Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Termometrelerin hızla yükseldiği yaz aylarında, güneş altında park halindeki bir aracın iç sıcaklığı kısa süre...
- • Direksiyon başına geçen sürücülerin ise ilk refleksi hiç şüphesiz klima düğmesine (A/C) yüklenmek oluyor.
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Termometrelerin hızla yükseldiği yaz aylarında, güneş altında park halindeki bir aracın iç sıcaklığı kısa sürede dış ortamın iki katına, yani yaklaşık 60 dereceye kadar ulaşabiliyor.
Direksiyon başına geçen sürücülerin ise ilk refleksi hiç şüphesiz klima düğmesine (A/C) yüklenmek oluyor.
Bu durum üzerine uzmanlar ısrarla uyarıyor: Doğru adımları izlemeden klimayı en soğuk dereceye getirmek, sisteme aşırı yük bindirmekten başka bir işe yaramıyor.
Gelişmenin Perde Arkası ve Detaylar
Yapılan araştırmalar, doğru klima kullanımının yakıt faturasını yüzde 10 ila 20 oranında düşürebileceğini gösteriyor.
Klimayı açmadan önce yapılması gereken ilk şey, içerideki fırın etkisini yok etmektir. Arabaya biner binmez camları sonuna kadar açın ve klimayı çalıştırmadan birkaç dakika bu şekilde hareket edin.
Rüzgarın etkisiyle içerideki aşırı sıcak hava dışarı atıldıktan sonra camları kapatıp klimayı devreye sokun. Bu yöntem, klimanın ortamı soğutmak için harcayacağı eforu yarı yarıya azaltır.
Resmi Açıklamalar ve Süreçteki Son Durum
Klima panelinde yer alan ve araç içinde dönen bir ok işaretiyle simgelenen"iç hava sirkülasyonu" düğmesi,yazın en büyük tasarruf kaynağıdır.
Bu mod açıkken klima, dışarıdaki 40 derecelik sıcak havayı alıp soğutmaya çalışmaz. Bunun yerine, zaten kabin içinde soğumaya başlamış olan havayı döndürerek tekrar soğutur.
Kompresörün yükü hafifler, motor rahatlar ve yakıt tüketimi fark edilir şekilde düşer. Sadece uzun yolculuklarda içerideki oksijenin azalmaması için bu modu saatte bir kez 5 dakikalığına kapatıp taze hava almak yeterlidir.
Kamuoyunun ve Uzmanların Değerlendirmeleri
Sürücüler arasında"Hızlı giderken klimayı kapatıp camı açarsam yakıt tasarrufu yaparım"algısı oldukça yaygındır.
Ancak aerodinamik kuralları bunun tam tersini söylüyor. Saatte 70-80 km hızın üzerine çıkıldığında açılan camlar, araç içinde bir paraşüt etkisi yaratarak rüzgar direnci oluşturur.
Motor, bu direnci aşmak için klimanın harcayacağından çok daha fazla yakıt tüketir. Bu nedenle otoyol sürüşlerinde camları kapatıp klimayı 22-24°C gibi ideal bir seviyede çalıştırmak çok daha ekonomiktir.