World
•
Thursday, July 2, 2026 11:05 AM
•
~4 min read
•
12 views
Maps will be redrawn: A country full of people is missing - News
Scientists have revealed that the growth rate of global metropolises has reached saturation and urban systems follow a life cycle. According to the new model, 450 million fewer people will live in these cities than the population expected to live in megacities in 2100.
Listen to Article
AI Reader is ready.
Bilim insanları tarafından gerçekleştirilen yeni bir küresel araştırma, dünyanın en büyük metropollerinin büyüme hızına ilişkin ezberleri bozdu. Bugüne kadar dev şehirlerin sürekli hızlanarak büyüyeceği yönündeki yaygın beklentilerin aksine, megakentlerin büyüme hızının tahmin edilenden çok daha yavaş olacağı ve kentsel sistemlerin belirli bir "yaşam döngüsü" izlediği ortaya kondu.
Complexity Science Hub (CSH), ETH Zürih ve Avusturya IT Disiplinlerarası Dönüşüm Üniversitesi’nden araştırmacıların yürüttüğü ve Proceedings of the National Academy of Sciences (PNAS) dergisinde yayımlanan çalışma, şehirleşme süreçlerinin dünya genelinde benzer ve tahmin edilebilir aşamalardan geçtiğini gösteriyor.
Araştırma verilerine göre, 1975 yılında dünya nüfusunun yalnızca %11'i nüfusu bir milyonu aşan şehirlerde yaşarken, bugün bu oran %24'e yükselmiş durumda. Önümüzdeki 25 yıl içinde ise yaklaşık 1 milyar insanın daha şehirlere taşınacağı öngörülüyor. Ancak yeni geliştirilen modelleme, uzun vadeli projeksiyonlarda büyük bir sapma olduğunu ortaya koyuyor.
Mevcut doğrusal trendlerin devam edeceği varsayımıyla yapılan eski tahminlerin aksine, yeni model 2100 yılına gelindiğinde, nüfusu bir milyonun üzerindeki şehirlerde yaşayan insan sayısının 450 milyon daha az olacağını öngörüyor. Bu rakam, Amerika Birleşik Devletleri'nin mevcut toplam nüfusundan daha büyük bir nüfus farkına tekabül ediyor.
Çalışma, büyük şehirlerin insanları sonsuza kadar aynı hızla çekmediğini, ülkelerin kalkınma düzeyine göre kentsel büyümenin yapı değiştirdiğini kanıtlıyor:
Henüz tam şehirleşmemiş ülkelerde büyük şehirler çok daha hızlı büyüyor. 1975-2025 yılları arasında Asya ve Afrika'daki milyonu aşan şehirler, kendi ülkelerindeki ortalama şehirlerden %7,3 daha hızlı büyüme kaydetti. Bunun temel nedeni; iş, eğitim ve sağlık gibi hizmetlerin bu merkezlerde yoğunlaşması olarak gösteriliyor.
Halihazırda yüksek şehirleşme oranına sahip bölgelerde ise büyük şehirlerin avantajı azalıyor. Son 50 yılda bu bölgelerdeki megakentler, ulusal ortalamayla aynı hızda büyüdü; bu durum küçük ve orta ölçekli şehirlerin de benzer hızlarda genişlemesine olanak tanıdı.
Ekonomistlerin uzun süredir gözlemlediği, büyük şehirlerin getirdiği maliyet ve fayda dengesi de araştırmada somut verilerle desteklendi. ABD şehirleri üzerinden yapılan analizlere göre, 1 milyon nüfuslu bir şehirde yaşayanlar, 10 bin nüfuslu bir kasabadakilere kıyasla trafikte iki katından fazla zaman geçiriyor. Belirli hastalıklara yakalanma riski yaklaşık üç kat daha yüksek oluyor. Buna karşılık, küçük yerleşim yerlerine göre üç kattan fazla inovatif ve yaklaşık iki kat daha üretken bir ekonomik faaliyet sergiliyor.
Uzmanlar, ülkeler şehirleştikçe büyük şehirlerin ekonomiyi yukarı taşıyan bu motor gücünün kademeli olarak ivme kaybettiğini belirtti.
Araştırmada, resmi idari sınırların (örneğin New York'un sadece Manhattan veya 5 bölgeden ibaret sayılması gibi) yanıltıcı sonuçlar vermesini engellemek adına yenilikçi bir yöntem izlendi. Bilim insanları, küresel nüfusun %94'ünü temsil eden 99 ülkenin 1975-2025 yılları arasındaki uydu görüntülerini ve ABD'nin 1850-2020 yılları arasındaki 500 milyondan fazla nüfus sayımı kaydını inceledi.
Dünya yüzeyi birer kilometrekarelik hücrelere bölünerek kentsel ve kırsal alanlar net olarak ayrıştırıldı ve şehirlerin fiziksel olarak genişleme süreçleri zaman içinde canlı olarak takip edildi.
Last Updated: Wednesday, August 19, 2026 10:09 AM