Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Sağlıkta özel sektörün payını yüzde 18’den yüzde 30’a çıkarmayı planlayan Sağlık Bakanlığı’nın sisteme getirdi...
- • ALO 182 ve MHRS’den istedikleri hastaneye randevu bulamayan hastaların randevu almaları için aile hekimine yön...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Sağlıkta özel sektörün payını yüzde 18’den yüzde 30’a çıkarmayı planlayan Sağlık Bakanlığı’nın sisteme getirdiği bazı yenilikler, aile hekimlerini tıbbi sekreter yaptı.
ALO 182 ve MHRS’den istedikleri hastaneye randevu bulamayan hastaların randevu almaları için aile hekimine yönlendirilmeleri sosyal medyada tartışma yarattı. Pek çok aile hekimi ve randevu bulamayan kişi, Sağlık Bakanlığı’na tepki gösterdi.
Türk Tabipleri Birliği Aile Hekimliği Kolu yayınladıkları açıklamada konuyla ilgili şu ifadeleri kullandı: “Aile hekimi, Sağlık Bakanlığı’nın sekreteri değildir. Hekimlerin, bakanlığın içinden çıkamadığı, hastaların mağdur olduğu hastane randevularını almak gibi bir görev tanımları yoktur.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Hekim sevkini yapar, hasta istediği hastaneye, sevkinin yapıldığı branşa, istediği saatte randevu alabilmelidir.”
9 Nisan 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan yönetmelik değişiklikleri ile aile hekimliği sisteminde önemli düzenlemeler hayata geçirilmişti.
Bu uygulamalardan bazıları yurt dışındakine benzer şekilde kademeli sağlık hizmetiyle, sistemdeki yükü azaltmayı amaçlasa da tam aksine aile hekimlerinin yükünü daha da artırdı. 2026 yılı uzman hekim atamalarında açılan kadronun sadece 4’te 1’inin dolması da sistemdeki krizi gözler önüne serdi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
‘Hastaya verecek bir cevabım yok’
Aile hekimi olduğunu belirten T.C. isimli bir vatandaş konu ile ilgili yaşadığı süreci şöyle anlattı: “4 hastam hastaneden randevu alamadıkları için 182 bana randevu vermiş, ‘Aile hekiminiz randevu alabilir’ demiş. Maalesef bu 4 hastama da sonra başvuran 8-10 kişiye de randevu alamadım. Çünkü bize ayrılan randevu kontenjanı yok. Hastalar ‘Biz şimdi ne yapacağız’ diye soruyor ama benim de onlara verecek bir cevabım yok.”