Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Orta Doğu'da Yemen- Suudi Arabistan hattında artan gerilim, Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiren yeni bir aşa...
- • Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın genelkurmay başkanlarının anlaşma kapsamında acil toplantı gerçekleşti...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Orta Doğu'da Yemen- Suudi Arabistan hattında artan gerilim, Türkiye'yi de doğrudan ilgilendiren yeni bir aşamaya taşındı. Yemen'deki Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırılarının ardından Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında Ağustos ayında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması için kritik bir süreç başladı.
Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın genelkurmay başkanlarının anlaşma kapsamında acil toplantı gerçekleştireceğini açıkladı. Toplantının tarihi henüz duyurulmazken görüşmenin ana gündemini, Husilerin saldırıları karşısında Riyad'a sağlanabilecek desteğin oluşturacağı resmi olarak kaydedildi.
Acil toplantı kararı, üç ülkenin dışişleri bakanlarının New York'ta gerçekleştirdiği görüşmenin ardından geldi. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı İshak Dar'ın perşembe günü yaptığı görüşmenin ardından üç ülkenin askeri komuta kademesinin bir araya gelmesi kararlaştırıldı.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Suudi Arabistan'ın resmi haber ajansına dayandırılan açıklamada, genelkurmay başkanlarının Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında Riyad'a verilebilecek desteği görüşeceği özellikle kayıtlara geçti. Ancak desteğin askeri birlik, hava savunma unsuru, istihbarat, lojistik veya başka bir kapasite şeklinde olup olmayacağına ilişkin henüz açıklama yapılmadı.
Acil toplantı kararının hemen öncesinde saldırıların boyutu da büyüdü. Suudi Arabistan, perşembe günü Yemen'den Taif ve Yanbu yönüne fırlatılan 6 balistik füzenin hava savunma sistemleri tarafından etkisiz hale getirildiğini açıkladı.
Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun sözcüsü Tümgeneral Turki el-Maliki, Husilerin saldırılarının devam etmesi halinde yeni adımlar atılacağını belirterek tırmanışa sert karşılık verileceği mesajını verdi.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
19 Eylül'de ise Suudi Arabistan, Husilerin başkent Riyad'a balistik füze fırlattığını açıklamış, füzenin hava savunma sistemleri tarafından önlendiğini ve can kaybı yaşanmadığını bildirmişti. Husiler aynı dönemde Suudi petrol altyapısını da hedef aldıklarını öne sürdü; bu iddiaların bir bölümü bağımsız kaynaklarca doğrulanamadı.
Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında 7 Ağustos 2026'da Mekke'de imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, üç ülkenin ortak güvenlik ve savunma mekanizmasının temelini oluşturuyor.
Anlaşmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi ve Başbakanı Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif imza attı.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Anlaşmanın en dikkat çeken hükmü ise ortak savunmaya ilişkin madde oldu. Resmi ortak açıklamada, üç ülkeden herhangi birine yönelik silahlı saldırının üçüne birden yapılmış saldırı kabul edileceği özellikle kayıtlara geçti. Anlaşma aynı zamanda savunma iş birliğinin bütün alanlarda geliştirilmesini öngörüyor.
Bu nedenle Husilerin Suudi Arabistan'a yönelik saldırıları ve ardından gelen acil genelkurmay toplantısı, dış basında anlaşmanın sahadaki ilk ciddi sınavlarından biri olarak değerlendiriliyor. Indian Express'te yayımlanan bir analiz de Husi saldırılarının anlaşmanın uygulanabilirliğini test ettiğini savunuyor. Bu, haber kuruluşunun analizi; üç hükümetin resmi tanımlaması değil.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da 19 Eylül'de verdiği röportajda Suudi Arabistan'a yönelik saldırılar karşısında Türkiye'nin tutumuna ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Süreç Nasıl İlerleyecek?
Fidan, Mekke Anlaşması kapsamında ülkelerin birbirlerine karşı "müttefiklik sorumluluğu" bulunduğunu belirterek Türkiye'nin imzaladığı anlaşmanın arkasında olduğunu vurguladı.
Suudi Arabistan'ın özellikle bazı teknik alanlarda askeri ihtiyaçlarının olabileceğini belirten Fidan, "Bunu da karşılama yönünde bir sıkıntımız olmaz" dedi.
Fidan ayrıca anlaşmanın kurumsallaşma sürecinde önemli mesafe alındığını, sekretarya ve buna bağlı askeri karargâhın oluşturulmasına ilişkin teknik çalışmaların büyük ölçüde tamamlandığını söyledi.
Üç ülkenin savunma mekanizmasının altyapısı, anlaşmadan yalnızca birkaç hafta sonra oluşturulmaya başlanmıştı.
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanları 31 Ağustos'ta İstanbul'da Mekke Ortak Savunma Anlaşması kapsamında kurulan Stratejik Siyasi ve Savunma Komitesi'nin ilk toplantısını gerçekleştirdi.
Toplantıda Suudi Arabistan'da kalıcı bir sekretarya oluşturulması ve ülkeler arasındaki askeri iş birliğinin geliştirilmesi kararlaştırıldı. Türk Milli Savunma Bakanlığı daha önce anlaşma kapsamında komuta yeri ve saha tatbikatlarıyla başlanmasının, ilerleyen aşamalarda kara, deniz, hava, hava savunma ve insansız sistemleri kapsayan ortak tatbikatlara geçilmesinin planlandığını açıklamıştı.
Gerilimin Türkiye açısından dikkat çeken bir başka boyutu ise Husilerden gelen açıklamalar oldu. Husi yönetiminin üst düzey isimlerinden Muhammed el-Buhayti, Türkiye veya Pakistan'ın Suudi Arabistan'a askeri destek vermesi durumunda buna karşılık verileceği yönünde açıklamalarda bulundu ve iki ülkeye müdahil olmama çağrısı yaptı. Bu açıklama Husi tarafının pozisyonunu yansıtıyor.
Böylece Riyad'ın acil toplantı çağrısıyla birlikte gözler yalnızca Suudi Arabistan-Yemen hattına değil, Ankara ve İslamabad'ın atacağı adımlara da çevrildi.
Şu aşamada Türkiye veya Pakistan'ın Suudi Arabistan'a asker göndereceğine ilişkin resmi bir karar açıklanmış değil. Üç ülkenin açıklamasında da verilecek desteğin niteliğine ilişkin ayrıntı bulunmuyor.
Bu nedenle gerçekleştirilmesi planlanıyor acil toplantının en önemli başlıklarından birinin, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın mevcut saldırılar karşısında hangi mekanizmalarının işletileceğinin belirlenmesi olması bekleniyor. Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan'ın bundan sonra atacağı adımlar, Ağustos ayında imzalanan ortak savunma anlaşmasının kriz ortamında nasıl uygulanacağını da gösterecek