Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • (ANKARA) - Akademisyen İktisatçı Prof. Dr. Serap Durusoy, finansal piyasalardaki gelişmelere müdahalede geciki...
- • Sermaye piyasalarında geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hazine ve...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
(ANKARA) - Akademisyen İktisatçı Prof. Dr. Serap Durusoy, finansal piyasalardaki gelişmelere müdahalede gecikildiğini ve krizin derin güven sorunları barındırdığını söyledi. Durusoy, "Her ne kadar siyasi refleks ile ortam sakinleştirilmeye ve devlet gücü ile sorunun büyümesi önlenmeye çalışılsa da borsa ve sermaye piyasasındaki yaranın hem büyük hem de derin ve kabuk bağladığı görülüyor. Bu durumun ülke ekonomisine yönelik iç ve dış aktörlerin güven kaybına yol açacağı ve yatırımcı tavrını değiştireceği herkesçe bilinen bir gerçeklik" dedi. Durusoy, asıl önemli olanın paradan para kazanmanın cazip hale getiren ekonomik koşulların ortadan kaldırılması olduğunu vurguladı.
Sermaye piyasalarında geçtiğimiz hafta yaşanan gelişmelerin ardından Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), Hazine ve Maliye Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası bir dizi tedbir kararı aldığını açıklamıştı.
Borsa İstanbul'da bazı fonlarda yaşanan satış dalgasını ve ardından alınan kararları ANKA Haber Ajansı'na değerlendiren Ekonomist Prof. Dr. Serap Durusoy, Türkiye gündemini bir haftadır fon krizinin meşgul ettiğini kaydederek, krizin ayak sesleri duyulmasına rağmen müdahalede gecikildiğini vurguladı. Durusoy, "Bu bağlamda her ne kadar süreç kamuoyunda fon krizi olarak tanımlansa da aslında etki alanının geniş olduğu, ekonomik olmanın dışında hukuki, politik, ahlaki ve güven sorununu barındırdığı söylenebilir. Finansal piyasaların anlık müdahale gerektiren alanlar olması nedeniyle piyasada ortaya çıkan sorun hızla büyüyebiliyor" ifadelerini kullandı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
"SİSTEMİK BİR SORUNUN VARLIĞI ORTADAN KALKMIYOR"
Durusoy, ekonomi yönetiminin "Genele yayılmış bir durum yok piyasalarda sınırlı sayıda fonda gerçekleşti" şeklindeki değerlendirmesinin sistemik bir sorunun varlığını ortadan kaldırmadığını vurguladı. Fon krizinin etkileri ile mağduriyetlerin nasıl giderileceğine ilişkin tartışmaların devam ettiğine dikkati çeken Durusoy, yaşanan durumun sadece finans sektörü ve piyasa aktörleri ile sınırlı olmadığını, pek çok kesimi kapsadığını ve bu nedenle ekonomik ile sosyal maliyetinin yüksek olduğunu belirtti.
Gelişmelerin yatırımcı eğilimleri üzerindeki etkilerini de değerlendiren Durusoy, yurt içi ve yurt dışı yatırımcı tavrının değişeceğinin açık olduğunu ifade etti. Durusoy, "Her ne kadar siyasi refleks ile ortam sakinleştirilmeye ve devlet gücü ile sorunun büyümesi önlenmeye çalışılsa da borsa ve sermaye piyasasındaki yaranın hem büyük hem de derin ve kabuk bağladığı görülüyor. Bu durumun ülke ekonomisine yönelik iç ve dış aktörlerin güven kaybına yol açacağı ve yatırımcı tavrını değiştireceği herkesçe bilinen bir gerçeklik" dedi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
"PARADAN PARA KAZANMAYI CAZİP HALE GETİREN EKONOMİK KOŞULLAR ORTADAN KALDIRILMALI"
Yaşanan "büyük fon travmasının" ardından finans piyasasına güven sağlamanın kolay olmadığını vurgulayan Durusoy, bu süreçte borsadan çıkışların çoğalacağını, girişlerin ise daha temkinli olacağını söyledi.
Hem dövize hem de yastık altı altına yönelimdeki artış sebebiyle tasarrufların sisteme girmesinin zorlaşacağını belirten Durusoy, bu durumun özellikle yabancı yatırımcı çekme konusunda verilen mücadeleye zarar vereceğini kaydetti.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Rezerv biriktirme çabaları sürerken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) geçen hafta itibarıyla rezerv satışlarında görülen artışın dikkat çekici olduğuna işaret eden Prof. Dr. Serap Durusoy, "Tüm bunlar yaşanırken sisteme dahil olanların mağduriyetini çözmeye ilişkin adımlar atılmakla birlikte asıl önemli olan paradan para kazanmayı cazip hale getiren ekonomik koşulların ortadan kaldırılması" diye konuştu.