Öne Çıkan Gelişmeler & Özet:
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan aç...
- • Yetkili kurumlar ve uzmanlar gelişmeleri anlık olarak analiz etmeye devam ediyor.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; Konya'da yaşayan 26 yaşındaki Seyit Öztürk, 6 Şubat'taki asrın felaketi depremlerin ardından çocuklara ve gençlere yönelik çalışmalara daha da ağırlık verebilmek için 3 yıl önce Kırmızı Yelekliler Derneği'ni kurdu. Çoğunluğu üniversite öğrencilerinden oluşan 300'e yakın gönüllü de Öztürk'e destek oluyor. Genellikle resmi kurumlarla işbirliği içerisinde hareket eden gönüllüler, köy okulu ziyaretleri, çocuk evleri ziyaretleri, özel çocuklar ziyaretleri yapıyor ve çocuklarla kitap ve resim çalışmaları, drama ve el sanatları atölyeleri, geleneksel çocuk ve sokak oyunları oynuyor, milli gün programları, kültür ve değerler eğitimi, kişisel gelişim buluşmaları, afet farkındalığı, ailelerle çalışmalar, şehit aileleri ve emanetlerine yönelik vefa ziyaretleri gibi etkinlikler düzenliyor. Gönüllüler 3 yıldır adeta dur durak bilmiyor. Kırmızı Yelekliler kuruldukları günden buyana 100 bini aşkın çocuk ve gence doğrudan veya dolaylı olarak ulaşmayı başardı. Gönüllüler çalışmalarını sadece Konya ve ilçelerinde değil, Trabzon, Rize, Hatay, Kahramanmaraş ve Mardin gibi farklı şehirlere de hayata geçirdi. Konuyla ilgili yetkili mercilerin yasal incelemeleri ve araştırmaları derinleşerek sürüyor. Yeni gelişmeler yaşandıkça aktarmaya devam edeceğiz.
Türkiye gündeminde geniş yankı uyandıran konuya ilişkin resmi kaynaklardan gelen bilgiler netleşti. Yapılan açıklamalara göre; 'UMUT OLMAK İSTİYORUZ'
Seyit Öztürk duygularını şu sözlerle anlattı: "Biz bir çocuğun yalnızca bugünkü tebessümüne değil, yarın kuracağı hayale de eşlik etmek istiyoruz. Biz aslında aileden birileriyiz. Evlerinizin çocuğuyuz, abisiyiz, ablasıyız, annesiyiz, babasıyız. Kırmızı yeleği giydiğimizde bizi bir araya getiren şey makamlarımız ya da mesleklerimiz değil; bir başkasının hayatına iyilikle dokunabilme isteğimiz" dedi. Bir çocuğun yüzünün güldüğünü görmek, birinin hayatına küçücük de olsa dokunabildiğinizi hissetmek insana çok farklı bir huzur veriyor. Günün sonunda "Bugün bir işe yaradım, birinin hayatında güzel bir iz bıraktım" veya 'Bugün onun hayatında güzel bir iz bıraktık. Belki bu gece mutlu uyuyacak' diyorum. Benim motivasyonum tam olarak bu." Olayla ilgili resmi makamlarca yürütülen soruşturma süreci devam ederken, en güncel bilgileri sitemiz üzerinden anlık olarak takip edebilirsiniz.