Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • Akbelen’de kamulaştırma kararına karşı direnen ve 27 Nisan’da duruşmaya çıkan İkizköylü Esra Işık’ın mahkemede...
  • • Ben; evi, ağaçları, toprağı, köyü, çocukluğu, geçmişi elinden alınmak üzere olan köylü kızıyım. Bu ilk yerinde...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

Akbelen’de kamulaştırma kararına karşı direnen ve 27 Nisan’da duruşmaya çıkan İkizköylü Esra Işık’ın mahkemede yaptığı savunma ortaya çıktı. Esra, duruşmada şunları söyledi:

Ben; evi, ağaçları, toprağı, köyü, çocukluğu, geçmişi elinden alınmak üzere olan köylü kızıyım. Bu ilk yerinden edilme hikayemiz değil. Anneannemin köyü Sekköy, dedemin köyü Karacaağaç, babamın köyü Işıkdere; hepsi maden için yok edildi. Her şeyimizi kaybettik. Çok acı yaşadık.

Işıkdere yok edilirken 17-18 yaşlarındaydım. Evlerimizin, zeytin ağaçlarımızın talan edilişini izledim. Koca ninemizin mezarı vardı, onun mezarını kendi ellerimizle açıp, kemiklerini kendi ellerimizle taşımak zorunda kaldık.

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Ben toprağını, memleketini, vatanını çok seven bir insanım. Bir karış toprağım için canımı bile veririm. 26 yaşındayım, bir mesleğim var ama bir hayatım yok. Çünkü geleceğim elimden alınıyor.

Benim o gün ne bir mahkeme heyetine ne bilirkişilere hakaret kastım ne de mukavemet kastım vardı. Bizim derdimiz her zaman şirketledir. Orada söylediğim her şeyi onların şirket heyeti olduğunu düşündüğüm için söyledim. Suçsuzum. Toprağımdan daha fazla sürgün edilmek istemiyorum. Beni cezalandırmak; annemi, babamı, dedemi, anneannemi, ailemi ve köylülerimi de cezalandırmak demektir.

İstanbul Barosu Başkanı Prof. İbrahim Kaboğlu, Akbelen’de acele kamulaştırma kararlarına karşı verilen yürütmeyi durdurma kararını yerinde bulduğunu belirtti. Kaboğlu, yüksek mahkemenin esasa ilişkin kararında acele kamulaştırmanın anayasaya aykırı olduğunu da açık biçimde ortaya koyması gerektiğini söyledi. Kaboğlu, “Danıştay, ülkemizi acele kamulaştırma adı altında korsan mülkiyetten ve korsan el koymalardan kurtarmalıdır” ifadelerini kullandı.

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Kaboğlu, Türkiye Cumhuriyeti’nin yalnızca hukuk ve sosyal devlet değil, aynı zamanda “çevre devleti” olduğunu ifade etti, Esra Işık’ın tutuklanmasının hukuksuz olduğunu belirtti.

Kaboğlu, Anayasa’nın 19. maddesinin tutuklamayı çok sıkı koşullara bağladığını belirterek Esra Işık’ın tutuklanma koşullarını taşımadığını ifade etti, “Derhal serbest bırakılması gerekir” dedi.

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.