödedik. Şimdi bu en ağır sorunu ortadan kaldırmak için Terörsüz Türkiye hedefiyle başlattığımız bu süreci inşallah başarıyla sürdürüyoruz, başarıyla da sonlandıracağız" diye konuştu.

Kurtulmuş, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2013-2014 yıllarında çözüm süreci için yoğun çaba gösterdiğini ancak terör ve savaş baronlarının sürecin devam etmesini istememesi nedeniyle girişimlerin sonuçsuz kaldığını dile getirdi.

"Türkiye'de terörle mücadele tarihimizde ilk sefer devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmüş, aynı hedefe yürümüştür"

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Terörsüz Türkiye sürecinin başarılı bir şekilde sürmesinin nedenlerine değinen Kurtulmuş, "Bunlardan birincisi, hiç şüphesiz devlet aklıyla millet vicdanının yan yana gelmiş olmasıdır. Bazen devlet ister, millet istemez. Bazen milletin vicdanı ister, aklı ister; devletin bazı unsurları istemez. Türkiye'de terörle mücadele tarihimizde ilk sefer devlet aklıyla millet vicdanı örtüşmüş, üst üste gelmiş ve aynı istikamete, aynı hedefe yürümüştür. Bunun fevkalade önemli olduğunu, eğer devlet aklıyla millet vicdanı bir araya gelmeseydi bu atılan adımların başarıyla atılmasının da çok mümkün olmadığını hatırlatmak isterim. İkinci önemli mesele, tam da bu süreçte örgüt silahsızlanmayı, silahları bırakmayı ve örgütsel faaliyetlerini feshetmeyi açık bir şekilde murat etmiş ve bunu defaatle beyanlarıyla ortaya koymuştur. Dolayısıyla şimdiye kadarki süreçte de örgütün ilk kez bu kadar açık, artık silahlı bir mücadelenin anlamı kalmadığı, örgüte kaynaklık eden ideolojinin, rasyonel sosyalizmin artık geçerliliğini kaybettiği konusunu kamuoyunun önünde açıkça tartışmaktan imtina etmemiştir. Örgütün, özellikle İmralı'nın bu konudaki açık tavırları sürecin sağlıklı bir şekilde yürütülmesi için de önemli adımlardan birisi olmuştur. Dolayısıyla bütün şartlar bir araya gelse, eğer örgüt silah bırakmayı istemese, silah bırakmayı kabul etmeseydi hiç şüphesiz bu adımların hiçbirisi atılamazdı, Terörsüz Türkiye'den de bahsedilemezdi" şeklinde konuştu.

"Coğrafyanın temel özelliklerinden birisi bölgesel güvensizlik haline gelmiştir"

Üçüncü önemli nedene değinen Kurtulmuş, "Küresel ve bölgesel çatışmaların, gerilimlerin, savaşların ortaya çıkardığı yeni politik zemin. Hep beraber her gün elimiz yüreğimizde bölgedeki gelişmeleri, dünyadaki çatışmaları izliyoruz. Dünyanın hemen hemen bütün büyük güçlerinin bizim de merkezinde bulunduğumuz bu coğrafyada bütün imkanlarıyla var olduğunu, sadece var olmadıklarını, varlıklarıyla birlikte de gerilimi artırdıklarını gayet iyi biliyoruz. Bölgede bir tarafta Amerika-İsrail'in İran'a karşı başlattığı savaş, bir tarafta İsrail'in 3 yılı aşkın bir süredir Gazze'de ve Batı Şeria'da sürdürdüğü insanlık dışı suçlar bölgeyi tam manasıyla kırılgan bir hale getiriyor. Bu coğrafyada, coğrafyanın temel özelliklerinden birisi bölgesel güvensizlik haline gelmiştir. Türkiye tam da böyle bir ortamda elindeki imkanların tamamını seferber ederek iç kalesini tahkim etmek, Türkiye'nin arasına sokulmak istenen fitneleri ilanihaye ortadan kaldırmak için çok ciddi bir kararlılıkla yola çıkmış, Cumhurbaşkanımızın 2 sene evvel Ahlat'ta dile getirmiş olduğu iç kalenin tahkimi süreci önemli bir proje olarak ortaya konulmuştur" dedi.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

Numan Kurtulmuş, İsrail'in Filistin'in yanı sıra bölgedeki birçok ülkeye yönelik saldırılarının Orta Doğu'da güvenlik kaygılarını artırdığını belirterek, Türkiye'nin bölgede güven ve istikrarın temel unsurlarından biri olması gerektiğini vurguladı. Kurtulmuş, bu nedenle ülke içindeki birlik ve dayanışmanın güçlendirilmesinin önem kazandığını ifade etti.

"Türkiye, Suriye'nin yeni yönetiminin bu iradesine büyük bir destek vermiştir"

Kurtulmuş, bölgede yaşanan siyasi gelişmelerin Türkiye'nin elini rahatlattığını belirterek, "Biz istesek hepsini bir araya getiremeyeceğimiz birçok uluslararası gelişmenin eş zamanlı olarak gerçekleştiğini görüyoruz, bundan da memnun oluyoruz. Hiç şüphesiz bunun en başında Türkiye'de teröre de önemli bir şekilde destek veren Suriye'nin güvensizliğini ortadan kaldıracak olan gelişme, Suriye'de yeni yönetimin iş başına gelmesiydi. Yeni yönetim kapsayıcı, kuşatıcı, bütün etnik ve mezhebi grupları yeni yönetimin çatısı altında toparlama iradesiyle birlikte kollarını sıvamış; bu çerçevede de Türkiye, Suriye'nin yeni yönetiminin bu iradesine büyük bir destek vermiştir. Bu çerçevede PYD/YPG'nin Suriye yeni yönetimine süratle entegrasyonunun gerçekleşmiş olması, sürecin başarıyla yürütülebilmesi için de önemli bir imkanı oluşturmuştur. Ümit ederiz ki şimdiye kadar başarıyla gelen Suriye'deki entegrasyon süreci en kısa süre içerisinde tamamlanır ve Suriye'nin bütün unsurları, Suriye'nin toprak bütünlüğü tanınarak, Türkiye'nin egemen yapısı korunarak, Suriye'nin egemen yapısı korunarak Suriye'deki bütün etnik, dini ve mezhebi unsurların temsil edildiği demokratik bir Suriye'nin inşası mümkün olur" açıklamasında bulundu.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Irak'ta merkezi hükümet dışında hiçbir milis grubun silahlı varlık bulundurmamasına yönelik uzlaşının hayata geçirilmeye başlandığını belirterek, bu kapsamda Mahmur ve Sincar bölgelerindeki PKK, PYD ve KCK unsurlarının silah bırakma çalışmalarının da sürdüğünü ifade etti. Bölgedeki gelişmelerin Türkiye'nin elini güçlendirdiğini kaydeden Kurtulmuş, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik saldırılarının ardından ülkenin kuzeybatısındaki Kürt bölgelerinde ayaklanma çıkarılmasına yönelik girişimlerin sonuçsuz kaldığını söyledi. Kurtulmuş, Suriye, Irak ve İran'da yaşanan gelişmelerin Türkiye'de yürütülen sürece de önemli katkı sağladığını vurguladı.

"Bu kadar farklı partinin bir araya gelerek ortak kanaat serdettiği konu çok nadirdir"

Türkiye siyasetinin Terörsüz Türkiye'ye yakın ilgisine değinen Kurtulmuş, "Türkiye siyasetindeki bütün siyasi partilerin, bir siyasi parlamento için konuşursak bir siyasi parti dışında bütün siyasi partilerin bu sürece destek vermiş olmaları, katkı sunmuş olmalarıdır. Türkiye'nin demokratik tarihinde şunu rahatlıkla söyleyebilirim ki herhalde bu kadar farklı partinin bir araya gelerek ortak kanaat serdettiği konu çok nadirdir. Türkiye'nin Cumhuriyet tarihinin en zor meselesinin hiç şüphesiz çözüm yeri milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi olacaktır. Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde büyük bir istişareyle, fevkalade ciddi bir müzakere ortamını oluşturarak, temsil edilen bütün siyasi partilerin katılımını öngördüğümüz bir komisyonu kurduk ve bu komisyon, Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu, Türkiye'nin önündeki bu konuyla ilgili bütün meseleleri açıklıkla ele aldı. Türkiye toplumunun bütün farklı kesimleri dinlendi. Şehit ailelerimizden Barış Anneleri'ne kadar herkes aynı masa etrafına geldi" ifadelerini kullandı.

Numan Kurtulmuş, 10 Ağustos'ta TBMM'de 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilen Milli Dayanışma ve Gönüllü Birlikteliğin Güçlendirilmesine İlişkin Yasa'nın sürece yönelik geniş siyasi uzlaşının göstergesi olduğunu söyledi. Sürece ilişkin çalışmaların Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan üst kurul tarafından sürdürüldüğünü aktaran Kurtulmuş, gelecek günlerde TBMM bünyesinde süreci millet adına takip edecek bir 'izleme komisyonunun' kurulacağını bildirdi. Kurtulmuş, Türkiye Modeli olarak nitelendirdiği süreçte herhangi bir üçüncü gözün bulunmadığını, sürecin tamamen TBMM ve millet iradesi doğrultusunda yürütüldüğünün altını çizdi. Bu yönüyle sürecin kendine özgü bir model oluşturduğunu ifade eden Numan Kurtulmuş, Türkiye Modeli'nin ilerleyen dönemde uluslararası ilişkiler ve çatışma çözümü alanlarında örnek olarak inceleneceğini kaydetti.

"Hepimiz ülkemizin, dünyanın en müreffeh, en zengin, en güçlü ülkelerinden birisi olmasını istiyoruz"

Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Hepimiz ülkemizin, dünyanın en müreffeh, en zengin, en güçlü ülkelerinden birisi olmasını istiyoruz. Hepimiz Türkiye'de bunun için terörün sona ermesini istiyoruz ve artık bu ülkede terörün ekonomisinin değil, bu ülkede barışın ekonomisinin konuşulmasını istiyoruz. O zaman hep beraber bu sürece olumlu katkıda bulunmaya devam edeceğiz ve hayırlı işlerimizde acele edeceğiz. Yaptığımız şey bir asır evvel dağıtılan parçalarımızı tekrar derleyip toparlamak, bir araya getirmek ve ortak bir kaderin istikametine bölge halklarının tamamını birleştirerek yürümektir. Bunu yapma güç ve kudreti bizim tarihi tecrübemizden dolayı bizde vardır ve Allah'ın izniyle bunu yapmak için kararlıyız."

"İçeriden ya da dışarıdan terörün bitmemesi için çaba sarf edenlerin olduğunun farkındayız"

Sürecin başarısız olması için gayret edenlerin de olduğunu dile getiren Kurtulmuş, "İçeriden ya da dışarıdan terörün bitmemesi için çaba sarf edenlerin, hatta toplumsal irade bu kadar yüksekken bu çabalarını açık açık göstermeyip sinsi sinsi bu sürecin devam etmemesi için çaba sarf edenlerin olduğunun farkındayız. Türkiye'nin, özellikle Türk medyası bu konuda büyük bir sorumluluk taşımak durumundadır. Provokasyonlara karşı dikkatli olmak ve halkımızın uyanık olmasını temin etmek durumundayız. Provokasyon, geçmiş tarihimiz bunu çok açık ortaya koyuyor, çok kolay bu ülkede provokasyonlar yapılır. İnsanlarımızın bu provokasyonlara karşı uyanık olması, onların provokasyonlardan uzak tutulması için azami bir çabanın içerisinde olunması gerektiğini hatırlatmak istiyorum. En önemli meselelerimizden birisi bundan sonraki süreçte budur" dedi.

"Dille gönülü eş anlamlı kullanan millet bizim milletimizdir"

'Dil' kelimesinin aynı zamanda gönül anlamına geldiğini söyleyen Kurtulmuş, "Dille gönülü eş anlamlı kullanan millet bizim milletimizdir. Yani biz sadece dilimizle konuşmayız, gönlümüzle konuşuruz. Gönlümüzde olan eğer insanlığa ait, insafa ait, barışa ait, kardeşliğe ait, ortak gelecekte bir olmaya ait önemli değerlerse tabii ki dilimizden de barış ve kardeşlik sözleri dökülür. İnsanların dilinden başka, gönlünden başka şey tezahür ediyorsa orası başka bir anlam taşır. Dolayısıyla hepimizin gönlümüzden gelen bir şekilde süreçte kardeşliğin, barışın ve birlikte olmanın sözlerini kullanmamız lazım. Bunun için ne ayrılıkçı sözlere yer vardır ne de ayrımcı sözlere yer vardır" diye konuştu.

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Türkiye'nin terörle geçirdiği 50 yıllık dönemin geride bırakılarak terörsüz bir geleceğin inşa edilmesini temenni ettiğini belirtti.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.