Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • En taze sebzeleri seçiyor, mutfakta saatlerce uğraşıyor ve sırf sağlığımıza iyi gelsin diye en kaliteli yemekl...
- • Geleneklerimize o kadar yerleşmiş ki tehlikenin farkında bile değiliz! Kültürümüzün bir parçası olan bu masum...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
En taze sebzeleri seçiyor, mutfakta saatlerce uğraşıyor ve sırf sağlığımıza iyi gelsin diye en kaliteli yemekleri, rengarenk salataları hazırlıyoruz. Ancak yemek tabağımız bittikten hemen sonra, neredeyse hepimizin bir refleks gibi yaptığı öyle bir alışkanlık var ki, vücudumuza aldığımız tüm o faydalı vitamin ve mineralleri kelimenin tam anlamıyla "sıfırlıyor."
Geleneklerimize o kadar yerleşmiş ki tehlikenin farkında bile değiliz! Kültürümüzün bir parçası olan bu masum alışkanlık; cildimize, enerjimize ve bağışıklık sistemimize her gün gizli bir darbe vuruyor.
Evet, yanlış duymadınız. Akşam yemeklerinin hemen ardından demlenen o dumanı üstünde siyah çay ve keyifle yudumlanan Türk kahvesi, tabağınızdaki yemeğin tüm biyoyararlılığını (vücudun besinlerden faydalanma oranını) yok ediyor.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Özellikle et, sebze, bakliyat veya yumurta gibi besinlerden alacağımız en kritik mineraller, çay ve kahvenin içindeki bileşenler yüzünden vücut tarafından emilemeden doğrudan dışarı atılıyor. Yani aslında o sağlıklı besinleri tamamen boşa tüketmiş oluyorsunuz.
Peki, bu süreç nasıl işliyor ve çay/kahve vitaminleri nasıl "öldürüyor"? İşin arkasında tamamen kimyasal bir tuzak var:
Tanen ve Polifenol Bağlanması:Siyah çayda yoğun olarak bulunan tanenler (tanninler) ve kahvedeki polifenoller, yemekle aldığımız bitkisel kaynaklı demiri ve kalsiyumu adeta bir mıknatıs gibi çeker.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Emilim Engeli:Bu maddeler minerallere kimyasal olarak bağlanarak onları kilitler. Vücudumuz bu bağlı molekülleri sindiremez ve bağırsaklardan emilmesini engelleyerek doğrudan vücuttan atar.
Yapılan araştırmalar, yemek esnasında veya hemen sonrasında tüketilen çay ve kahvenin, demir emilimini%50 ila %60 oranında azalttığınıgösteriyor. Bu durum, toplumda çok sık görülen ve bir türlü geçmek bilmeyen halsizlik, sürekli yorgunluk ve kansızlık (demir eksikliği) şikayetlerinin de bir numaralı sebebi!
Üstelik tehlike sadece demirle sınırlı değil. Bu alışkanlık, cildimizin genç kalması ve bağışıklığımızın güçlü olması için şart olanC vitaminininde vücut tarafından efektif bir şekilde kullanılmasının önüne geçiyor.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Yemeklerden aldığınız vitamin ve minerallerin çöpe gitmesini istemiyorsanız, çay ve kahve keyfinizle yemeğinizin arasınaen az 45-60 dakikamesafe koyun. Bırakın vücudunuz önce o değerli besinleri sindirsin.