Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Zonguldak’ta devlete ait 4 madende ‘hayati tehlike’ nedeniyle üretimin durdurulmasının ardından Ankara’dan gid...
- • Bilirkişi mahkemeye sunduğu raporunda, can güvenliği ve insan hayatının üretimden önce geldiğini, müfettişleri...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Zonguldak’ta devlete ait 4 madende ‘hayati tehlike’ nedeniyle üretimin durdurulmasının ardından Ankara’dan giden yeni bilirkişi, kapatma kararının doğru ve yerinde olduğunu tespit etti.
Bilirkişi mahkemeye sunduğu raporunda, can güvenliği ve insan hayatının üretimden önce geldiğini, müfettişlerin tespit ettiği havalandırma eksiklikleri nedeniyle geçmişte çok sayıda insanın öldüğünü resmi olarak kaydedildi. Bilirkişi ‘ders’ niteliğindeki raporunda, ölümlere yol açan grizu patlamaları beklenmeden gerekli önlemlerin alınması, eksiklikler giderilmeden de madenlerin açılmaması gerektiğini belirtti.
Bilirkişi, raporda havalandırma eksikliklerine dikkat çekti. TTK’ya bağlı ocaklarda geçmişte yaşanan ve can kayıplarıyla sonuçlanan faciaların büyük bölümünün havalandırmaya bağlı grizu patlamalarından kaynaklandığı vurgulandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Raporda, “Yeraltı kömür madenciliğinde yaşanabilecek can kayıplarının telafisi mümkün değildir. Geçici ekonomik kayıplar ikinci plandadır. Tehlikenin gerçekleşmesi beklenmeden önlem alınmalıdır. Mühendislik disiplini, risk içeren durumlarda güvenli tarafta kalmayı esas alır. Olası patlamaların gerçekleşmesini beklemek kabul edilemez” denildi.
Heyet, havalandırmanın pasif bir önlem değil, doğrudan hayat kurtaran aktif bir güvenlik sistemi olduğunu, yeraltında güvensiz hava koşullarının gaz birikimine, patlama ve yangın riskine yol açtığını bildirdi. Heyet, “Havalandırması yetersiz bir maden hukuken işletilemez” diyerek hayati önlemler alınmadan ocakların açılamayacağını mahkemeye bildirdi.
Bilirkişi heyeti, Çalışma Bakanlığı müfettişlerinin iş durdurma kararını 3 başlıkta hukuka uygun buldu. Bu eksiklikler, ‘Tali havalandırma sisteminde bağımsız yedek enerji kaynağı bulunmaması’, ‘Su tahliye sistemlerinin ikincil ve bağımsız güç kaynağına bağlı olmaması’ ve ‘Elektrik kesintisinde kesintisiz çalışmayı sağlayacak altyapı eksiklikleri’ şeklinde sıralandı. Heyet, insan nakil sistemlerindeki yedek enerji eksikliğinin tek başına kapatma gerekçesi oluşturmayacağını, ATEX uyumsuz motorların ise müfettişlerin uyarısı üzerine değiştirilmesi nedeniyle bu riskin giderildiğini belirtti.