Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya g...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, DEM Parti Eş Genel Başkanları Tülay Hatimoğulları ve Tuncer Bakırhan ile partisinin genel merkezinde bir araya ulaştığı resmi olarak kaydedildi. Yaklaşık 1 saat 45 dakika süren görüşmenin ardından ortak basın toplantısı düzenlendi. DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, Terörsüz Türkiye sürecine ilişkin, "Barış iklimi muhalefet arasında bir rekabet başlığı olmamalıdır. Özgür Başkan'la da yaptığımız görüşmeler bunu ortaya koydu. Barış 86 milyon için, Türkiye toplumu için, Türkiye'nin hem barışı hak etmesi hem toplumsal barışı yakalaması hem de bununla birlikte demokratik adımları atması gereken bir süreçtir. Dolayısıyla bu siyasi partiler arasında bir rekabet değil, tam tersine ortaklaşılması gereken bir zemin olarak görülmeli ve böyle bakılmalıdır. Burada siyasi partiler ortak sorumluluk almalıdır. Çünkü bu süreç sadece iki parti arasında yürüyen bir süreç değil. Yasanın kendisi sadece örneğin Kürtleri ya da DEM Parti'yi ilgilendiren bir yasa değil; barışımızı ve demokrasimizi ilgilendiren bir süreç olduğu için bu konuda siyasi partilerin de büyük sorumluluk alması gerekiyor" diye konuştu. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya geçildi. Aktarılan detaylara göre; Özgür Özel ise "Bir ülkede demokrasinin var olması, muhalefetin özgür olmasıyla hem toplumsal muhalefetin hem siyasi muhalefetin rahat bir şekilde görevini yapmasıyla ölçülüyor. Bu konuda iki görev var; biri iktidara düşen görev. Türkiye'deki iktidarın bu konuda herhangi bir katkısı ya da bir özeni olmadığı açık. Hem toplumsal muhalefeti susturabilmek için hem de siyasi muhalefeti baskı altına alabilmek için ellerindeki bütün imkanları fazlasıyla kullanıyorlar. Muhalefete düşen ise birbiriyle diyaloğu, bazı konularda farklı da düşünülse, siyasi yelpazelerin başka taraflarında da olsa birbirleri ile olan diyaloğu sağlıklı ve düzenli bir şekilde sürdürmektir. Bu anlamda Türkiye'deki barış süreci, terörün sona ermesi, silahların bırakılması, çatışmaların bir daha geri gelmemek üzere son bulmasında bu topraklar üzerinde yaşayan hiç kimsenin zararı yoktur. Buradan herkes faydalı çıkar, karlı çıkar. Hem ülke yeni acıları yaşamaz hem de bundan sonra silahlanmaya, savunma harcamalarına, terörle mücadeleye değil, kalkınmaya bütçe ayrılır" ifadelerini kullandı. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.
Sıcak gelişmelere dair edinilen son bilgilere göre, kamuoyunun yakından takip ettiği olayda yeni bir aşamaya geçildi. Aktarılan detaylara göre; 'ERKEN SEÇİM İÇİN ÜÇ GRUPTAN BİRİNİN DAHA DESTEK VERMESİ GEREKİYOR' Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; Ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Özel, Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum'un erken seçim açıklamalarının hatırlatılması üzerine şu değerlendirmelerde bulundu: Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Gündemi meşgul eden son dakika gelişmesinin ardından sıcak ayrıntılar gelmeye devam ediyor. Elde edilen son bilgilere göre; "Adalet ve Kalkınma Partisi'nin 280 milletvekili var. MHP'ninkini ilave ettiğinizde erken seçim kararı alınabilmesi için 40'a yakın milletvekilinin bir desteği gerekiyor; Cumhur İttifakı'nın dışında. Ben diyorum ki; bizle böyle bir şey konuşulmadı, konuşulması da mümkün değil. Zaten biz seçimlerin birkaç hafta ya da bir ay öne alınmasını erken seçim değil, anayasanın seçimleri öne alınması maddesinin arkasından dolaşmak, anayasaya karşı muvazaalı bir işlem yapmak olarak görüyoruz. Zaten bizim açımızdan biz bu tartışmaya kapalıyız. Şimdi bunun dışında iki grup kalıyor bu sayıya erişebilecek. Sayın Eş Genel Başkan da diyor ki 'Bizim böyle bir görüşmemiz, bir konuşmamız yok.' Sayın Mehmet Uçum o zaman Meclis’in iradesini ipotek altına alan ve 'Bu tarih kesinleşti' dediği taahhüdü kimden almış onu bir açıklasın. Ben size 'Seçilmemiş bir genel başkana gazeteci olarak gidin, bu soruyu sorun diyemeyeceğim.' Ama orada bir grup daha kalıyor ortada. Mehmet Uçum’un söylediği grup, butlanla müdahale ettikleri bir siyasi partinin kalan grubunu söylüyorsa o zaman o meseleyi ya Mehmet Uçum açıklasın ya da herkes kendi pozisyonunu doğru tarif etsin. Bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne yapılan butlan girişiminin bir ürünü olarak oradan erken seçime bir destek taahhüdü aldıklarını söylüyorsa söylesinler; söylemiyorsa netleşsin. Çünkü bir başka partiye soracak durum yok. 3 ihtimal var burada. Zaten İYİ Parti’nin yaklaşımı ortada ve sayısı yeterli değil bu anlamda. İYİ Parti bir an için 'Olur' bile dese yine de üç gruptan birinin daha destek vermesi gerekiyor. Ne Yeni Yol grubu ne İYİ Parti grubu aranan desteği verebilecek milletvekili sayısına sahip. 91 milletvekili ile biz 'Yokuz' diyoruz. DEM Parti 'Böyle bir konu görüşülmedi, böyle bir şey gündemimizde yok' diyor. O zaman Mehmet Uçum butlanı mı ifade ediyor ya da Meclis üzerindeki bu tahakkümünü savunacak nasıl bir aritmetik kurmuş ona bir bakmak lazım." Gelişmeler doğrultusunda konunun detaylı analizi ve resmi açıklamaları editör ekibimiz tarafından yakından takip edilmektedir.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Özel, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın adaylığı ve erken seçim şartlarına ilişkin soruya da "Erken seçim dediğin vatandaşın talep ettiği, bıçağın kemiğe dayandığı yerde, ülkeyi yönetmediğinin görüldüğü bugünlerde erken seçimdir. Derlerse ki 'Biz bu fon işini elimize yüzümüze bulaştırdık; bu kadar açlık var, yokluk var, sefalet var; gelin 60 gün sonra seçim koyalım'; onu ben alır kendi seçilmiş kurullarıma götürür ve değerlendiririm. Ama kaç kaç kaç, son iki haftaya kadar kaç, ondan sonra erken seçim yap. Bizim bunlara kapalı olacağımızı, biz bundan 2,5 yıl önce ilan etmiştik" diye yanıt verdi. Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.