Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:

  • • (ANKARA) - DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara'daki Kurtuluş Parkı'n...
  • • DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara Kurtuluş Parkında iki günlük nöbe...
  • • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.

(ANKARA) - DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara'daki Kurtuluş Parkı'nda iki günlük barış nöbeti tutacak Barış Annelerini ziyaret etti. Hatimoğulları, "Bu ülkeye ve bu topraklara barışı mutlaka getireceğiz" derken, Bakırhan, "Biraz ağır ilerliyor ama söz veriyoruz bunu daha çok hızlandıracağız. Bu ülkede bir daha başka hiçbir annenin evladını yitirmemesi için sizin bugün ortaya koymuş olduğunuz bu onurlu mücadeleye layık barış sürecini hızlandıracak, bir daha bu ülkede savaşın, kanın, çatışmayı gündeme getirmeyecek bir pratik içerisinde olacağız" dedi.

DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan, Ankara Kurtuluş Parkında iki günlük nöbet eylemi yapacak Barış Annelerini ziyaret etti. Barış Annelerini selamlayan Hatimoğulları ile Bakırhan, annelerle beraber basın açıklaması yaptı. Barış Anneleri'nden verilen mesajda, "barış sürecinde karşılıklı adımlar atılması gerektiği" belirtilerek, "silah bırakma ve geri çekilme yönünde adımlar atıldığını ancak devletin buna karşılık vermediği" ifade edildi. Barış Anneleri ayrıca, "çatışmaların sona ermesini ve çocuklarının yaşamını yitirmemesini istediklerini" kaydederek, "daha fazla can kaybı yaşanmaması ve annelerin gözyaşı dökmemesi için barışın sağlanması" çağrısında bulundu.

HATİMOĞULLARI: "'İSTER ASKER ANNESİ İSETR GERİLLA ANNESİ, HİÇBİR ANNE AĞLAMASIN' DEDİNİZ"

Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar

Hatimoğulları, Barış annelerine hitaben "Gerçekten barışı, barışı en çok hak eden, barış için en çok mücadele edenler olarak sizlersiniz. Çektiğiniz bütün acılara, yaşadığınız bütün kayıplara rağmen hiçbir zaman yüreğinizde bir kin, bir öfke biriktirmeden hep barış istediniz" dedi. Hatimoğulları, şunları kaydetti:

"Hep barış köprüsü kurmak istediniz. Hep ölen çocuklarınızla ilgili çektiğiniz acı ve ölen askerlerin anneleriyle büyük bir empati kurdunuz, büyük bir bağ kurdunuz ve acının köprüsü sizin aranızda bir köprü oldu. 'Hiçbir anne ağlamasın. Anaların gözyaşının rengi aynı... İster asker annesi, ister gerilla annesi olsun' dediniz. Bu acılara son vermek için sizler sürekli alanlarda, meydanlarda barışın mücadelesini verdiniz. Bugün de gelinen barış ve demokratik toplum sürecinin geldiği aşamada, sürecin daha fazla hızlanması ve daha çabuk barışa kavuşabilmemiz için sizler bugün Ankara'ya, yollara düştünüz ve buradasınız.

"BU ÜLKEYE VE BU TOPRAKLARA BARIŞI MUTLAKA VE MUTLAKA GETİRECEĞİZ"

Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum

Ben bir kez daha sizlere hoş geldiniz diyorum. Bizlerin bu ziyareti elbette birlikte yol yürüyen barış annelerimizle bir yanda dayanışma, bir yanda ortak mücadelenin mesajını buradan vermek içindir. Bu ülkeye ve bu topraklara barışı mutlaka ve mutlaka getireceğiz. Barış, sizin beyaz tülbentleriniz kadar ak ve beyaz tülbentleriniz kadar tertemiz bir şekilde, onurlu bir şekilde bu topraklarda tesis edilecek. Bu da da bizim sözümüz olsun. Hepinizi saygıyla, sevgiyle selamlıyorum. Barış, mutlaka bu topraklarda kazanacak. Barış, mutlaka kazanacak."

BAKIRHAN: "BU ÜLKEDE 40 YILDIR BÜYÜK ACILAR YAŞANDI, KAN DÖKÜLDÜ"

Bakırhan, "Düşünün, evlatlarını en güzel evlatlarını yakından da kaybeden barış annelerimiz bugün Türkiye'nin dört bir yanından yollara düşmüş, Ankara'ya gelmişler. Niye gelmişler? Bizim evlatlarımız yaşamını yitirdi ama başka bir annenin evladının yaşamını yitirmesin, başka bir anne ağlamasın, iki yıldır devam eden bu çatışmasızlık süreci devam etsin, hızlansın, bu ülkede barış olsun diye" ifadelerini kullandı.

Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri

"Bu ülke 40 yıldır büyük acılar yaşadı, kan döküldü. Her bir annemiz, her bir ailemiz büyük acılar biriktirdi. Artık bu acılar olmasın diye yollara düşmüşler. Ne yapacaklar? Burada barış nöbeti tutacaklar. Yani kutsal bir şey için yola çıktılar, kutsal bir şeyin mücadelesini yürütüyorlar. Kutsal bir davanın, barışın nöbetini tutmaya tutacaklar. Biz de eş başkanımız ve yöneticilerimizle birlikte annelerimizin bu onurlu, bu kutsal mesele için Türkiye'nin dört bir yanından yola çıkarak, Ankara'da bir araya gelişleri için onları ziyaret ettik.

"BU BARIŞ, SADECE KÜRTLER İÇİN DEĞİL 86 MİLYON İÇİN GEREKLİDİR"

Biz, bir kez daha onlara söz veriyoruz. Bu kutsal mücadeleniz çok kıymetlidir. Gençlerimizin yaşamını yitirmemesi için yollara düşüp Ankara'ya gelmeniz çok kıymetlidir. Evet, sizlere katılıyorum, biraz ağır ilerliyor ama söz veriyoruz bunu hızlandıracağız. Ama söz veriyoruz, bu ülkede bir daha başka hiçbir annenin evladını yitirmemesi için. Sizin bugün koymuş olduğunuz bu onurlu mücadeleye layık barış sürecini hızlandıracak, bir daha bu ülkede savaşın, kanın, çatışmayı gündeme getirmeyecek bir pratik içerisinde olacağız. Buradan hükümet yetkililerine, siyasi partilere çağrı yapmak istiyorum: 'Bakın, bu kadar onurlu bir iş için yollara düşmüş, buraya gelmiş annelerimizin taleplerine kulaklarınızı kabartın' diyoruz.

Süreç Nasıl İlerleyecek?

Anneler, bu ülkenin insanlar yaşamını yitirmesin diye nöbet tutuyorlar. İşte hepimizin özlediği dile getirdiği. Ama uğruna annelerimizin büyük fedakarlıklar yaparak, çadırda nöbet tuttukları bu barış taleplerine kulaklarımızı kabartalım. Barış, bu ülkenin yararınadır, 86 milyonun yararınadır. Bu barış, sadece Kürtler için değil; Türkiye'de yaşayan 86 milyon için gereklidir. Bu barış, sadece Kürtler için değil; geçinemeyen emekliler, asgari ücretliler, her gün kepengini kapatan esnaflar içinde gereklidir.

"ARTIK 3 TRİLYON DOLARINI EMEKLİLERE, EMEKÇİLERE, KADINLARA, GENÇLERE HARCASIN"

Niye mi? Bu anneler diyorlar ki, '3 trilyon dolarını bu çatışmaya, silaha harcayan bu iktidar, artık 3 trilyon dolarını emeklilere, emekçilere, kadınlara, gençlere harcasın.' Bundan daha kutsal bir talep olabilir mi? Bundan daha değerli bir talep olabilir mi? Onun için annelerimizin bu mücadelesini saygıyla karşılıyor, önlerinde saygıyla eğiliyoruz. Onların bize her zaman yol gösteren, bize öncülük yapan, bu onurlu mücadelesinin bir yoldaşı, yanlarında duran insanlar olarak, bu taleplerin gerçeğe, başarıya ulaşması için de biz de annelere söz veriyoruz.

Meclis'te, sokakta, her yerde bu taleplerin gerçekleştirilmesi için mücadele edeceğiz. '86 milyonun yaşadığı bu renkli coğrafyada, bu mozaik coğrafyada bir daha kavganın ve çatışmanın olmadığı, bir süreçte ve zeminde yaşamak için mücadelemizi büyüterek, annelerimizin taleplerini gerçekleştireceğiz' diyoruz. Bütün yetkilileri de bu onurlu ses karşısında duyarlı olmaya çağırıyoruz."

Bilgi Notu: The Haberler editör masası tarafından hazırlanan bu içerik, resmi kaynaklar ve doğrulanmış bilgiler ışığında güncellenmektedir. En sıcak gelişmeleri anlık olarak takip etmek için bildirimleri açabilirsiniz.