World
•
Saturday, July 11, 2026 3:55 PM
•
~3 min read
•
12 views
A 42 thousand year old foal whose blood had not even dried in its veins was found - Last Minute
Due to global warming, the 650 thousand-year-old frozen soil in Siberia split, and the giant Batagaika crater began to grow like a monster. The Ice Age ruins that came out from under the ground as the ground collapsed shocked the scientific world. A 50 thousand year old mammoth cub with its feathers inside and its veins
Listen to Article
AI Reader is ready.
Sibirya'nın donmuş topraklarında (permafrost) meydana gelen ve bilim dünyasında "Batagaika Krateri" olarak bilinen devasa çöküntü, her geçen gün daha da genişleyerek dehşet verici boyutlara ulaşıyor. Bölge halkı tarafından "Yeraltı Dünyasına Açılan Kapı" olarak adlandırılan bu mega yarık, 1991 ile 2018 yılları arasında neredeyse üç kat büyüyerek yaklaşık 1,6 kilometre (1 mil) uzunluğunda devasa bir yara izine dönüştü.
Bu çöküntü meteor çarpmasıyla oluşan sıradan bir krater değil; insan eliyle yapılan doğa tahribatının ve küresel ısınmanın yeryüzündeki en somut, en ürkütücü kanıtı.
Bilim insanlarının yaptığı incelemelere göre, Batagaika’nın büyüme hikayesi onlarca yıl önce bölgedeki ormanlık alanların temizlenmesiyle başladı. Koruyucu ağaç örtüsü yok olunca, antik donmuş toprak katmanları doğrudan güneş ışığına ve hızla artan Arktik sıcaklıklarına maruz kaldı. Zemin altındaki binlerce yıllık buzların erimesiyle birlikte toprak büyük bir hızla çökmeye başladı.
Bu devasa erime çöküşü sırasında, atmosfer için ölümcül olan yaklaşık 169.000 ton organik karbon gazı havaya salındı. Toprağın sinsi sinsi yarılması, jeologlara beklenmedik bir pencere de açtı: Yarık sayesinde, en az 650.000 yıl öncesine tarihlenen ve insanlık tarihinden çok daha eski olan antik permafrost katmanları gün yüzüne çıktı.
Yarık büyüdükçe Sibirya toprakları adeta bir zaman kapsülü gibi davranarak Buzul Çağı'na ait inanılmaz sırları ve kayıp dünyayı bilim insanlarının önüne serdi. Arkeologlar ve paleontologlar, kraterin derinliklerinde neredeyse hiç bozulmadan günümüze kadar korunmuş olağanüstü canlı kalıntıları keşfetti.
Antik yarığın içindeki donmuş çamur tabakasının altından, yaklaşık 50.000 yıl önce yaşadığı belirlenen tüylü bir yünlü mamut yavrusu (bebek mamut) çıkarıldı. Dokuları soğuk sayesinde tamamen korunmuş durumdaydı.
Araştırmacıları en çok hayrete düşüren keşif ise 42.000 yaşındaki bir yaban atı tayı oldu. Öyle ki, buzların arasında kusursuz şekilde korunan bu antik tayın bütün iç organları, tüyleri ve hatta damarlarındaki sıvı kanı bile hiç bozulmadan günümüze kadar ulaştı. Bilim insanları bu kandan yola çıkarak klonlama çalışmalarını ve antik DNA haritalarını incelemeye başladı.
Batagaika Krateri bir yandan insanlığa geçmişin büyüleyici kapılarını aralarken, diğer yandan küresel iklim krizinin dünyayı nasıl adım adım yuttuğunu gösteren canlı bir uyarı mekanizması olarak büyümeye devam ediyor.
Last Updated: Wednesday, August 19, 2026 10:08 AM